Kişilik haklarının, «kişinin doğumla kazandığı bağımsız varlığını ve bütünlüğünü oluşturan; hayat, beden ve ruh tamlığı, vicdan, din, düşünce ve özgürlüğü, onuru, ismi, resmi, sırları ile aile bütünlüğü, sosyal ve duygusal değerlerinin tümü»nü ifade ettiği-
Basının yansız ve özgür haber alma fonksiyonunu yerine getirirken kullandığı hakkın özel hukuk alanındaki sınırını, «gerçeklik», «güncellik», «kamu yararı», «toplumsal ilgi», «konu ile ifade arasındaki bulunması gereken düşünsel bağlılık» kurallarının çizdiği, haber verme hakkının bu sınırlar içinde kullanıldığı sürece, hukuka uygun olacağı, ayrıca haber verirken, haber gerçeği yansıtsa bile kullanılan dil ve ifadenin inciltici, küçük düşürücü, yanıltıcı nitelik taşımaması gerekeceği–
Uyuşmazlıkların çözümünde yasanın takdir hakkı tanıdığı durumlarda, hakimin yaptırım türünü hak ve adalete uygun olarak serbestçe seçebileceği, ancak bu seçimini taraflar açısından doyurucu ve hukuka uygun olarak gerekçelendirmesi gerekeceği–
Kamu davasının açılmasından sonra ve hakim önünde gerçekleşmeyen vazgeçmenin ( polis karakolundaki şikayetten vazgeçmenin) daha sonra «kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat davası» açma hakkını ortadan kaldırılmayacağı–
Keşide ettiği çekin karşılığı olmasına rağmen, banka görevlisinin hatası sonucu Merkez Bankasına«karşılıksız çek düzenlediği»bildiriminde bulunulan ve bunun sonucunda kara listeye alınan, kredi kartı başvurusu reddedilen kişinin kişilik haklarının zedelenmiş olacağı ve bu nedenle lehine manevi tazminata hükmedilmesi gerekeceği
Haber/yazının, «gerçeklik», «güncellik», «kamu yararı», «toplumsal ilgi» öğelerini taşıması ve anlatımda, özle biçim arasındaki dengenin kurulmuş olması konu ile ifade arasındaki düşünsel bağlılığın korunmuş olması halinde, kişilik haklarına saldırı niteliği taşısa bile, hukuka uygun sayılacağı ve tazminatı gerektirmeyeceği–
Kişilik haklarına saldırının birden fazla yayında oluşması ve davacının bu yayınlara dayanarak tazminat isteminde bulunması ve hangi yayından dolayı ne miktar tazminat istendiğinin açıklanmamış olması halinde, her yayın nedeniyle eşit miktarda tazminat istendiğinin kabulü gerekeceği–