Taraf vekillerinin hazır bulunduğu celsede HMK mad. 184 gereğince taraflara tahkikatın tümü hakkında açıklama yapmak için söz hakkı tanınmaksızın tahkikat aşamasının bitirildiği, sözlü yargılama aşamasına geçildiği, sözlü yargılama oturumunun gelecek celse yapılması ve duruşmanın ileri bir tarihe bırakılması şeklinde karar verildiği, anılan celsede davacı tarafça sunulan ıslah dilekçesi tahkikat aşamasının bitirildiği gerekçesi ile dikkate alınmayarak davanın kısmen kabulüne karar verildiğinden, HMK mad. 184 ve devamı maddelerinde belirtilen usullere uyulmadan, tarafların iddia ve savunma hakkını kısıtlar şekilde hüküm kurulmayacağı- Dava HMK mad. 107 'ye göre açıldığından mahkemenin ıslah dilekçesini dikkate almadan kara vermesinin yerinde olduğu yönünde ki kararının doğru olduğu(Karşı Oy)-
Celsede tahkikatın bittiği belirtilerek sözlü yargılama aşamasına geçilip taraf vekillerinden son beyanları sorulması üzerine davacı vekili söz alarak “Sözlü yargılamada bulunmak için HMK'nın ilgili maddesi uyarınca süre istiyoruz” demiş olmasına rağmen HMK'nın 186. maddesi uyarınca sözlü yargılama için gün tayin edilmeden ve taraflara süre verilmeden tarafların iddia, savunma ve hukuki dinlenilme hakkını kısıtlar şekilde hüküm verilemeyeceği-
Tahkikatın bittiğinin tefhim edildiği duruşmada, taraflardan bir kısmının hazır olmaması veya hazır olan taraflardan biri ya da tamamının, mahkemeden sözlü yargılama için duruşma günü tayin edilmesini istemeleri halinde, sözlü yargılama için HMK. mad. 186 uyarınca duruşma günü belirlenmesi ve bu durumun duruşmada olmayan taraflara meşruhatlı davetiye tebliğ edilmesi gerektiği- Tahkikatın bittiğinin tefhim edildiği duruşmada, tarafların tamamının hazır ve sözlü yargılama için yeni duruşma günü verilmesini istemediklerini beyan etmeleri halinde, bu husus duruşma tutanağına yazıldıktan sonra, sözlü yargılamaya geçileceği ve taraflara HMK. mad. 186/2 uyarınca son sözlerinin sorulacağı, son sözleri dinlendikten sonra, mahkemenin hükmünü vereceği-
Davanın, BK’nun 19.maddesine dayalı olarak açılan muvazaalı işlemin iptali istemine ilişkin olup yazılı yargılama usulüne tabi olduğu, davacıya borcun doğumunun işlem tarihinden önce doğduğunu ispat imkanı verilmeden yazılı şekilde karar verilmiş olmasının doğru olmadığı-
Tahkikat hakimi tahkikatın bittiğini taraflara bildirdikten sonra sözlü yargılama ve hüküm için gün tayin edilmesinin zorunlu olduğu- Tayin edilen bu günde HMK. mad. 186/2 uyarınca taraflara son sözleri sorulacağı- Son celsede keşif ara kararından vazgeçilerek tarafların son diyecekleri dinlenmeden ve bu konuda süre verilmeden hüküm kurulmasının isabetsiz olduğu-
Tahkikatın bittiğinin tefhim edildiği duruşmada, tarafların tamamının hazır ve sözlü yargılama için yeni duruşma günü verilmesini istemediklerini beyan etmeleri halinde, bu husus duruşma tutanağına yazıldıktan sonra, sözlü yargılamaya geçilir, taraflara HMK. 186/2 uyarınca son sözlerinin sorulacağı, son sözleri dinlendikten sonra, mahkemenin hükmünü vereceği-
Davalı vekilinin mazereti reddedildikten sonra tahkikat aşamasının bittiği tefhim edilmeden hüküm kurulmasının, iddia ve savunma hakkının kısıtlanması niteliğinde olduğu-