Vekile tebliğ zorunluluğunun bulunmasının, asile tebligat yapılması lüzumunu ortadan kaldırmayacağı, çünkü 2004 sayılı İcra-İflas Kanunu'nun 331. maddesinde düzenlenen alacaklıyı zarara uğratmak için mevcudu eksiltmek suçu gibi icra-iflas suçlarında borçlunun cezalandırılabilmesi için icra emrinin borçlunun vekiline değil, kendisine tebliğ edilmiş olması gerekeceği- Cezaların şahsiliği kuralı gereğince, borçlu asilin cezai yönden sorumlu tutulabilmesi için icra emrinin borçlu asile tebliğinin zorunlu olduğu- TCK’nın 20. maddesi uyarınca cezaların şahsiliği prensibinin bir gereği olarak, şikayet olunan asıl borçluya da tebligat yapılması zorunlu olup, somut olayda borçlu asile icra emri tebliğ olunmadan şikayetçi olunması nedeniyle, sanıklar hakkında beraat kararı verilmesi gerekeceği-
12. HD. 04.02.2025 T. E: 2024/7987, K: 681
sanığın, alacaklı tarafından hakkında başlattığı takip devam edecekken, babasının vefat etmesi üzerine açtığı mirasın reddi talepli davası sonucunda mahkemece mirasın kayıtsız şartsız olarak şartsız olarak reddedildiğinin tespit ve tesciline dair verilen kararın kesinleşmesinden sonra babasından intikal eden taşınmazdaki hissesini kardeşine devretmesi eyleminde İİK m. 331 'deki suç unsuru bulunmadığı-
Şikayete konu edilen taşınmazın hisse devrinin satış tarihindeki rayiç değerinden düşük bedelle yapıldığı, taşınmazın hisse satışından elde edilen paranın herhangi bir borç ödemesinde kullanıldığının ispatlanamadığı, devreden ile devralan arasında yakın akrabalık ilişkisi bulunduğu, hisse devir bedelinin elden ödendiği ve bedelin resmi kayıtlarla ödendiğinin ispat edilemediği ve bu haliyle alacaklıyı zarara uğratmak için mevcudu eksiltmek suçunun unsurlarının oluştuğu-
Şikayete dayanak olan icra takip dosyasında icra emrinin borçluya usulüne uygun olarak tebliğ edildiği ve takibin kesinleştiği ve takip kesinleştikten sonra müşteki tarafça şikayette bulunulduğu anlaşıldığından İİK’nın 331. maddesine aykırılık suçunun kovuşturma şartının gerçekleştiği-
İİK 331 uyarınca suçun oluşup oluşmadığının tespiti için açılan tasarrufun iptali davasının kesinleşip kesinleşmediğinin bekletici mesele yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği- Taşınmazın muvazaalı olarak devredildiğinin iddia edilmesi karşısında, muvazaalı olduğu iddia edilen taşınmaz satışlarından elde edilen paranın akıbeti araştırılarak, taşınmazların satış tarihindeki gerçek değerleri ile satış değerleri arasında fahiş fark olup olmadığı saptanarak taşınmazlardan elde edilen paranın herhangi bir borç ödemesinde kullanıp kullanmadığı, borç ödenmiş ise ilgili takip dosyaları getirtilerek, bu borçların muvazaalı ya da hayali olup olmadıklarının tespit edilmesi, devirlerden elde edilen paraların herhangi bir banka veya sosyal güvenlik kurumlarına olan borcun ödenmesine sarf edilmiş ise bu durumun ilgili yerlere sorularak sonuca göre şikayete konu devirlerin alacaklıyı zarara sokmak kastıyla yapılıp yapılmadığı hususunda sanıkların hukuki durumlarının tayini gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi gerektiği-
Borçlu şirket hakkındaki konkordato talep sürecinin devam ettiği süreçte, alacaklının şikayetine konu edilen borçlu şirket adına kayıtlı pamuk toplama makinasının satışının gerçekleştiği hususu dikkate alındığında, bu haliyle satış işleminin İİK'nın 331/3. maddesi kapsamında kaldığı- Şikayete konu edilen pamuk toplama makinasının alacaklıyı zarara uğratmak kastıyla devredildiğinin iddia edilmesi karşısında, devirden elde edilen paranın akıbeti araştırılarak, makinanın satış tarihindeki gerçek değeri ile satış değeri arasında fahiş fark olup olmadığı saptanarak, devirden elde edilen paranın herhangi bir borç ödemesinde kullanıp kullanmadığı, borç ödenmiş ise ilgili takip dosyaları getirtilerek, bu borçların muvazaalı ya da hayali olup olmadıklarının tespit edilmesi, devirlerden elde edilen paraların herhangi bir banka veya sosyal güvenlik kurumlarına olan borcun ödenmesine sarf edilmiş ise bu durumun ilgili yerlere sorularak sonuca göre şikayete konu devrin alacaklıyı zarara sokmak kastıyla yapılıp yapılmadığı hususunda sanığın hukuki durumunun tayini ile esasa ilişkin inceleme yapılması gerekirken, yazılı şekilde kesinleşmiş icra takibi bulunmadığından bahisle davanın düşmesine dair karar verilmesinin hatalı olduğu-
Borçlu şirket hakkındaki konkordato talep sürecinin devam ettiği süreçte, alacaklının şikayetine konu edilen borçlu şirket adına kayıtlı pamuk toplama makinasının satışının İİK'nın 331/3. maddesi kapsamında kaldığı- Devirden elde edilen paranın akıbeti araştırılarak, makinanın satış tarihindeki gerçek değeri ile satış değeri arasında fahiş fark olup olmadığı saptanarak, devirden elde edilen paranın herhangi bir borç ödemesinde kullanıp kullanmadığı, borç ödenmiş ise ilgili takip dosyaları getirtilerek, bu borçların muvazaalı ya da hayali olup olmadıklarının tespit edilmesi, devirlerden elde edilen paraların herhangi bir banka veya sosyal güvenlik kurumlarına olan borcun ödenmesine sarf edilmiş ise bu durumun ilgili yerlere sorularak sonuca göre şikayete konu devrin alacaklıyı zarara sokmak kastıyla yapılıp yapılmadığı hususunda sanığın hukuki durumunun tayini ile esasa ilişkin inceleme yapılması gerekirken, kesinleşmiş icra takibi bulunmadığından bahisle davanın düşmesine dair karar verilmesinin hatalı olduğu-
12. HD. 30.04.2024 T. E: 2023/7902, K: 4085
12. HD. 22.04.2024 T. E: 1643, K: 3698