5717 s. Uluslararası Çocuk Kaçırmanın Hukuki Yön ve Kapsamına Dair Kanun uyarınca, davanın merkezi makam adına mahalli Cumhuriyet Savcısının katılımı ve huzuru ile görülmesinin zorunlu olduğu; Cumhuriyet Savcılarının bu tür davalara katılmayacağı yönünde bir yasanın da bulunmadığı- 
Küçüğün mutad meskene iade talebinin reddine karar verebilmek için; Uluslararası Çocuk Kaçırmanın Hukuki Veçhelerine Dair Sözleşme'nin 13. maddesinde açıklanan koşulların gerçekleşmesi gerektiği-
Çocuk hakkında 30 günlük süre ile sınırlı olmak üzere alınan acil koruma kararı, sürenin bitiminde aksi yönde bir karar alınmadığı taktirde kendiliğinden ortadan kalkacağından; kurumun bu kararın kaldırılmasını istemekte hukuksal yararı olmayıp, talebin bu sebeple reddi gerekirken, görevsizlik kararı verilmesinin doğru olmadığı-
2828 sayılı kanununa göre alınmış olan korunma kararının kaldırılmasına ilişkin davaya bakmakla aile mahkemesinin görevli olduğu-
4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanununun 6/2. maddesi, 15.07.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 7/7. maddesi ve bu kanunun Uygulanmasına ilişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre 4787 sayılı Yasanın yürürlüğe girmesiyle, 2828 sayılı Kanun uyarınca korunmaya muhtaç çocuklar hakkında korunma kararı alma ve koşullarının varlığı halinde bu kararı kaldırma görevinin Aile Mahkemelerinin görevi kapsamına gireceği-
2828 sayılı Kanuna göre alınmış olan korunma kararının kaldırılmasına ilişkin davanın çocuk mahkemesinin görevine girdiği, çocuk mahkemelerinin bulunmadığı yerlerde aile ya da asliye hukuk mahkemelerinin görevli olacağı- Korunma kararının kaldırılmasına yönelik davanın hakkında korunma kararı alınmış olan çocuğa, çocuk ergin değilse yasal temsilcisine (veli veya vasisine) yöneltilmesi gerektiği-
2828 sayılı Kanuna göre alınmış olan korunma kararının kaldırılmasına ilişkin davanın çocuk mahkemesinin görevine girdiği, çocuk mahkemelerinin bulunmadığı yerlerde aile ya da asliye hukuk mahkemelerinin görevli olacağı-
Ergin olan kişi Türk Medeni Kanununun 405. maddesine göre kısıtlanıp babasının velayeti altına bırakılmasına karar verildiğine göre Türk Medeni Kanununun, velayete ilişkin hükümlerine tabi olacağından, Türk Medeni Kanununun 346. ve 347. maddeleri gereğince bir kuruma yerleştirilmesine de Aile Mahkemesince karar verilmesi gerekeceği-
5717 s. Uluslararası Çocuk Kaçırmanın Hukuki Yön ve Kapsamına Dair Kanun uyarınca, davanın merkezi makam adına mahalli Cumhuriyet Savcısının katılımı ve huzuru ile görülmesinin zorunlu olduğu; Cumhuriyet Savcılarının bu tür davalara katılmayacağı yönünde bir yasanın da bulunmadığı-