İcra mahkemesi tarafından, yetki itirazının yerinde (haklı) bulunması halinde, «yetki itirazının kabulüne ve talep halinde takip dosyasının yetkili ... icra dairesine gönderilmesine» şeklinde karar verilmesi gerekeceği, («takibin iptaline» şeklinde karar verilemeyeceği)-
Muris borçlu hakkında yapılmış olan genel haciz yoluyla takip kesinleştikten sonra murisin öldüğünden bahisle takibin yöneltildiği mirasçıların, kendilerine gönderilen “örnek 7 ödeme emri” üzerine 7 gün içinde icra dairesine itirazda bulunmaları halinde takibin durdurulması gerekeceği-
Şikayet tarihinde borçluya henüz ödeme emri tebliğ edilmemiş olsa bile –daha sonra tebliğ edilmesi koşuluyla- yapılacak şikayetin icra mahkemesince incelenmesi gerekeceği–
İtirazın kural olarak takibin yapıldığı, ödeme emrini gönderen, icra dairesine yapılacağı, borçlunun takibin yapıldığı icra dairesinden başka bir icra dairesine de itirazını bildirebileceği; bu durumda, itirazın, itirazın başvurulan başka yer icra dairesine bildirildiği tarihte yapılmış sayılacağı-
İtirazın kaldırılması talebi reddedilen alacaklının, borçlunun itirazının tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davası açabileceği-
5411 sayılı Bankacılık Kanunu’ nun 138/IV maddesi uyarınca Fonun alacaklı olduğu ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu uyarınca yapılan takiplerde borçlular tarafından yapılan itirazların, satış dışında takip işlemlerini durdurmayacağı-
“Takibin mükerrer olduğu” na yönelik başvurunun “borca itiraz” niteliğinde olduğu, genel haciz yoluyla ilamsız takiplerde 7 günlük süre içinde icra dairesine bildirilmesi gerekeceği; icra mahkemesine yapılacak başvurunun sonuç doğurmayacağı-
Genel haciz yolu ile yapılan takiplerde borçlunun “faize faiz istendiği” itirazını 7 gün içinde icra dairesine yapması gerekeceği-
Genel haciz yoluyla yapılan takiplerde, “icra dairesi” yerine “icra mahkemesi” ne yapılacak itirazlar geçersiz olup, sonuç doğurmayacağı- İşe iadeye ilişkin ilamların kesinleşmeden icraya konulamayacağına ilişkin özel bir hüküm bulunmadığı-
İlamsız icra takiplerinde süresi içinde borca itiraz edilmesi halinde, mal beyanında bulunma zorunluluğunun bulunmadığı; ancak “itirazın iptaline” veya “kesin ya da geçici kaldırılmasına” ilişkin kararın tebliğ veya tefhiminden itibaren üç gün içinde mal beyanında bulunulması gerekeceği-