Haksız suç isnadı nedeniyle davacılar hakkında hırsızlık suçundan soruşturma yapıldığını, yaşadığı küçük yerde yüz kızartıcı suç ithamı ile büyük bir utançla karşı karşıya kaldığını, dört yıl süren soruşturma boyunca isnat olunan suçun ağırlığı altında ezildiğini, dört yıl sonra verilen takipsizlik kararı ile suçsuz olduklarının ortaya çıktığını ileri süren davacının haksız suç isnadı nedeniyle davacıların kişiliklerinin zarar gördüğünü belirterek uğramış oldukları manevi zararının tazminini talep ettiği davaya konusu olayın gelişim biçimi, olay tarihi nazara alındığında her bir davacı lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının fazla olduğu-
Manevi tazminatın zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşıdığı, bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmediği- Dava konusu olay tarihi, oluş şekli, tarafların sıfatları, ifadelerin ağırlığı (davalının, davacıyı HSYK’ya şikayet ederek paralel yapı (fetö/pyd) mensubu olduğunu ileri sürmesi) gözetildiğinde, davacı yararına daha üst düzeyde manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği-
Davacının tanık listesinde bildirmediği kişiler tanık olarak dinlenemeyecek olup, davacı kadın yararına hükmedilecek yoksulluk nafakasının hakkaniyet ilkesi dikkate alınarak tespit edilip, ortak çocukların velayeti konusunda uzmandan rapor alındıktan sonra sonucuna göre karar verilmesi gerektiği-
Manevi tazminat tutarını etkileyen özel hal ve şartların kanunda belirtilmiş olduğu, manevi tazminatın bir ceza olmadığı gibi, amacı, mamelek hukukuna ilişkin bir zararın karşılanması da olmadığı- Hakimin manevi tazminat miktarını belirlerken Türk Medeni Kanunu mad. 4 gereğince hak ve nesafet ilkeleriyle bağlı kalması, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarını, kusurlu eylemin mağdurda uyandırdığı elem ve ızdırabın derecesini, istek sahibinin toplumdaki yerini, kişiliğini, hassasiyet derecesini gözetmesi gerektiği- Takdir edilecek manevi tazminatın zarara uğrayanda manevi huzuru gerçekleştirecek tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olması, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanması amaç edinilmediğinden zenginleşme aracı olmaması gerektiği-
Manevi tazminat tutarını etkileyen özel hal ve şartların kanunda belirtilmiş olduğu, manevi tazminatın bir ceza olmadığı gibi, amacı, mamelek hukukuna ilişkin bir zararın karşılanması olmadığı- Hakimin manevi tazminat miktarını belirlerken Türk Medeni Kanunu mad. 4 gereğince hak ve nesafet ilkeleriyle bağlı kalması, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarını, kusurlu eylemin mağdurda uyandırdığı elem ve ızdırabın derecesini, istek sahibinin toplumdaki yerini, kişiliğini, hassasiyet derecesini gözetmesi gerektiği, takdir edilecek manevi tazminatın, zarara uğrayanda manevi huzuru gerçekleştirecek tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olması, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanması amaç edinilmediğinden zenginleşme aracı olmaması gerektiği-
Dava konusu yayının tarihi, kullanılan ifadeler gözetildiğinde, davacı yararına daha alt düzeyde manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği-
Haksız şikayet nedeni ile manevi zararın ödetilmesi istemi-
Uyuşmazlığın tedavi amaçlı tıbbi müdahaleden kaynaklanmış olduğu, taraflar arasında vekâlet ilişkisinin mevcut olduğu ve TBK mad. 502 ve devamı maddeleri uyarınca; vekil olan doktorun sadakat ve özen borcunun bulunduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre, tedavinin tıbbi usullere ve kurallara aykırı yapıldığı anlaşıldığından, doktorun tedavi ücreti ve iş bedeline hak kazanmadığı ve yaptığı müdahale sonucu ortaya çıkan zararın giderilmesi için, davacı yeniden tedavi masrafı yapmış olduğundan, davalılara ödediği tedavi bedelinin tamamı ile vekâlet görevinin tam olarak yerine getirilmemiş olması nedeniyle zararının giderilmesi için yapılması gereken tedavi masraflarını yapıldığı yıl mahalli piyasa rayiçleri ile talep edebileceği- Davalıların özensiz ve tıbbi kurallara aykırı davranışları nedeni ile davacının cismani zarar gördüğü açık olup manevi tazminat istemekte haklı olduğu- Hakimin manevi tazminat miktarında takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermesi gerektiği- Hükmedilecek tazminatın zenginleştirici olmamasına, felaketi özlenir hale getirmemesine, sadaka mahiyetinde kalmamasına dikkat edilmesi gerektiği-
Haksız eylemden kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkin davada takdir edilecek manevi tazminatın, eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumları da dikkate alınarak tespit edilmesi gerektiği-
Hakaret ve tehdit eylemlerine dayalı manevi tazminat istemi-