Resmi kayıtlara göre iki şirketin haciz adresini uzun bir süre birlikte kullanmış göründüğü, davacı tarafın işyerini mülk sahibinden boş olarak kiraladığını, borçlunun ayrılmasından sonra 1–1,5 ay kadar boş kaldığını iddia ettiği, ortaklık yapılarının farklı olması, hacizde borçluya ait evrakların ele geçmemesi karşısında, haciz adresinde fiilen birlikte çalıştıkları kesin olarak söylenemese de; aynı yerde, aynı alanda, arka arkaya faaliyet gösterdikleri konusunda taraflar arasında bir ihtilaf bulunmadığı, bu koşullarda İİK’nun 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin borçlu dolayısıyla alacaklı yararına kabul edilmesi gerekeceği, ispat yükü altında olan ve karinenin aksini her türlü delille kanıtlama olanağına sahip olan üçüncü kişinin sunduğu kira sözleşmesi, sevk irsaliyeleri vb. diğer delillerin borcun doğum tarihinden sonra düzenlenmiş olup, her zaman temini mümkün belgelerden olduğu, faturalardaki eşyaların ise ayırt edici özellikleri belirtilmediğinden mahcuzlarla karşılaştırılmasının mümkün olmayacağı, üçüncü kişi mülkiyet karinesinin aksini kanıtlayamadığından davanın reddi gerekeceği-
Borçlu ile üçüncü kişi arasındaki, borcun doğumundan sonra ve borcun doğumundan kısa bir süre önce yapılmış olan işyeri devrinin muvazaalı olduğunun dosya içeriğinden anlaşılması halinde, devrin alacaklının haklarını etkilemeyeceği, işyeri devrinin muvazaalı olmadığının kabulü halinde ise, İİK.’nun 44. ve TTK.’nun 202. maddesindeki koşulların yerine getirilmemiş olması halinde işletmeyi devir alan üçüncü kişinin BK.’nun 179. (şimdi; TBK.’nun 202.) maddesi uyarınca işletmenin borçlarından sorumlu olacağı-
Haciz işleminin borçlunun elinde yapılması halinde mülkiyet karinesinin alacaklı yararına olacağı-
Haczin borçlu şirketin ticaret sicilinde kayıtlı olan adreste yapılması, bu adresin bulunduğu taşınmazın borcun doğumundan sonra davacı şirketçe satın alınması durumunda, borçlu şirketin malvarlığının büyük bir kısmını devralan davacı şirket İİK'nun 44 ve BK'nun 179. (şimdi; TBK.’nun 202.) maddeleri uyarınca işletmenin borçlarından da sorumlu olduğundan, haczedilen menkullere yönelik davacı üçüncü kişinin istihkak davasının reddine karar verileceği-
Her zaman düzenlenmesi mümkün adi nitelikli kira sözleşmesi, fatura, vergi levhası vs. gibi belgelerle yasal mülkiyet karinesinin aksinin ispat edildiğinden söz konusu mümkün olmayacağı-
Haczin ödeme emri tebliğ edildiği adreste yapılması ve mülkiyet karinesinin alacaklı yararına olması nedeniyle, aksinin davacı üçüncü kişi tarafından güçlü ve inandırıcı delillerle ispat edilemediği durumlarda istihkak davasının reddine karar verilmesi gerekeceği-
Mahkemece ‘davacı şirket ile borçlunun faaliyet alanlarının aynı olduğu, yetkililerinin kardeş olup davalı borçlunun davacı şirketin kurucu ortaklarından olduğu, davacının dayandığı fatura ve diğer belgelerin tek başına davayı ispata yeterli olmadığı’ gerekçesiyle ‘davacı üçüncü kişinin istihkak davasının reddine’ karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu-
Borçlunun davya konu menkullerin haczedildiği tarihte istihkak davacısı üçüncü kişinin sigortalı işçisi olduğu, haczin ödeme emrinin tebliğ adreste, borçlunun huzurunda yapıldığı somut uyuşmazlıkta, haczin yapıldığı adresin, borçlu ve davacı (üçüncü kişi) ile ilgisinin yeterince araştırılmadan üçüncü kişinin açtığı istihkak davasının reddine karar verilmesinin hatalı olduğu-
İstihkak iddiasında mahcuzların 3. kişiye ait olup olmadığı tespit edilirken akaryakıt istasyonlarındaki pompaların akaryakıt firması tarafından bayilik sözleşmesindeki şartlar dâhilinde ödünç olarak bayinin kullanımına bırakılması ticari yaşam içinde sıklıkla karşılaşılan bir durum olduğu bu koşullarda Mahkemece yapılması gereken işin öncelikle bayilik sözleşmesini getirtip, incelemek gerekli ise akaryakıt firmasını davadan haberdar ederek davayı takip etme ve delillerini sunma olanağını sağlayarak sonucuna göre bir karar vermek olacağı-
İspat yükü altında olan ve karinenin aksini her türlü delille kanıtlama olanağına sahip olan alacaklı tarafın sunduğu çiftçilik belgeleri ve ödeme emri tebligatı karinenin aksini kanıtlamaya elverişli nitelikte olmadığından üçüncü kişinin istihkak iddiasının kabulünün gerekeceği-