İhalenin feshi istemi, medeni usul hukuku anlamında «dava» olmayıp, «şikayet» niteliğinde olduğundan, «karşı taraf»ın ‘yanlış gösterilmiş’ veya ‘hiç gösterilmemiş’ olmasının şikayetin reddine neden olmayacağı—
Satışa konu taşınmazın tahmin edilen kıymetine göre, sadece yerel gazete ile ilanın yeterli olabileceği—
Davacının ihalenin feshi davasından feragatının, davalıların muvafakatına bağlı olmadan sonuç doğuracağı—
İİK’nun 129. maddesinde öngörülen koşullara uyulmadan yapılmış olan ihalenin -yasal süresi içinde açılmış olan ihalenin feshi davasında- icra mahkemesince doğrudan doğruya (re’sen) gözetilerek (incelenerek) ihaleni feshine karar verilmesi gerekeceği—
Divanhanede yapılan ilanlarda «ilk ilân tarihi» ile «ihale tarihi» arasında en az bir aylık süre bulunması gerekeceği—
«Satış talebi»nden, «ihale tarihi»ne kadarki ‘paraya çevirme ve paylaştırma giderleri’nin, hesaplamada dikkate alınacağı—
Satış talebi ile ihale tarihi arasındaki «yediemin ücreti»nin, «paraya çevirme giderleri»ne dahil olduğu—
Satışa çıkarılan taşınmaz üzerinde haczi bulunan alacaklıya da -İİK. 127 gereğince- «ilgili» sıfatıyla satış ilanının tebliği gerektiği—
Borçlunun da paydaş olduğu taşınmazda payı bulunan üçüncü kişinin -borçlu olmadığı halde- payının da satılmış olmasının, ihalenin feshine neden olacağı—