Tedbir nafakalarında eşlerin birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve malvarlıkları ile katkıda bulunmalarının gerekeceği- Davacı eşin ekonomik durumunun davalı (kocadan) daha iyi olmasının davalı (kocayı) yeterli düzeyde tedbir nafakası verme yükümlülüğünden kurtarmayacağı- Küçük çocuklar yönünden yapılan artış miktarının en azından TEF Endeksindeki artışa paralel olarak artırılmasının gerekeceği–
Zorunlu askerlik görevini yapan kocanın eşine nafaka ödemek zorunluluğu bulunmayacağı–
27.10.2003 tarihinde her iki çocuğun velayetlerinin tedbiren anneye verilmesine karar verilmiş, bu karar Ankara 6. İcra Müdürlüğünün 2003/11367 sayılı dosyası ile 5.11.2003 tarihinde yerine getirilmiş, çocuklar anneye bu tarihte teslim edilmiş olup; tedbir nafakasına bu tarihten itibaren hükmolunması gerekeceği-
Küçüğün doğum tarihinden itibaren tedbir nafakası takdiri gerekirken, yazılı şekilde dava tarihinden itibaren tedbir nafakası takdirinin yasaya aykırı olacağı–
Kadının bir başkası ile karı koca gibi yaşaması ve ihtiyaçlarının bu kişi tarafından karşılanması durumunda, davacı kadın yararına tedbir ve yoksulluk nafakasının takdir edilemeyeceği–
Tarafların ikisinin de emekli olduğu, gelirlerinin birbirine yakın bulunduğu, ayrıca davacının kirada oturduğu halde davalının oğluna ait evde kira vermeden oturduğu anlaşıldığından nafaka talebinin reddi gerekeceği-
Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakimin davanın devamı süresince gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına, geçimine, eşlerin mallarının yönetimine ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önemleri re’sen alacağı-
Tedbir nafakasına -«talep tarihi»nden değil- «dava tarihi»nden itibaren hükmolunmasının gerekeceği–
Kendisine yapılan ihbara rağmen davaya HUMK. 54. maddesinde gösterildiği biçimde dilekçe ile müdahale isteğinde bulunmayan Hazinenin, babalık davası sonunda oluşan hükmü temyiz etmeye hakkının olmayacağı–