İlk derece mahkemesince verilen karar 'şikayetin süre aşımından reddine' ilişkin 'kesin' nitelikte olduğundan, İİK.’nin 365/3. maddesi gereğince 'istinaf isteminin reddi kararı' doğru olup, anılan Bölge Adliye Mahkemesinin 'temyiz talebinin reddine' ilişkin son kararının onanmasının isabetli olduğu-
Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başladığı tarihten sonra anılan mahkemelerce verilen kararların temyizi üzerine Yargıtayca tesis edilen kararlar hakkında Hukuk Muhakemeleri Kanununda karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine dair bir düzenleme bulunmadığı-
İlk derece ve istinaf aşamasında ileri sürülmeyen hususların temyiz incelemesinde değerlendirilemeyeceği-
Uyuşmazlık konusu değerin, kesinlik sınırını geçmediğinden temyiz kabiliyetinin olmadığı- Temyiz kesinlik sınırının tespiti açısından bir yıllık kira bedelinin dikkate alınması gerektiği-
Temyiz isteminin feragat nedeniyle reddine karar vermek gerektiği-
Yargılama sırasında ileri sürülmeyen iddia ve delillerin temyizi incelemesi sırasında nazara alınamayacağı-
Şikayetçi ipotek verenin, icra müdürlüğünden adına kayıtlı taşınmazdaki İİK’nın 150/c maddesi uyarınca konulan şerhin kaldırılması, fazla ödemelerin iadesi ve dosyanın infazen kapatılmasını talep ettiği, icra müdürlüğünce "...150/c şerhinin kaldırılmasına, diğer taleplerinin reddine..." karar verildiği, şikayetçi ipotek verenin müdürlüğün kararın iptali talebiyle icra mahkemesine başvurduğu, icra mahkesmes kararı ile "alacaklı vekilinin taşınmaz üzerindeki 150/c şerhinin kaldırılmasına yönelik beyanının yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre alacağın haricen tahsil edildiğine karine olduğu" gerekçesi ile "icra müdürlüğünün kararının kaldırılmasına" karar verildiği, neticede temyiz incelemesinde "alacaklının takipten açıkça vazgeçtiğine veya alacağından feragat ettiğine dair herhangi bir beyanın olmadığı, dosyanın infazen kapatılması için açıkça takipten vazgeçilmesi, alacaktan feragat edilmesi veya dosya borcunun tamamının ödenmesi gerektiği" belirtilerek şikayetin reddine karar verildiği- İlk Derece Mahkemesince şikayete konu müdürlük kararının icra hukuk mahkemesinin kararı doğrultusunda tesis edildiğinden bahisle alacaklının şikayetinin reddine karar verilmişse de anılan kararın bozularak ortadan kaldırıldığı, bozma sonrası aksi yönde hüküm kurulduğu ve hükmün onanarak kesinleştiği görüldüğünden, alacaklının şikayetinin kabulüyle Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşen ilama aykırı olarak tesis edilen müdürlük kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği- Alacaklının şikayetinin kabulüyle Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşen ilama aykırı olarak tesis edilen müdürlük kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği- İcra mahkemesi kararları, kural olarak maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmemekle birlikte, aynı takip dosyası nedeniyle, aynı taraflar arasında ve aynı konuda daha önce verilen icra mahkemesi kararlarının, kesinleşmek koşuluyla sonraki şikayet yönünden birbirlerine karşı kesin hüküm teşkil ettikleri-
Alacaklının şikayetinin kabulüyle Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşen ilama aykırı olarak verilen müdürlük kararının kaldırılması gerektiği-