Paydaşın, payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı bir kısım yer varsa açacağı elatmanın önlenilmesi davasının dinlenmeyeceği, payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorununu elatmanın önlenilmesi davası ile değil, kesin sonuç getiren taksim veya şuyun satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözümlemesi gerekeceği-
Dava değerinin elatılan yerin değeri ile talep edilen ecrimisil veya tazminatın toplamından, elatmanın önlenmesi isteğinin yanında yıkım isteği de varsa dava değeri elatılan yerin değeri ile yıkımı istenilen yapı değerinin toplamından ibaret olacağı (4.3.1953 tarih 10/2 sayılı İ.B.K.) ve belirlenen bu değer üzerinden Harçlar Kanununun 26, 27, 28, 30 ve 32. maddelerinin öngördüğü şekilde işlemlerin yerine getirileceği ve gerekli olan harcın alınacağı-
Komşuluk hukukundan kaynaklanan elatmanın önlenmesi davalarında davalının kusurlu olmasının aranmayacağı, davalının eylemi ile davacının zararı arasında illiyet bağının bulunmasının yeterli olacağı-
Çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve yıkım davasında; enkaz davalıya ait olacağına göre enkaz bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmiş olmasının hatalı olduğu-
İmar uygulamasının iptali ile tescilin dayanağının ortadan kalktığı ve davada yıkımın da istendiği dikkate alınarak, ileride telafisi imkansız zararlara yol açmamak için davalıya dayanaksız kalan imar parsellerinin tapusunun iptaliyle kadastral parselin ihyası istemiyle dava açmak üzere süre verilmesi, davayı açtığı takdirde sonucunun beklenilmesi ve oluşacak duruma göre bir karar verilmesi gerekeceği-
Çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesi isteğine ilişkin davada, taşınmazın uzun süre bir ya da bir kısım mirasçı tarafından tasarruf ediliyor olmasının onların ilanihaye taşınmazı kullanmalarının gerekçesi olamayacağı-
Hükme esas alınan rapor ve krokide gösterilen bölüm için elatmanın önlenmesine karar verilmesi gerekirken, davacı talebi aşılarak ve yanılgılı değerlendirme ile dava konusu edilmeyen ve yolda kaldığı anlaşılan bölümler için hüküm kurulmuş olmasının hatalı olduğu-
Davacının mülkiyet hakkına dayalı olarak maliki olduğu taşımaza yönelik el atmalara karşı dava açabileceği, taşınmaz üzerindeki cami de mütemmim cüz olmakla bu hakka dahil olduğu, mali ve idari açıdan cami yönetiminin Diyanet İşleri Başkanlığına verilmiş olmasının davacının mülkiyet hakkına dayalı haklarını ortadan kaldırmayacağı gibi dava hakkını da etkilemeyeceği-