İçerik Akışı

Tasarrufun iptali- İhtiyati haciz-

İİK. mad. 281/2 uyarınca, üçüncü kişinin dava konusu taşınmazı elinden çıkarması halinde, takip dosyasındaki alacak miktarının tahsili amacıyla ve uygun görülecek teminat karşılığı davalı üçüncü kişinin menkul ve gayrimenkulleri ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarına ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesi gerektiği-

Takip ehliyeti- İcra emrinin iptali- Apartman yönetimi- Seçimlik hak-

634 s. K. mad. 35 uyarınca, apartman yönetimi hakkında takip yapılabileceği gibi, 20. madde uyarınca ilama konu borcun yasal sorumlusu olan kat malikleri hakkında da takip yapılabileceği, alacaklının bu konuda seçimlik hakkının bulunduğu- Takibe dayanak ilamda,  apartman kat malikleri yönetim kurulu başkanlığı davalı olarak yer aldığından icra takibinde borçlu olarak gösterilmesinde yasaya aykırılık bulunmadığı-

Alacaklı faktoring şirketinin kambiyo takibi- Teminat senedi- Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik mad. 8/2. ve 3-

Dosya arasında mevcut sözleşmenin feshi konulu ihtarnamesi ile alacaklı tarafından borçluların alacağın tahsili için yasal işlemlere başlanılacağı hususunda ihtar edildiği anlaşıldığından, takibe konu edilen senedin teminat fonksiyonunu devam edip ettirmediği, devam ettiriyorsa ne miktarda ettirdiği ve tahsile konulabilmesi için Resmî Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren "Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'in 8/2. ve 3. fıkralarındaki koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği hususları, maddi hukuk açısından açılacak menfi tespit davasında değerlendirilebilecek hususlardan olup uyuşmazlığın bu niteliği itibariyle yargılamayı gerektirdiği, o halde mahkemece alacağın miktarı ve tahsil edilip edilmeyeceği yargılamayı gerektirdiğinden itirazın kabulüne karar verilmesi gerekeceği-

Tehiri icra teminatı olarak yatırılan borcun ne şekilde işleme tabi tutulacağı-

Tehiri icra teminatı olarak yatırılan borcun ne şekilde işleme tabi tutulacağının İİK.'nn 36. maddesinde düzenlenmiş olduğu- Karşı alacaklar için açılan davada, ilamlı icraya konu alacağın deposu için verilen teminat mektubu üzerine ihtiyati haciz veya ihtiyati tedbir konulması ilamın icrasına ilişkin kanuni düzenlemeye aykırı olacağı-

Taşınmaz satış sözleşmesinden kaynaklı bedelin iadesine ilişkin davada yetkili mahkeme- Karşı davada yetkili mahkeme-

Taşınmaz satış sözleşmesinden kaynaklı bedelin iadesine ilişkin davanın, davacının seçimine göre, hem genel ve hem de özel yetkili mahkemede açılabileceği- Davacının seçimine göre; davalının yerleşim yeri (HMK. 6), sözleşmenin ifa edileceği yer (HMK. 10.) ve alacaklının bulunduğu yer mahkemesinin (TBK. 89) yetkili olduğu- HMK. mad. 13 uyarınca kesin yetkinin söz konusu olmadığı hallerde, asıl davaya bakan mahkemenin, karşı davaya bakmaya da yetkili olduğu- Karşı dava da para alacağına (ecrimisile) ilişkin olduğundan kesin yetkinin söz konusu olmadığı ve buna göre eldeki asıl davada, davacı-karşı davalının ikametgahı mahkemesi olan yetkili olduğundan ve davalı-karşı davacı vekili, mahkemece verilen yetkisizlik kararından sonra verdiği dilekçe ile yetki itirazından vazgeçtiğini beyan ettiğinden işin esasına girilmesi gerektiği-

Kesin Hüküm-

Davanın tarafları ve dava konusu aynı olmakla birlikte dava sebebi farklı olması halinde kesin hükümden bahsedilemeyeceği-

Velayet hakkına sahip olan annenin çocuğuna kendi soyadını verebileceği-

Velayet hakkına sahip olan annenin çocuğun soyadının kendi soyadı ile değiştirilmesi yönündeki talebinin velayet hakkı kapsamındaki yetkilerin kullanımı ile ilgili olduğu, aynı hukuksal konumda olan erkeğe velayet hakkı kapsamında tanınan çocuğun soyadını belirleme hakkının kadına tanınmamasının velayet hakkının kullanılması bakımından cinsiyete dayalı farklı bir muamele teşkil edeceği, evlilik birliği içinde doğan çocuğun taşıdığı ailenin soyadını, evlilik birliğinin sona ermesi ile kendisine velayet hakkı tevdi edilen annenin kendi soyadı ile değiştirmesini engelleyici yasal bir düzenlemenin bulunmadığı, somut olayda söz konusu değişikliğin çocuğun üstün yararına da aykırı bulunmadığı ve çocuğun soyadı değişmekle kişisel durumunun değişmeyeceği de dikkate alındığında, Anayasa Mahkemesinin benzer olaylarda verdiği hak ihlaline ilişkin kararları da gözetilerek, çocuğun annenin soyadını alabileceği-

İtirazın iptali- Yazılı yargılama usulü- Tahkikat aşamasının bittiğinin bildirilmemesi- Hukuki dinlenilme hakkı- Adil yargılanma hakkı-

Yazılı yargılama usulüne tabi iş bu davada tahkikat aşamasının bittiğinin bildirilmemesinin, sözlü yargılama ve hüküm için ayrı bir gün tayin edilerek tarafların mahkemede hazır bulunmaması halinde yokluklarında hüküm verileceği ihtarını içeren davetiye ile tarafların davet edilmemiş olmasının, davalının savunma hakkının ve hukuki dinlenilme hakkının H.M.K.'nın m. 27/2. fıkrasında yer verilen açıklama yapma ve ispat hakkının ihlali ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının ihlali niteliğinde olduğu-

Tasarrufun iptali- Aciz hali

Aciz haline ilişkin farklı 17. HD.'nin çeşitli içtihatları-

Haklı nedenlerle limited şirket müdürünün azli istemi-

Her ortağın, haklı nedenlerin varlığı halinde limited şirket yöneticilerinin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını mahkemeden talep edebileceği, yöneticinin, özen ve bağlılık yükümü ile diğer kanunlardan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesinin veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesinin haklı sebep olarak kabul olunacağı- Davacıların öncelikle şirket müdürünün azli veya temsil yetkisinin sınırlandırılmasını gerektiren haklı sebeplerin varlığını ispat etmesi gerektiği- Mahkemece, davacılar tarafından ileri sürülen iddialar araştırılarak, davacıların dayandığı deliller toplanmak ve şirket kayıtları üzerinde denetime elverişli bilirkişi incelemesi yaptırılmak ve sonuçta haklı sebeplerin gerçekleşip gerçekleşmediği tespit edilmek suretiyle sonucuna göre karar verilmek gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak davanın reddinin hatalı olduğu-