Davalı tarafça verilen teyit yazısı tarihinden dava tarihine kadar olan dönem için alacağını temlik eden davacı ile temlik alan davalı arasında akdedilen satış, tedarik ve ek protokoller uyarınca adı geçen şirketin davalıdan olan alacakları ile davalının yaptığı ödemeler belirlenerek yapılacak bilirkişi incelemesi ile dava tarihi itibariyle alacağını devreden şirketin davalıdan olan alacağının tespit edilmesi ve yine alacağını devreden şirketin davacıya olan borç miktarı da belirlenerek temlik sözleşmesindeki bedeli de geçmemek üzere davacının talep edebileceği alacağın belirlenmesi gerektiği- Yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun vade veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini istemişse artık bu tercihinden dönülerek borcun yabancı para olarak aynen ifasının istenemeyeceği-
Davayı açan şirket ile davalı arasındaki hizmet alım sözleşmesinde temlik yasağı bulunması halinde, alacağın sadece bu şirket tarafından talep edilebileceği, temlik alanın sözleşme nedeniyle aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı-
Borçlunun rızasını aramaksızın alacaklının, alacağını üçüncü bir şahsa temlik edebileceği ve temlikin varlığı halinde temlike konu olan alacağın temlik tarihi itibariyle varlığının araştırılmasının zorunlu olduğu- Temlik tarihi itibariyle imalât ve hizmetin gerçekleştirip gerçekleştirmediğinin gerektiğinde uzman bilirkişiler aracılığı ile mahallinde keşifte yapılarak saptanması, var ise bunların bedellerinin yapıldığı yıl piyasa fiyatlarına göre belirlenip kanıtlanacak ödemelerin mahsubundan sonra alacağının olup olmadığının belirlenmesinin gerektiği- Sadece fatura gereğince, alacağın ispatlandığının kabul edilmesinin hatalı olduğu; alacağın varlığının yargılama ile belirlenebileceği ve likid kabul edilemeyeceği, davaya itirazlarında haksız sayılamayacakları halde davacı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilmesinin isabetsiz olduğu-
Zorunlu trafik sigortası poliçesinden kaynaklanan tazminatın sigortalı mirasçılarından rücuen tahsili istemine ilişkin davada, davacı işbu davayı zarar görene ödeme yaptığı iddiasıyla açtığından ve ortada geçerli bir sigorta sözleşmesi bulunmadığından, TTK. mad. 1472 gereğince davacının halefiyet hakkı ve aktif dava ehliyeti bulunmamakta ise de, davacı gerçek hak sahiplerine yaptığı ödeme nedeniyle onların hakkını temlik almış ise, TBK. mad. 183 gereğince alacağın temliki hükümlerine göre dava açma hakkı olduğundan bu husus araştırılıp üzerinde durularak davacının aktif dava ehliyeti bulunup bulunmadığının tartışılması gerektiği-
Taşımadan kaynaklı hasar bedelinin rücuen tazmini istemi-
Yerel mahkemece verilen "davacının devrettiğini iddia ettiği şirket hisselerinin nama yazılı fakat senede bağlanmamış (çıplak) hisse olduğu, ihraç edilmediği, davacılar ile davalılar arasında hisse devrine ilişkin yazılı bir sözleşme yapılmadığı, senede bağlanmamış ve bedelinin tamamı ödenmiş çıplak payın devrinin alacağın temliki hükümlerine tabi olduğu ve temlik ile çıplak payın devralana geçeceği, yazılı şekil şartına bağlı olduğu, davacı ile davalılar arasında yazılı şekilde yapılmış bir devir sözleşmesi bulunmadığından davanın reddi gerektiği" kararının isabetli olduğu-
Temlik alınan alacağın karşılıksız çıktığı gerekçesiyle temlik bedelinin iadesi istemi-
Hakem heyetinin, süreci yürütürken bilirkişiden rapor alıp almamakta takdir hakkına sahip olduğu; uygulanacak hukuk kurallarının tespiti ve tahlilinin de hakem heyetine ait olduğu- Hakem heyeti kararının esası, yerinde olup olmadığı, hukuku doğru uygulayıp uygulamadığı gibi hususların hakem heyeti kararının iptali istemli davada tartışma konusu yapılamayacağı-
Yüklenicinin arsa payı karşılığı inşaat yapmakta olduğu veya arsa sahibinin aynı zamanda yüklenici sıfatıyla hareket ederek inşa etmekte olduğu binalardan bağımsız bölüm satın alınması halinde TBK. mad. 184 gereğince üçüncü kişiye yapılacak temlikin yazılı olmasının yeterli olduğu- Davacı, temlik sözleşmesine dayandığından sözleşmenin geçersizliğinden sözedilemeyeceği ve bu nedenle, işin esası incelenerek bir karar verilmesi gerektiği-
TBK. mad. 188/1 'e göre, borçlunun factoring işlemini öğrendiği zaman, temlik edene karşı ileri sürebileceği def'ileri iyi niyetli olması engel teşkil etmeden temlik alana karşı da ileri sürebileceği-
