Borçlunun rızasını aramaksızın alacaklının, alacağını üçüncü bir şahsa temlik edebileceği ve temlikin varlığı halinde temlike konu olan alacağın temlik tarihi itibariyle varlığının araştırılmasının zorunlu olduğu- Temlik tarihi itibariyle imalât ve hizmetin gerçekleştirip gerçekleştirmediğinin gerektiğinde uzman bilirkişiler aracılığı ile mahallinde keşifte yapılarak saptanması, var ise bunların bedellerinin yapıldığı yıl piyasa fiyatlarına göre belirlenip kanıtlanacak ödemelerin mahsubundan sonra alacağının olup olmadığının belirlenmesinin gerektiği- Sadece fatura gereğince, alacağın ispatlandığının kabul edilmesinin hatalı olduğu; alacağın varlığının yargılama ile belirlenebileceği ve likid kabul edilemeyeceği, davaya itirazlarında haksız sayılamayacakları halde davacı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilmesinin isabetsiz olduğu-
Zorunlu trafik sigortası poliçesinden kaynaklanan tazminatın sigortalı mirasçılarından rücuen tahsili istemine ilişkin davada, davacı işbu davayı zarar görene ödeme yaptığı iddiasıyla açtığından ve ortada geçerli bir sigorta sözleşmesi bulunmadığından, TTK. mad. 1472 gereğince davacının halefiyet hakkı ve aktif dava ehliyeti bulunmamakta ise de, davacı gerçek hak sahiplerine yaptığı ödeme nedeniyle onların hakkını temlik almış ise, TBK. mad. 183 gereğince alacağın temliki hükümlerine göre dava açma hakkı olduğundan bu husus araştırılıp üzerinde durularak davacının aktif dava ehliyeti bulunup bulunmadığının tartışılması gerektiği-
Taşımadan kaynaklı hasar bedelinin rücuen tazmini istemi-
Yerel mahkemece verilen "davacının devrettiğini iddia ettiği şirket hisselerinin nama yazılı fakat senede bağlanmamış (çıplak) hisse olduğu, ihraç edilmediği, davacılar ile davalılar arasında hisse devrine ilişkin yazılı bir sözleşme yapılmadığı, senede bağlanmamış ve bedelinin tamamı ödenmiş çıplak payın devrinin alacağın temliki hükümlerine tabi olduğu ve temlik ile çıplak payın devralana geçeceği, yazılı şekil şartına bağlı olduğu, davacı ile davalılar arasında yazılı şekilde yapılmış bir devir sözleşmesi bulunmadığından davanın reddi gerektiği" kararının isabetli olduğu-
Temlik alınan alacağın karşılıksız çıktığı gerekçesiyle temlik bedelinin iadesi istemi-
Hakem heyetinin, süreci yürütürken bilirkişiden rapor alıp almamakta takdir hakkına sahip olduğu; uygulanacak hukuk kurallarının tespiti ve tahlilinin de hakem heyetine ait olduğu- Hakem heyeti kararının esası, yerinde olup olmadığı, hukuku doğru uygulayıp uygulamadığı gibi hususların hakem heyeti kararının iptali istemli davada tartışma konusu yapılamayacağı-
Yüklenicinin arsa payı karşılığı inşaat yapmakta olduğu veya arsa sahibinin aynı zamanda yüklenici sıfatıyla hareket ederek inşa etmekte olduğu binalardan bağımsız bölüm satın alınması halinde TBK. mad. 184 gereğince üçüncü kişiye yapılacak temlikin yazılı olmasının yeterli olduğu- Davacı, temlik sözleşmesine dayandığından sözleşmenin geçersizliğinden sözedilemeyeceği ve bu nedenle, işin esası incelenerek bir karar verilmesi gerektiği-
TBK. mad. 188/1 'e göre, borçlunun factoring işlemini öğrendiği zaman, temlik edene karşı ileri sürebileceği def'ileri iyi niyetli olması engel teşkil etmeden temlik alana karşı da ileri sürebileceği-
TBK. mad.184 'e göre alacağın devrinin geçerliliğinin yazılı şekilde yapılmış olmasına bağlı olduğu, alacaklı olan davalının alacağını, noter sözleşmesi ile resmi yazılı şekilde diğer davalıya temlik ettiği, temlik işleminde usul ve yasaya aykırı herhangi bir husus tespit edilemediğinden davacının hukuki yararının bulunmadığı- 
Davanın görülmekte olduğu sırada dava konusu taşınmazın davacı dışında üçüncü bir kişi adına tapuda kayıtlı olduğu incelenen tapu kaydından anlaşılmakla, taşınmazın yeni maliki yani müddeabihi devralan üçüncü kişinin, devreden davacının yerine geçerek davaya devam edebileceği-