Sözleşmenin feshi ya da iptali davası ''olağanüstü tasarruf'' niteliğinde olduğundan, müşterek paydaşların tamamının birlikte dava açmasının zorunlu olduğu-
Davadaki fesih talebinin dinlenebilmesi için, TMK. 692 uyarınca, taşınmazdaki tüm paydaşların zorunlu dava arkadaşı olarak davada taraf olarak yer almalarının gerektiği-
T. edilen taşınmazlarla ilgili olarak da davalı yüklenici ile paydaşları arasında muhtelif tarihlerde sözleşmeler imzalanmış ise de, sözü edilen parsellerin paydaşlarının davada yer almadıkları anlaşıldığından, taşınmazda yapılacak inşaatla ilgili sözleşme yapan tüm paydaşların, zorunlu dava arkadaşı olarak davada taraf olmaları gerektiği-
Taşınmazda yapılacak inşaatla ilgili sözleşme imzalayan tüm paydaşların, zorunlu dava arkadaşı olarak arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye etkili feshi ile, davalılar adına kayıtlı tapu kayıtlarının iptali ve arsa sahipleri adına tescili ile kira tazminatının tahsiline ilişkin davada taraf olarak yer almalarının gerektiği-
TMK. 692/1 gereğince, paylı malın özgülendiği amacın değiştirilmesi, korumanın veya olağan şekilde kullanmanın gerekli kıldığı ölçüyü aşan yapı işlerine girişilmesi veya paylı malın tamamı üzerinde tasarruf işlemlerinin yapılmasının, oy birliğiyle aksi kararlaştırılmış olmadıkça, bütün paydaşların kabulüne bağlı olduğu- Yüklenici, biri haricinde diğer arsa sahipleriyle farklı tarihlerde sözleşmeler imzalamış olup, davada da arsa payı kat karşılığı sözleşmesinin geçersizliğinin tespiti istenmiş olduğundan ve olağan şekilde kullanmanın gerekli kıldığı ölçüyü aştığından tüm arsa maliklerinin davaya muvafakat etmeleri veya davada taraf olarak yer almalarının zorunlu olduğu-
Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinde, aynı isimli iki kişinin arsa sahibi sıfatıyla yer aldığı anlaşılmakta olup dava dilekçesinde birinin gösterilerek, hangisi olduğu bildirilmemiş olduğundan, mahkemece, davacılar vekiline, hangisi için dava açmadığı açıklattırılarak, dava açmadığı kişi için TMK. 692 uyarınca zorunlu dava arkadaşı olacağı nazara alınıp dava açması yönünde süre verilerek, açılan davanın eldeki dava ile birleştirilip, bir hüküm kurulması gerekeceği- Davalılardan iflas etmiş olan şirket ile ilgili iflas dosyası getirilip, İİK. 194'e göre işlem yapılması gerektiği-
Sözleşme gereği verilen tapuların iadesi istendiğinden, davada sözleşmeden dönme istediğinin de varlığının kabulü gerektiği, mahkemece bu husus benimsenerek hüküm sözleşmelerin feshine karar verilmişse de, böyle bir istemin dinlenebilmesi için arsa sahiplerinin akidi olan dava dışı yüklenicinin ve TMK'nın 692. maddesi uyarınca tüm arsa sahiplerinin de davada taraf olarak yer almalarının gerektiği-
Paylı malın özgülendiği amacın değiştirilmesi, korumanın veya olağan şekilde kullanmanın gerekli kıldığı ölçüyü aşan yapı işlerine girişilmesi veya paylı malın tamamı üzerinde tasarruf işlemlerinin yapılması, oy birliğiyle aksi kararlaştırılmış olmadıkça, bütün paydaşların kabulüne bağlı olması gerekeceği- Taşınmazın bir bölümü mezarlık haline getirilmiş ise TMK 692/1. maddesinin değerlendirilmesi ayrıca davalılardan ikisinin taşınmazda ırsen malik olup olmadıklarının da araştırılması, malik değiller ve taşınmazda kullandıkları bir bölüm var ise bu davalılar yönünden mutlak olarak elatmanın önlenmesine karar verilmesi gerektiği-
Yüklenici ile davalı arsa sahipleri ve dava dışı diğer arsa sahipleri arasında arsa payı karşılığı inşaat sözleşmeleri yapıldığı, sözleşmelerden hemen sonra arsa sahiplerine ait parsellerin tevhit edildiği, tevhit edilen bu parseller üzerinde iki blok halinde inşaat yapılmak üzere yapı ruhsatlarının alındığı, ancak dosya arasında bulunan belediye yazılarına göre, bölgedeki imar planlarının iptali amacıyla İdare Mahkemesi'nde açılan davada, mahkemece verilen yürütmeyi durdurma kararının ilgili belediyeye 11.07.2006 tarihinde tebliğ edildiği ve bilahare, imar planının İdare Mahkemesi'nin kararı ile iptal edildiği, dolayısıyla dayanağı olan imar planları iptal edilmiş olduğundan, davacı yükleniciye 10 kat olarak verilen yapı ruhsatlarının geçersiz olduğu, parsel üzerinde inşa edilen bodrum, zemin ve 4 normal kat seviyesindeki inşaatın geçerli bir inşaat ruhsatına bağlı bulunmadığının anlaşıldığı- Yeni imar planına göre bölgede 5 kata izin verildiği, hali hazırdaki inşaatın, geçersiz hale gelen yapı ruhsatına dayalı olarak yapılması nedeniyle kaçak inşaat niteliğinde olduğu belirlenmiş ise de, inşaatın yeni imar planına göre ruhsata bağlanmasının mümkün olup olmadığının araştırılmadığı- İlgili belediye başkanlığı ile yazışmalar yapılıp konusunda uzman bilirkişi kurulu aracılığıyla mahallinde keşif ve inceleme yapılarak imar değişikliği sonucu, kat izninin düşürülmesinin BK'nın 365/2. maddesinde belirtilen sözleşmenin uyarlanmasını gerektiren hallerden olup olmadığı, hali hazırdaki inşaatın ruhsata bağlanmasının ve varsa imara aykırılığın giderilmesinin mümkün olup olmadığı, imara aykırılığın giderilmesi için inşaatın bir bölümünün yıkılması gerekecek ise, inşaatın kalan diğer bölümlerinin tadilat projesi yapılarak yasal hale gelip gelmeyeceği üzerinde durulması, yasal hale gelmesi mümkün ise davacıya bu konuda yetki ve makul süre verilmeli, davacının projeye aykırılığı verilen sürede gidermesi ve bu hususu mahkemeye bildirmesi halinde, mahkemece mahallinde uzman bilirkişi refakatinde keşif ve inceleme yapılıp yeni imar planına uygun hale geldiğinin belirlenmesinden sonra kat izninin düşürülmesinin uyarlama yapılmasını gerektiren hallerden olması durumunda emsaller de incelenerek sözleşmenin uyarlanmasının ve buna göre paylaşımının ne şekilde yapılması gerektiği hususlarında rapor alınıp değerlendirilmek suretiyle davanın sonuçlandırılması gerektiği-
Paylı malın özgülendiği amacın değiştirilmesi, korumanın veya olağan şekilde kullanmanın gerekli kıldığı ölçüyü aşan yapı işlerine girişilmesi veya paylı malın tamamı üzerinde tasarruf işleminin yapılmasının oybirliği ile aksi kararlaştırılmış olmadıkça bütün paydaşların kabulüne bağlı olacağı-
