İnşaatın yapılacağı tüm taşınmazların diğer paydaşları ile sözleşme imzalanmış olduğunun ya da sözleşmeye onay verdiklerinin anlaşılması durumunda ise, sözleşmenin feshi ya da iptali davası da "olağanüstü tasarruf" niteliğinde olduğundan, mahkemece müşterek paydaşların tamamının birlikte dava açmasının zorunlu olduğu, diğer arsa maliklerinin davada zorunlu dava arkadaşı sıfatı bulunduğu dikkate alınarak, HMK'nın 59. ve 60. madde hükümleri de gözetilerek, davaya dahil edilmeleri için davacı yana önel verilerek ya da diğer paydaşların da dava açmış olmaları halinde davalar birleştirilerek, taraf teşkili sağlandıktan sonra iddia ve savunma üzerinde durulup toplanan deliller çerçevesinde bir değerlendirme yapılarak sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekeceği-
Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine konu taşınmazın davacı ve sözleşmeyi imzalayan arsa malikleri dışında başka paydaşlarının da bulunduğu, davalı yüklenici tarafından taşınmazın tüm paydaşları ile sözleşme imzalandığı ya da sözleşmeye onay verdikleri hususunun savunulmadığı anlaşılmış olduğundan sözleşme geçersiz hale gelmiş olup, feshin ancak geçerli bir sözleşme için söz konusu olabileceğinden, bu şekilde açılmış bir davada “Çoğun içinde az da vardır.” kuralı gözetilerek, sözleşmenin geçersizliğinin tespitine karar verilmesi gerektiği-
İştirak halinde bulunan bir taşınmaz üzerinde arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yapılabilmesinin tüm maliklerin oybirliğini gerektirip tüm paydaşların kabulüne bağlı olup sözleşmenin feshi davasının açılabilmesinin de bu kapsamda olduğu-
Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinin geçerli olarak kurulabilmesi için TMK. mad. 692 gereğince, sözleşmeye konu taşınmazdaki tüm paydaşlarla, sözleşme yapılmasının zorunlu olduğu- Geçersiz olan sözleşmelerin ise feshinden söz edilemeyeceğinden, mahkemece dava konusu sözleşmenin geçersizliğinin tespiti ile yetinilmesi gerekirken geriye etkili feshine karar verilmesinin hatalı olduğu-
Taraflar arasındaki 18.07.2011 günlü arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinde inşaatın, tevhit işlemleri yapıldıktan ve belediyeye ait hisselerin alımından sonra başlayacağı ve taşınmazın diğer hisssedarlarının da sözleşmeye katılacakları ifade edilmiş, dosya kapsamındaki belgelerden toplam 6 adet parselin tevhit edilip en son 32535 ada 8 parsel sayılı taşınmazın oluştuğu ve taşınmazda başka paydaşların da malik bulunduğu ve inşaata 17.02.2014 tarihinde yapı ruhsatı alındığı- Davada sözleşmenin geriye etkili feshi istendiğine göre paylı mülkiyete tabi taşınmaza inşaat yapılması veya sözleşmenin feshi olağanüstü işlemlerden olduğundan TMK'nın 692. maddesi uyarınca 8 nolu parsel sahibi taşınmazla ilgili olarak sözleşme yapan tüm paydaşların da mevcut davada zorunlu dava arkadaşı olarak yer alması gerektiğinden, davacı yana mehil verilerek tüm paydaşların davaya dahil edilmesi sağlandıktan sonra yargılamaya devamla hüküm tesisi gerektiği- 
Taraflar arasındaki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye etkili feshi istemiyle açılan davada, davacı tarafça sözleşmenin feshine muvafakati olmadığı için diğer arsa malikine de husumet yöneltilmek suretiyle dava açılmış olduğu ve taraf teşkilinin sağlandığı gözetilerek uyuşmazlığın esası incelenip sözleşmenin geriye etkili feshi koşullarının bulunup bulunmadığı hususunda taraf delilleri toplanarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği- 
Paylı mülkiyete tabi bir taşınmazda inşaat yapılması gibi olağan şekilde kullanım ölçüsünü aşan yapı imar işlemine girişilmesi tüm paydaşların kabulüne bağlı olduğu (TMK. mad. 692)-  Arsa sahibi davacı tarafın paydaş olduğu parselin imar uygulaması ile davacının paydaş olduğu yeni parselde diğer paydaşların bir kısmı ile sözleşme imzalandığı anlaşılmışsa da, tüm paydaşlarla sözleşme yapılıp yapılmadığı ya da inşaatın yapılmasına muvafakat verilip verilmediği araştırılmadan sonuca varılmasının isabetsiz olduğu, sözleşme resmi şekilde yapılsa da, diğer paydaşların sözleşme yapması veya inşaata muvafakat edilmemesi halinde inşaatın önemli oranda gerçekleştirilmesi ve ortaya tamamlanmış ekonomik bir değerin çıkmış olması halinde artık sözleşemeye muvafakat verildiğinden bahsedilebileceği-
Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan sözleşmenin iptali davasında, ifa imkansızlığının nedeni olan korunması gerekli kültür varlığı niteliğindeki eserden kaynaklanan kısıtlamanın sözleşme tarihinden önce de mevcut olup, düzenlenen sözleşmedeki ölçü, nitelik ve vasıflardaki bir binanın yapılamayacağının taraflarca ve özellikle basiretli bir tacir olduğu kabul edilmesi gereken yüklenici tarafından sözleşme öncesinde öngörülmesi gerektiğinden sonradan meydana gelen objektif ifa imkansızlığı değil, başlangıçtaki hukuki imkansızlığın söz konusu olduğu-
Mahkemece, tapu kayıtları incelenerek sözleşmelerin tüm arsa maliklerince imzalanıp imzalanmadığının araştırılması, tüm paydaşlar tarafından sözleşme imzalanmadığı ya da sözleşme imzalamayan paydaşların sözleşmelere onay vermediğinin belirlenmesi durumunda, TMK'nın 692. maddesi uyarınca sözleşmelerin geçersiz olduğunun gözetilmesi, sözleşmeleri tüm paydaşların imzaladığı ya da onay verdiğinin belirlenmesi durumunda ise davada taraf olarak yer almayan arsa sahipleri olup olmadığı denetlenip gerekirse HMK'nın 59 ve 60. madde hükümleri uyarınca davaya dahil edilmek suretiyle taraf teşkilinin sağlanmasından sonra delillerin toplanıp değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekeceği-
Davacı dışında diğer paydaşların da taşınmaza inşaat yapma iradelerinin bulunduğu nazara alındığında 22.01.2007 günlü sözleşmeye katılma veya rıza vermeleri sözkonusu olacağından, sözleşmenin geçersiz olduğundan bahsedilemeyecek, ancak fesih talep edilebileceğinden, belirtilen bu hususun ortaya çıkarılabilmesi için az yukarıda özetlenen TMK'nın 692. maddesi hükmü uyarınca tüm paydaşların hukukunu ilgilendirdiğinden A.E. ve M.A.'ün eldeki davada, taraf olmaları zorunlu olduğundan davaya dahil edilmeleri ve bu şekilde toplanacak deliller çerçevesinde, öncelikle davada iptal mi, fesih mi istendiğinin değerlendirilmesinin yapılarak esas hakkında bir karar verilmesi gerektiği-