KTK'nın 97. maddesindeki başvuru koşulları arasında rapor tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun rapor ile sigortacıya başvuru koşulu söz konusu olmadığı, kaza tarihinde Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerinin yürürlükte bulunduğu, davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine uygun olduğu-
Her şikayetin, şikayet tarihindeki hukuki durum ve şartlara göre inceleneceği, şikayetlere konu istem, yapılan işlemler ve tarih yönünden derdestlik- tıpatıplık söz konusu olmadığından, usulden red kararının hatalı olduğu-
Şirketin temsilcisi olmayan kimsenin üçüncü kişi şirket yararına istihkak iddiasında bulunamayacağı- Geçerli herhangi bir istihkak iddiası bulunmadığından şikayetin hukuki yarar bulunmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddi gerektiği-
İtiraz ve şikayet sebepleri farklı olduğundan derdestlikten söz edilemeyeceği-
İİK’nın 308/b. maddesinde düzenlenen çekişmeli alacaklarla ilgili davanın açılmasından önce arabuluculuğa başvurulmasının zorunlu olmadığı-
Paylaşıma konu bedel üzerinde kesinleşmiş bir haczi bulunmayan davacının sıra cetveline yönelik itirazında hukuki yararının bulunmadığı-
Belirsiz alacak davasının "dava şartı" yokluğundan reddedilmesi nedeniyle açılan davada mahkemeye erişim hakkının ihlal edilmesi-
İfa zamanı gelmemiş bir alacak için açılmış davada, mahkemece "ifa zamanının henüz gelmediği" gerekçesiyle "davanın usulden reddine" karar verilmesi gerekeceği-
Takip edilmeyen itirazın iptali davasının açılmamış sayılmasına karar verilmesi üzerine, davacı tarafından aynı alacakla ilgili aynı davalıya karşı henüz "açılmamış sayılma" kararı kesinleşmeden dava açılması ve derdestlik nedeniyle bu davanın usulden reddine karar verildiği uyuşmazlıkta, derdestliğe konu dosyada, davacı vekilince anılan dosyanın kesinleştirme işleminin yapılmasının talep edilmesi ve kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiğine dair kesinleşme şerhi düzenlenmesi durumunda, artık eldeki davanın derdest olmaktan çıktığı anlaşıldığından, "derdestlik dava şartının sonradan tamamlandığının" dikkate alınması gerektiği, mahkemece derdestlik nedeniyle davanın usulden reddine dair verilen kararın yerinde olmadığı- "Açılmamış sayılmasına dair kararın derdestliğe konu olmaması için kesinleşmesi gerektiği, ancak aynı davanın daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte (derdest) olmaması yönündeki olumsuz dava şartının sonradan tamamlanabileceği, eldeki dava dosyası HGKda bulunduğu sırada yapılan kesinleştirme işleminin HGK tarafından değerlendirilemeyeceği, bu durumda mahkemece davanın açılmamış sayılmasına ilişkin kararın kesinleşip kesinleşmediği üzerinde durulup, kesinleşmemişse kesinleşmesinin sağlanması için taraflara süre verilip sonucunun beklenmesi gerektiği" görüşünün HGK çoğunluğunca benimsenmediği-
İİK 94 uyarınca açılan tescil talepli davada icra müdürlüğünden yetki belgesi alınarak ibraz edilmesinin dava şartı olduğu, ancak bu eksikliğin HMK 115/2 dava sonuçlanıncaya kadar her zaman tamamlanabileceği, bu nedenle davacıya bu konuda kesin süre verilmesi, noksan olan bu usuli işlemler yerine getirildikten sonra esasa girilmesi gerektiği-