Aile konutu üzerindeki ipoteğin kaldırılması isteğin,ipotek bedellerinin tamamı üzerinden hesaplanacak nisbi harca tabi olduğu-
Kendisini vekille temsil ettiren davacı-davalı koca lehine karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret tarifesi gereğince vekalet ücreti takdir edilmesi gerekeceği-
Tarafların müşterek çocuklarının yargılama sırasında doğduğu, bu nedenle tebdir nafakasının çocuğun doğduğu tarihten itibaren başlayacağı-
Başvuru tarihinde yürürlükte olan Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 5236 sayılı Kanunla değişik 193. maddesinin 3. fıkrası gereğince; bir davada mahkemenin görevsizlik veya yetkisizlik kararı vermesi halinde, davacının, kararın kesinleşmesi tarihinden itibaren on gün içinde karşı tarafa görevli veya yetkili mahkemede tebligat yaptırmasının zorunlu olduğu; aksi halde davanın açılmamış sayılacağı-
Ön inceleme yapılmadan, tahkikata esas teşkil etmek üzere taraflar arasındaki çekişmeli hususlar belirlenmeden, davacıdan delil listesi sunmasının istenemeyeceği; bu tespitten sonra taraflara delillerini bildirmesi için süre verilmesi gerekli olduğu-
Eşyaların cins, nitelik, miktar ve değerleri gösterilmeksizin verilen hükmün aynen iadesinin talep edilmesi halinde, infazda duraksamaya yol açacağı, bu nedenle çeyiz eşyalarının dava tarihi itibariyle ayrı ayrı değerlerinin belirlenmesi için uzman bir bilirkişiden rapor alınması gerekeceği-Davalı-karşı davacı kadının, ziynet eşyalarının kocası tarafından alındığını kanıtlayamaması sebebiyle davanın reddi gerekeceği-
Kadının davasının kabulü ile verilen boşanma kararı kesinleşmedikçe, birleştirilen diğer davanın konusuz kalmayacağı-
Davalının tahkikat aşamasında yoksulluk nafakası talebinde bulunmuş olmasının; iddianın (talep sonucunun) genişletilmesi niteliğinde olduğu, buna davacının açık muvafakati bulunmadığından; talep sonucunun (iddianın) genişletilmesine ilişkin bir ıslah işlemi (HMK md. 176-181) de mevcut olmadığından davalının yoksulluk nafakası talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinin gerekeceği-
Davacı (koca) davalı eşi ile yeniden bir araya geldiklerini belirterek davasından feragat ettiğini bildirmiş olup; davadan feragatin, davaya son veren bir taraf işlemi olduğu ve hükmün kesinleşmesine kadar her zaman yapılabileceği; bu hale göre davacının davadan feragati de nazara alınarak davalının karar düzeltme talebinin kabulüne, mahkemece feragat hususu gözetilerek bir karar verilmesinin gerekeceği-
Dava, kocanın ölümü sebebiyle konusuz hale geldiğinden, davacının feragatinin sonuç doğurmayacağı-
