Tebligatın, tebliğ yapılacak şahsa, bilinen en son adresinde yapılması gerektiği, davalı erkek eşin Amerika’da yaşadığı ayrıca davacı vekilinin dosyaya sunduğu dilekçeyle davalının yurtdışı adresini bildirdiği bunun için duruşma gününün davalının Amerika'daki adresine usulüne uygun olarak tebliğ edilerek davalının savunma hakkını kullanmasına imkan tanınması gerektiği-
Ön inceleme aşaması tamamlanana kadar usulüne uygun şekilde (HMK.m.141) dayanılmayan bir vakıanın, tanık beyanlarında geçtiğinden bahisle davalıya kusur olarak yüklenmesine imkan bulunmadığı-
Davalının tahkikat duruşmasına davet edilmeden yokluğunda hüküm kurulmasının davalının hukuki dinlenilme hakkının ihlali niteliğinde olduğu-
Velayet konusunda eşler arasında anlaşma olmadığı ve mahkemece getirilen öneri kabul edilmediğinden, Türk Medeni Kanununun 166/3. maddesi uyarınca tarafların anlaşmalı boşanmalarına karar verilemeyeceği-
Dava dilekçesi ve duruşma günlerinin tebliğine ilişkin mazbatada muhatabın adreste bulunmama sebebi tevsik edilmediği için yapılan tebligatın geçersiz olduğu-
Davalı erkek eş tanıklarının dinlenmesinden açıkça vazgeçmediği halde tanıkların dinlenmesinden vazgeçilmesine şeklinde karar verilip, tanık için yazılan talimat cevabı beklenilmeden, davalı erkek eşin tamamen kusurlu olduğu değerlendirilerek davacı kadın eşin davasının kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı-
Davalı-davacının tazminat talepleri hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesinin isabetsiz olduğu- Davacının ön inceleme duruşmasından sonra manevi tazminat talebinde bulunduğu, davalı-davacının ise bu talebe açık bir muvafakati olmadığı gibi, usulünce yapılmış bir ıslah işlemi de bulunmadığından, davacı-davalının manevi tazminat talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığı-
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun ikinci kitabından üçüncü kısım hariç olmak üzere (m.118-395) kaynaklanan bütün davaların, aile mahkemeleri kurulan yerlerde bu mahkemelerce bakılacağı; aile mahkemesi kurulmayan yerlerde bu kanun kapsamına giren dava ve işlerin asliye hukuk mahkemelerinde aile mahkemesi sıfatıyla bakılması gerekeceği-
Tahkikat duruşma günü davalı kocaya 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 147. maddesinde gösterilen şekilde bildirilmeksizin, yokluğunda yargılamaya devam edilerek karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu-
Taraflar arasında Türkiye’de görülen ve sulh anlaşması ile sonuçlanarak kesinleşen mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan alacak davası ve boşanma davası sonrası açılan dava neticesinde İsviçre’de verilen boşanma kararının tamamlanması, değiştirmeli konulu kararının tenfizi isteğine ilişkin davanın aile mahkemesinde görülmesi gerekeceği-