Kararda tarafların kusurlarının neler olduğunun gösterilmemiş olmasının ve vakıalara ilişkin gerekçeye yer verilmemiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu-
2. HD. 18.04.2017 T. E: 2016/19248, K: 4424-
Evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı hukuki sebebine dayanılarak açılmış boşanma davasında mahkemece, tanığın hazır edilmekle dinlenilmesine karar verilmesine rağmen tanık hazır bulunmadığından yargılamanın gecikmesini önlemek için tanığın dinlenilmesinden vazgeçilmiş, davalı erkek açıkça tanığının dinlenmesinden vazgeçmediği gibi tarafların tanıklarını duruşmada hazır bulundurma yükümlülükleri de bulunmadığından HMK 240 gereği tanıkların usulünce davetiye ile çağrılmak suretiyle dinlenerek, delillerin hep birlikte değerlendirilmesi suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerektiği-
Davalı kadın .... tarihli cevap dilekçesi ve .... tarihli cevap dilekçesi ile yoksulluk tazminatı isteminde bulunmuş olup, hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerektiği ve yasal gerekliliğe aykırı olarak bu talep hakkında olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulmaması bozmayı gerektirdiği-
Davalının hukuki dinlenilme hakkı (HMK m.27) kapsamındaki savunma hakkını kısıtlayacak şekilde yokluğunda ön inceleme aşamasının tamamlanarak ve tahkikat duruşmasına da çağrılmaksızın (HMK.m. 147) yargılama yapılarak hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu-
Taraflar arasındaki boşanma davasında dinlenen davacı tanıklarının bir kısım sözleri davacı erkek tarafından açılan ve kesinleşen boşanma davasından önceki döneme ilişkin olup, bir kısım sözleri ise davacıdan aktarıma dayalı olduğu gibi somut görgüye dayalı başkaca bir beyanları da olmadığından, davalı kadının boşanmayı gerektiren başkaca kusurlu bir davranışı da ispat edilemediğinden, erkeğin boşanma davasının reddi gerekirken yetersiz gerekçeyle kabulü ile boşanmaya karar verilmesinin bozmayı gerektirdiği-
Davacının dayanmadığı vakıaların kusur belirlemesinde hükme esas alınmayacağı- Affedilmiş, hoş görü ile karşılanmış olaylara dayanılarak boşanma talep edilemeyeceği-
Taraflarca karşılıklı olarak evlilik birliğinin sarsılması nedeniyle açılmış boşanma davasında; anlaşmalı boşanma yönünde oluşan karar kesinleşinceye kadar eşlerin kabul edilen düzenlemeleri kapsayan irade beyanından dönmesini engelleyici yasal bir hüküm bulunmadığından tarafların karşılıklı boşanma davasının çekişmeli boşanma olarak görülmesi gerektiği-
Davalının öldüğü anlaşıldığından, mevcut evlilik ölümle sona ermiş olup boşanma davasının da konusuz kaldığı-
Bilinen son adresle tebligatın yapılamadan veya bu adresin tebliğe elverişli olmadığı anlaşılmadan doğrudan muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresinde tebligat yapılamayacağı- Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmadan, açıklamada bulunma, bu çerçevede savunmalarını ileri sürme ve ispat hakkı tanınmadan yokluğunda yargılamaya devamla hüküm kurulması davalının hukuki dinlenilme hakkını (HMK m.27) ihlal etmiş olup, hükmün bu sebeple bozulması gerektiği-
