Baba ile ırzına tasaddide bulunduğu küçük kızı arasındaki kişisel ilişkinin düzenleniş şekli–
Davacının «temyiz dilekçesinin davalı eşi tarafından yazılmadığını, dilekçe altındaki imzanın davalı eşine ait olmadığını» ileri sürmesi ha-linde yapılacak işlem–
Boşanma davasına ait dilekçenin Tebligat Kanuna uygun olma-yarak davalıya tebliğ edilmiş olması halinde, usulsüzlüğün mahkemece doğrudan doğruya gözetileceği ve boşanma kararı verilemeyeceği–
Türkiye’de fiilen ikamet etmeyen, yurt dışında ikamet eden kişi-lerin nüfus sicilinde kayıtlı oldukları yer ikametgahlarına karine sayıl-dığından, Türk vadandaşları ile ilgili boşanma davalarının nüfus sicilinde kayıtlı oldukları yerde açılabileceği–
«Boşanma»ya ilişkin «kısa karar»da tefhim edilmeyen hükümlerin, «gerekçeli karar»da belirtilemeyeceği (gerekçeli karara eklenemeyece-ği)–
Boşanma kararının «hile» kullanılarak (dava dilekçesinin davalının eline geçmeyecek bir adrese tebliği suretiyle) elde edilmiş olması halinde, kararın «yargılamanın yenilenmesi» yoluyla bozulmasının sağlanabileceği–
Feragatın geçerliliğinin karşı tarafın muvafakatine bağlı olmadığı-
Önceki boşanma davasındaki feragat tarihinden dört ay sonra yapı-lan ihtarın geçerli olacağı–
Mahkemenin boşanmaya ve boşanmanın fer'i sonuçlarına ilişkin kararının temyizi üzerine Yargıtaay'ca yalnız manevi tazminat açısından bozulduğu, başta yoksulluk nafakası olmak üzere diğer yönlerin (talep sonuçları) bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleştiği, öyle ise, açılan bu dava önceki davada kesinleşen yoksulluk nafakasının artırılmasına ilişkin olup, işin esasının incelenmesi gerekirken bozmanın kapsamı dışında kalmasına rağmen önceki davanın derdest olduğundan bahisle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinin doğru olmadığı-