Hile hukuksal nedenine dayanan tapu iptal ve tescil davasında, davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açılıp açılmadığının belirleneceği, süresinde açılması halinde her türlü delille ispat edilebileceği göz önüne alınarak taraf delillerinin toplanarak bir karar verilmesinin gerekeceği-
Vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil davasında; ikinci el konumunda ki davalının, taşınmazı edinmesinde iyi niyetli olup olamadığı yönünde yeterli araştırma yapılmadığı, kötü niyetli olarak taşınmazı satın aldığı konusunda delil bulunmadığı, iyi niyetli üçüncü kişi durumunda olduğu gerekçesiyle hakkındaki davanın reddine karar verilmiş olmasının hatalı olduğu, iyiniyetli olup olmadığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde açığa çıkartılmasının zorunlu olduğu-
Davanın "hile" hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil davası olduğu; taşınmazın davalı tarafından diğer davalıya danışıklı olarak temlik edildiğinin ileri sürüldüğü, hile olgusunun saptanması halinde, taşınmazın davalı tarafından diğer davalıya danışıklı olarak devredilip edilmediğinin değerlendirilerek bir karar verilmesinin gerekeceği-
Çekişme konusu taşınmazın yürütülen takip sonucunda  dava dışı kişilere ihale edilip edilmediği, ihale edilmiş ise ihalenin kesinleşip kesinleşmediği belirlenip, taşınmazın el değiştirdiğinin belirlenmesi halinde 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 125. maddesi hükmü uyarınca, davacı tarafa seçimlik hakkının hatırlatılarak tapu iptal-tescil davasının konusunun bir başkasına temlik edildiği takdirde dilerse temlik eden ile olan davasını takipten vazgeçerek davayı devralan kişiye yöneltebileceği, dilerse davasına temlik eden kişi hakkında tazminat davası olarak devam edebileceğinin belirtilerek sonuca gidileceği-
Kesinleşen mahkeme kararının tapuya tescili sırasında yanlışlık yapıldığına dayalı tapu iptali ve tescil davasında; yanlış idari işlem yapan idarenin yanında, taşınmazın paydaşlarına da husumet yöneltilmesinin zorunlu olduğu- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 124. maddesi hükmü gözetilmek suretiyle taşınmazın paydaşlarının davada yer almasının sağlanması ve ondan sonra işin esasının değerlendirilmesinin gerekeceği-
Kısa karar ile çelişkili olarak gerekçeli karar yazılmasının hatalı olduğu-
Miras payı oranında tapu iptali ve tescil davasında; mahkemenin pay oranında kabul kararı verdiği, reddedilen bir kısmın bulunmadığı, bu nedenle davalı yararına vekalet ücretine hükmedilemeyeceği ve yargılama giderlerinin tamamının davalı üzerinde bırakılması gerekeceği-
Kısıtlı olan kişinin, temlik tarihinde hukuki işlem ehliyetine haiz olup olmadığının Adli Tıp Kurumundan alınacak rapor ile saptanacağı, ehliyetsiz olduğunun saptanması halinde çekişme konusu payı yargılama sırasında temellük eden dahili davalının iktisabının iyiniyetli olup olmadığı, ve durumu bilen veya bilmesi gereken konumda olup olmadığı değerlendirilerek bir karar verilmesinin gerekeceği-
Mahkeme tarafından çekişme konusu taşınmazlardaki davacıya ait payları, vekâleten babası olan davalıya, temlik eden diğer davalı yönünden olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesinin gerekeceği-
2981 sayılı Kanun’un 13/a hükmüne göre, arsa tahsis edilecek kimselerin kendisinin veya eşinin veya reşit olmayan çocuğunun oturduğu belediye ve mücavir alan sınırları içinde ev yapmaya müsait arsaya veya bir eve veya apartmanın bağımsız bir bölümüne veya bir bölümü işyeri olarak kullanılan bir yapıya sahip bulunmamasının zorunlu olduğu-