İcra mahkemesince, borçlunun haline münasip meskeni temin etmesi için gerekli bedel bilirkişilere tespit ettirildikten sonra, haczedilen yerin kıymeti bundan fazla ise İİK'nun 82/3. maddesine göre satılmasına karar verilmesi ve satış bedelinden haline münasip mesken için gerekli olan miktarın borçluya bırakılması, kalanının hak sahibi alacaklıya ödenmesi gerekeceği-
İcra müdürlüğünce haciz kararı verildikten sonra, borçlu tarafından icra müdürlüğü nezdinde haczedilmezlik iddiasında bulunulamayacağı gibi, bu iddianın icra müdürlüğünce kabul edilip, icra müdürünün verdiği ilk haciz kararından dönerek haczin kaldırılmasına karar verme yetkisinin de bulunmadığı- Bu doğrultuda olayda icra müdürlüğünce bu gerekçeyle haciz ihbarnamesi üzerine dosyaya yatan paranın alacaklıya ödenmemesine karar verme yetkisinin de bulunmayacağı-
Tefhim edilen icra mahkemesi kararına karşı karşı süresinde süre tutum dilekçesi vererek istinaf isteminde bulunulması ancak; gerekçeli kararın tebliğ tarihine göre yasal 10 günlük süre geçtikten sonra gerekçeli istinaf dilekçesi sunulduğu görüldüğünden, Bölge Adliye Mahkemesince kamu düzeni ile sınırlı olmak üzere istinaf isteminin incelenip sonucuna göre karar verilmesi gerektiği-
İcra mahkemesince, borçlunun haline münasip meskeni temin etmesi için gerekli bedel bilirkişilere tespit ettirildikten sonra, haczedilen yerin kıymeti bundan fazla ise İİK'nun 82/3. maddesine göre satılmasına karar verilmesi ve satış bedelinden haline münasip mesken için gerekli olan miktarın borçluya bırakılması, kalanının hak sahiplerine ödenmesi gerekeceği-
Borçlunun serbest iradesi ile kurduğu ipoteklerin, adı geçenin daha sonra bu yerle ilgili olarak meskeniyet iddiasında bulunmasını engelleyeceği, şikayete konu taşınmaz üzerinde ipotek tesis edildiği anlaşıldığından, ipoteğin mesken kredisi, zirai kredi, esnaf kredisi gibi, zorunlu olarak kurulmuş ipoteklerden olup olmadığının araştırılması gerekeceği-
İcra müdürünün haczedilemeyen mallar hakkında talebi reddetme yetkisinin bulunduğu, ancak bu takdir yetkisinin her olayda denetlenmesi gerektiği-
Haczedilen menkullerin fiilen kamu hizmetinde kullanıldığını borçlu belediyenin ispatlaması gerekeceği, İİK'nun 82/son maddesinde icra memuruna tanınan takdir hakkı, haczi talep edilen mal veya hakların haczinin caiz olup olmadığına ilişkin olup somut olayda uygulanma yerinin olmadığı-
İİK'nun 82. maddesinin 1. fıkrasının 12. bendinde yer alan haczedilmezlik şikayetinin, İİK'nun 16/1. maddesi uyarınca yedi günlük süreye tâbi olduğu, bu sürenin öğrenme tarihinden başlayacağı-
Hükme esas alınan aynı raporda “davaya konu taşınmazın satılması halinde davacının tek başına oturabileceği haline münasip evi Zerdalilik, Etiler, Kızıltoprak Mahallesi gibi daha mütevazi semtlerden ya da yine Meydankavağı Mahallesinde daha eski binalardan, aynı şekilde zemin katta ve 45-50m2 olması kaydıyla yaklaşık 60.000,00-65.000,00 TL'ye satın alınabileceği” şeklinde değerlendirme yapıldığı, borçlunun haline uygun ev alabileceği miktarın net olarak belirlenmediği, alınan raporun bu hali ile de hüküm kurmaya elverişli olmadığı anlaşıldığından, mahkemece hiçbir tereddüde yer bırakmayacak şekilde çelişki ihtiva etmeyen, hüküm kurmaya ve denetime elverişli ek rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekeceği-
Belediye'nin haczi kabil olmayan paralar ile haczi mümkün olan paralarını farklı hesaplarda tutması yerine havuz hesabı oluşturmasının iyi niyetle de bağdaşmayacağı, böyle bir davranışın AİHM'nin AİHS'nin 6 § 1. ve Ek 1 no'lu Protokol'ün 1. maddelerinin ihlali sonucunu doğuracağı gibi, hakkın kötüye kullanılması niteliğinde bulunmakla, hukukça korunamayacağı, böyle bir durumda borçlu belediyenin, hesaplardaki paraların haczedilmezliğini ispatlayamadığının kabulü gerekeceği-