Tedbir ara kararı ilam niteliğinde olmadığından ilamlı icra takibinde bulunulamayacağı- (Konkordato talepli davaya bakan) ticaret mahkemesince verilen ihtiyati tedbir kararının infazı ile ilgili isteğin ilamlı icra yolu ile infaz edilemeyeceği, tedbirin infazı için icra müdürlüğü veya yazı işleri müdürü veya bir başka adliye görevlisinin infaz memuru olarak tayin edileceği- İhtiyati tedbir kararlarının esasına ve infazına yönelik şikayetlere tedbir kararını veren mahkemece bakılması gerektiği- Tedbir kararına dayalı olarak takip başlatılması halinde takibin iptaline yönelik şikayeti inceleme görevinin icra mahkemesine ait olduğu-
12. HD. 13.01.2021 T. E: 2020/4343, K: 275-
Anayasa Mahkemesi'nin 22/10/2020 tarihli kararı ile, İİK'nun -7141 s. K. m. 1. ile eklenen- 362/a maddesinin “5580 s. Özel Öğretim Kurumları Kanunu kapsamında faaliyet gösteren okullar ... taşınır ve taşınmaz malları ... içinde bulunulan öğretim yılı sonunda haczedilir.” bölümündeki "5580 s. Özel Öğretim Kurumları Kanunu kapsamında faaliyet gösteren okullar" ifadesi iptal edilmiş olup, bu iptal hükmünün Resmi Gazete'de yayımlanmasından 1 yıl sonra yürürlüğe girecek olsa da, Kanun koyucuya Anayasa'ya uygun yeni Yasa maddesi hazırlanması için verilmiş süre olup, bu süre iptal hükmünün uygulanmasını engellemeyeceğinden ,borçlunun şikayeti hakkında Anayasa Mahkemesi'nin anılan kararı da nazara alınmak suretiyle değerlendirme yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği-
Her ne kadar ilk derece mahkemesince bu durum tespit edilerek "gerekçeli kararın UYAP'ta yazılması sırasında gerekçe kısmının sistemden kaynaklandığı düşünülen bir hata nedeniyle kaydedilemediği ve kararın bu şekilde güvenli elektronik imza ile imzalanarak UYAP veri tabanına aktarıldığına" ilişkin imzalı tutanak düzenlenmiş ve dosya kapsamı ile uyumlu bilgileri içeren gerekçeli karar ayrıca yazılmış ise de HMK’nın 297. maddesiyle HMK Yönetmeliğinin UYAP uygulamalarına ilişkin 5. maddesi nazara alındığında UYAP kayıtları ile fiziki dosya kayıtlarının örtüşmesi gerektiğinin, yazılan ve kaydedilen kararın sonradan değiştirilemeyeceğinin, ortada usulüne uygun, Yargıtay denetimine elverişli bir gerekçeli karar bulunmadığının görüldüğü, o halde, ilk derece mahkemesince, HMK hükümleri doğrultusunda, usulüne uygun nitelikte bir gerekçeli karar yazılması gerekeceği-
Mahkemece, yapılan başvurunun niteliği gözetilerek İİK'nun 18/1. ve HMK'nun 150. ile 320/4. maddeleri gereğince davanın 2. kez takipsiz bırakıldığı celsede “davanın açılmamış sayılmasına” karar verilmesi gerekirken, yargılamaya devam edilip işin esasının incelenerek yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup, mahkeme kararının belirtilen nedenlerle bozulması gerekirken Dairemizce maddi hataya müsteniden onandığı anlaşılmakla borçlunun karar düzeltme isteminin kabulü gerektiği-
Bölge Adliye Mahkemesi'nce, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde hata edildiği tespit edildiği takdirde, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b-2. maddesi gereğince, istinaf isteminin kabulü ile gerekçenin düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekirken, infazda tereddüt oluşturacak şekilde, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesi değiştirildiği halde istinaf isteminin esastan reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğu-
Alacaklı icra takibini vekil aracılığı ile değil bizzat yaptığı gibi, duruşma gününün de alacaklı asile tebliğ edildiği, cevap dilekçesinin de davalı asil tarafından sunulduğu, bu haliyle davanın alacaklı asil tarafından takip edildiğinin, dolayısıyla alacaklının vekil ile temsil edilmediğinin anlaşıldığı, alacaklının vekili olmadığı halde Bölge Adliye Mahkemesince; lehine vekalet ücreti takdiri isabetsiz olmakla, anılan yanlışlığın giderilmesinin yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığı-
12. HD. 17.12.2020 T. E: 8282, K: 10986-
Davacı, adli yardım talebini mali durumunu göstermeye yeterli somut bir belgeye dayandırmadığından, temyiz yasa yoluna başvurusu nedeniyle adli yardım talebinin reddine karar verilmesi gerekeceği-
Yargıtay ilamının, kararın düzeltilmesini isteyene 22.08.2020 tarihinde elektronik tebligat ile tebliğ edilip, karar düzeltme dilekçesi ile 07.09.2020 tarihinde verilerek kaydettirildiği, ne var ki; Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulması gerektiği gibi, İİK’nun 18/1.maddesi uyarınca, icra mahkemesine arzedilen hususlar ivedi işlerden sayılacağından ve dolayısıyla HMK'nun 103/1-h maddesi uyarınca, adli tatil hükümleri uygulanamayacağından karar düzeltme dilekçesinin süre aşımı bakımından reddinin gerektiği-