6183 s. K. mad. 70 uyarınca; borçlunun “hâline münasip” evi haczedilemeyeceği- İş mahkemesince, 6183 sayılı Yasanın 70’inci maddesinde hak düşürücü süre düzenlenmediği dikkate alınarak, davacının prim borçlusundaki konumu ve bu kapsamda şirket yetkili ve temsilcisi ise 506 s. K. mad. 80 kapsamında ve şartları var ise 6183 s. K. mad 35 ve mükerrer 35 kapsamında sorumluluğu irdelenerek, öncelikle, kendi adına düzenlenmiş bir ödeme emrinin var olup olmadığı, var ise usulüne uygun tebliğ edilip, takibin kesinleşip kesinleşmediğinin araştırılması; takip kesinleşmemesi halinde, davacıya ait olduğu belirtilen eve haciz konulamayacağı hususunun gözetilmesi suretiyle esasa girilmesi gerekirken, "İİK. mad. 82 gereğince davanın haczin öğrenilmesi tarihinden 7 günlük hak düşürücü süreden sonra açıldığı" gerekçesi ile "davanın reddine" karar verilmesinin hatalı olduğu-
Alacaklı vekilinin tevkili ile yetkili kılındığını iddia eden avukata HMK. mad. 77/1 uyarınca alacaklı sıfatıyla ihaleye girme ve pey sürme hakkı tanınması ve yetki belgesi aslını sunması için makul bir süre verilerek eksikliği tamamlamasına imkan tanınması gerektiği- İhalenin feshi davasının alacaklı tarafından açılması halinde, davanın, ihale alıcısı ile birlikte takip borçlusuna da yöneltilmesi gerektiği-
"Davalı lehine düzenlenen üst sınır ipoteği ile ilgili akit tablosunda "0" olarak gösterilen faiz oranına aykırı olarak asıl alacağa faiz eklenerek ve üst sınır ipotek limiti aşılarak, davalıya pay ayrıldığı" iddiasına dayalı itirazın alacağın doğumuna ve esasına yönelik olmadığı- İpoteğin bir üst limit ipoteği olup olmadığını belirlemenin icra mahkemesinin görevine girdiği-
Borçlu vekilinin, takipte istenen komisyona yönelik itirazlarının HMK.'nun 297. maddesinde belirtilen ilkeler uyarınca incelenip, hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerekeceği-
Davadan feragatin, HMK'nun 311. maddesi gereğince kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurup, geçerliliğinin karşı tarafın muvafakatine bağlı olmadığı-
Vasinin kısıtlı adına dava açabilmesi için kendisine vesayet makamınca yeterli süre verilmesi ve bunun bekletici mesele yapılması, aksi halde, istemin sıfat yokluğu sebebiyle reddedilmesi gerektiği-
Davacı vekilinin davadan feragat ettiği anlaşıldığından, feragat hakkında mahkemesince bir karar verilmesi gerekeceği-
İcra mahkemesinin, taraflar gelmeseler bile meskeniyet şikayetini inceleyip sonuçlandırmak zorunda olduğu-
Ödeme emri tebliğ işleminin usulsüzlüğüne yönelik şikayetin, mahkemede her türlü delille ispat edilebileceği-
Borçlunun, tebliğ tarihinin düzeltilmesi için öğrenme tarihinden itibaren yedi günlük şikayet süresi içinde icra mahkemesine başvurması gerektiği-