İpoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takipte borçlunun, alacaklı tarafından süresinde satış istenmediğinden takibin iptali istemi ile icra mahkemesine yaptığı başvurunun şikayet niteliğinde olduğu, mahkemece İİK. 18/3 uyarınca, taraflar gelmeseler bile inceleme yapılıp şikayetin sonuçlandırılması gerekirken, HMK. 150/4 gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinin isabetsiz olduğu-
İcra takibinin ve ödeme emrinin iptali davasında; taraflar gelmeseler bile borçluların şikayetleri incelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekeceği-
Alacaklı vekilinin HMK. 20'de öngörülen iki haftalık yasal süreden sonra icra müdürlüğüne başvurarak dosyanın yetkili icra müdürlüğüne gönderilmesini istediği anlaşıldığından, mahkemece, re'sen takibin açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekeceği-
Ödeme emrine ilişkin tebligatın usulsüzlüğüne yönelik şikayetin mahkemece duruşma açılarak ve tarafların delillerini toplanarak karara bağlanması gerekeceği-
Tahsil harcı işlemini ile birlikte alınan başvurma harcı işlemi de şikayet edildiğine göre mahkemece bu konuda da bir karar verilmesi gerekeceği-
Şüphe ve tereddüt uyandıracak, infazda zorluk çıkaracak şekilde oluşturulan hükmün bozulması gerekeceği-
Gerekçe ve hüküm arasında çelişki yaratacak şekilde hüküm kurulmasının isabetsiz olduğu-
Görevsizlik ve yetkisizlik kararı verilmesi üzerine davacının karşı tarafa görevli veya yetkili mahkemede tebligat yaptırmasının zorunlu olacağı ve her iki halde kararın kesinleşmesi tarihinden itibaren takip tarihi tibariyle uygulanması gereken HUMK. 193 gereğince 10 gün içinde yeniden dilekçe verilmesi veya yeniden çağrı kağıdı tebliğ ettirilmesi gerekeceği, aksi takdirde davanın açılmamış sayılacağı ve aynı kuralın takip hukukunda da geçerli olacağı-
Borçlu hakkında yapılan icra takibinde borca ve faize yönelik itiraz, icra dosyasına vekaletnamesini ibraz etmiş olan borçlu vekili tarafından yapılmış olduğundan, borçlu asile duruşma günü tebliğ edilmesinin usulsüz ve hükümsüz olduğu, mahkemece borçlu vekiline dava dilekçesi ve duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilip taraf teşkili sağlanmadan yokluğunda borçlu aleyhine hüküm tesisinin isabetsiz olduğu-
Keşidecinin senedin tanzimi tarihi itibariyle fiil ehliyetinin bulunup bulunmadığının tespiti yönünde inceleme yapılmadan vesayet altına alınmasını gerektirir durumun başlama tarihi tespit edilmeksizin ve bu konuda HMK 297'de belirtilen ilkelere göre bir karar verilmeksizin hüküm kurulmasının isabetsiz olduğu-
