Mahkemece yüze karşı verilen kısa kararla gerekçeli kararın hüküm kısımları aynı olmasına ve "şikayetin kabulü ile, Ayvalık İcra Müdürlüğünün 2012/2598 esas sayılı dosyasında davacı borçlunun ödeme emrini 30/07/2012 tarihinde öğrenmiş olduğunun kabulü ile, ödeme emrinin bu tarihte tebliğ edildiğinin tespitine, İİK nun 62. maddesi uyarınca itirazın süresinde yapıldığının tespitine ve süresinde yapılan borca itiraz nedeni ile takibin durdurulmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine" karar verilmesine karşın, kararın gerekçesinde, "davalının da takibe konu senedin sözleşme uyarınca alındığını kabul etmediği anlaşılmakla davacının takibe konu senedin teminat senedi olduğundan bahisle takibin iptaline karar verilmesine ilişkin talebinin reddedildiği" belirtilerek çelişki meydana getirildiği, bu durumda, mahkemece, şikayet ve itiraz hususları incelenerek oluşacak sonuca göre ve taleplerden her biri hakkında, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi suretiyle, bozmadan önce verilen kararla bağlı olmaksızın aradaki çelişkiyi giderecek şekilde yeniden karar verilebilmesi için hükmün bozulmasının gerektiği-
Borçlu vekilinin İcra Mahkemesi'ne başvuru dilekçesindeki iddialarının ilama aykırılık şikayeti niteliğinde olup, duruşmalı incelenmesi gerektiği-
İİK. mad. 62 gereğince takibin durdurulmuş olmasının, 4077 s. Kanun'un 10. maddesinden kaynaklanan şikayet ile İİK. mad. 58'den kaynaklanan şikayetin incelenmesine engel olmadığı- Şikayet tarihinden sonra borcun ödenmiş olmasının da şikayetlerin incelenmesine engel olmayacağı-
Şikayet tarihinde taşınmazın maliki olan üçüncü kişinin taşınmazı üzerindeki haczin kaldırılmasını isteyebileceğini
Bilirkişi raporundaki görüşlerden hangisine neden itibar edildiği belirtilmeksizin bilirkişi raporu aynen tekrarlanmak suretiyle şikayetin kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu-
İcra mahkemesince verilen kararlar, kural olarak maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmemekle birlikte, aynı takip dosyası nedeniyle, aynı taraflar arasında ve aynı konuda daha önce verilen icra mahkemesi kararlarının, kesinleşmek koşuluyla sonraki şikayet yönünden kesin hüküm teşkil edecekleri-
Mahkemece belirtilen anayasal ve yasal düzenlemeler doğrultusunda, 6183 Sayılı Yasa'nın 84 ve devamı maddeleri uyarınca değerlendirme yapılarak, şikayetçi tarafından ileri sürülen fesih sebepleri gerekçesiyle birlikte tek tek tartışılıp oluşacak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, fesih nedenleri irdelenmeden ve gerekçelendirilmeden yazılı şekilde hüküm tesisinin isabetsiz olduğu-
İhalenin feshi isteminin, Medeni Usul Hukuku anlamında dava olmayıp; "şikayet" niteliğinde olduğu, hasım yanlış gösterilse veya hiç gösterilmese bile dava reddedilmeyip doğru hasım davaya dahil edilip tebligat yapılmak suretiyle yargılamaya devam edilmesinin gerekeceği, borçlunun şikayetçi olması durumunda; şikayetin yasal hasmının icra takibinin alacaklısı ve ihale alıcısı olduğu-
Borçlunun tebligatın usulsüz yapıldığına ilişkin şikayetinin İİK'nun 18. maddesinin ikinci fıkrası gereğince duruşmalı olarak incelenmesi gerektiği, tebligatın usulsüz yapıldığına ilişkin şikayette tebligat parçasında yazılı olan hususun aksinin her türlü delille ispatlanabileceği-
Borçlunun, kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile ilamsız icra takibine karşı, D.li 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde görülmekte olan borçlu şirket hakkındaki iflasın ertelenmesi davasında verilen 07.11.2013 tarihli tedbir kararına dayanarak usulsüz yapılan takibin iptalini talep ettiği, bu talep İİK. nun 16. maddesi hükmünde öngörülen şikayet niteliğinde olup, borçlunun takibin iptalini icra mahkemesinden istemesi mümkün olup, bu talepte hukuki yararının olduğu-
