Borçlunun takibin kesinleşmesinden sonraki dönemde takibin zamanaşımına uğradığı yönünde talebi bulunmadığı gibi İİK.nun 39. maddesi gereğince ilama dayalı takiplerde geçerli olan 10 yıllık zamanaşımını da geçmediğinden, mahkemece, borçlular vekilinin ileri sürdüğü şikayet nedenleri incelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile icranın geri bırakılması yönünde hüküm tesisinin isabetsiz olduğu-
Mahkemece, davacının dayandığı bu vakıalarda davacının talebiyle bağlı olduğuna göre; talep aşılmaksızın davacının 25 gün yıllık izin ücret alacağı hesaplanıp hüküm altına alınması gerekirken maddi vakıaya bağlı talep aşılarak 29 gün yıllık izin ücret alacağının hüküm altına alınmasının hatalı olduğu-
Mahkemece 2010 yılı ile sınırlı olarak genel tatil ücret alacağının hüküm altına alınması gerekirken hatalı şekilde 2008 yılından itibaren genel tatil ücret alacağının ödenmediği kabul edilerek hüküm altına alınmasının hatalı olduğu-
Terk ve eylemli ayrılık sebebiyle boşanma davası açıldığından, talep sonucunda bulunmayan TMK. mad. 166/1. maddesi gereğince karar verilemeyeceği-
Sadece "ödeme emrinin iptali" talep edildiğinden, mahkemece, borçlunun dava dilekçesinde ileri sürdüğü bu şikayetin incelenmesi gerektiği-
Kooperatif ortaklığının iptali ve buna bağlı olarak tapu iptali ve tescil istemli davada; çoğun içinde az da vardır kuralı gereği tespit kararı verilmesi gerektiği-
Borçludan kamu ihale mevzuatı uyarınca alınan teminat, yapılacak işin teminatını oluşturduğundan, şikayetçi 3. kişinin sözkonusu şikayette hukuki yararının olduğu-  Şikayetçinin haczin kaldırılması istemi, kamu düzenine ilişkin emredici yasa hükümlerinden kaynaklandığından bu konudaki şikayetin süreye de tabi olmadığı- Mahkemece, 3. kişi nezdindeki teminatın haczinin usulsüz olduğu kabul edildiğinden, uyuşmazlık konusunu oluşturan ve haciz ihbarnamesinde geçen "nakti teminatların" sözcüklerinin yer aldığı kısmın iptaline karar verilmesi ile yetinmesi gerektiği-
Davacıların talep sonucunda gösterdiği taleplerinden birisi için bu talep aşılmak suretiyle hüküm kurulmuş iken, davacıların diğer talepleri konusunda da herhangi bir değerlendirme yapılmamış ve hüküm kurulmamış olduğunun görüldüğü, hükümde istek sonuçlarından her birinin ayrı ayrı karşılanmasının ve her biri hakkında ayrı ayrı hüküm kurulmasının gerektiği-
Davacı kadının tazminat taleplerine ilişkin faiz talebi olmadığı halde talep aşılarak kadın yararına hükmedilen tazminatlara yasal faiz uygulanmasının, hakimin taleple bağlılığı ilkesi gereği doğru olmadığı-
Çocuk için doğum tarihinden geçerli olmak üzere tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken, dava tarihinden geçerli olacak şekilde tedbir nafakasına hükmedilmesi usul ve kanuna aykırı olduğu- Davacı-karşı davalı kadının yoksulluk ve iştirak nafakalarına arttırım talebi bulunmadığı halde mahkemece talep aşılarak kadın yararına hükmedilen yoksulluk ve ortak çocuk yararına hükmedilen iştirak nafakasına her yıl TÜİK'in belirlediği ÜFE oranında artırım kararı verilmesinin, hakimin taleple bağlılık ilkesini ihlal ettiği-