Trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin davada, dava konusu hakkında idari yargıda açılan davanın adli yargının davaya bakmaya görevli olduğundan bahisle verilen görevsizlik kararı daha önce kesinleşmiş olduğundan, 2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkındaki Kanun'un 19.maddesine göre görevli yargı yerinin belirlenmesi için dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesi yönünde bir karar verilmesi gerektiği-
Tazminat davası-
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nın 114. maddesi yollamasıyla sözleşme hükümlerine dayalı tazminat istemlerinde uygulanması gereken aynı Kanun'un 49. madde hükmünde yer alan haksız eylem sorumluluğunda zararın ve zarar ile sorumlu arasındaki nedensellik bağının kanıtlanması gerekeceği, henüz zarar gerçekleşmeden açılan davanın reddi gerekeceği, işbu davada zararın doğabilmesi için davacının kredi alacağının davalının yaptığı değerlemeye dayanılarak konulan ipotek haricinde asıl borçlu ve kefillerden ve varsa diğer teminatlardan tahsil kabiliyetinin olmadığının sabit olması gerekeceği-
Mahkemece davalıların, yerel mahkemenin ............... esas ................ karar sayılı dosyasındaki davalılar ile birlikte müteselsilen sorumluluklarına hükmedildiği için tahsilde tekerrür olmayacak şekilde hüküm kurulması gerekirken, bu hususun atlanmış olması doğru olmayıp bozma sebebi ise de; bu yanılgının giderilmesinin yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte olmadığı-
Mahkemece, aynı bilirkişiden, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihindeki hasarsız 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespit edilmesinden sonra aradaki farkın hesaplanarak değer kaybı miktarının bulunması hususunda ayrıntılı, denetime elverişli ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekeceği-
Mahkemece, talep konusunun miktarı, taraflar arasında tartışmasız veya açıkça belirli olsa bile kısmi dava açılabilmesi mümkün hale geldiği, davacı talebine göre araç hasarının belirlenmesi için yargılama gerektiğinden işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekeceği-
Trafik kazası sonucu oluşan araç hasar bedeli ile manevi tazminat istemine ilişkin davada, davacının talebiyle bağlı kalınarak ve talep ettiği miktar üzerinden kusur indirimi ile tazminatın belirlenip hüküm altına alması gerektiği; yanılgılı değerlendirme ve HMK'nın 26. maddesindeki taleple bağlılık ilkesine aykırı biçimde, davacı talebini aşarak davacı lehine tazminata hükmedilmesinin yerinde olmadığı-
D.çelerin teati aşamasının geçilip, tahkikat aşamasına geçilmiş bulunduğu gözetilerek, bu aşamada, sadece HMK’nun 324. maddesi uyarınca delil avansı istenebileceği gözden kaçırılarak, kapsamı da belirtilmeden gider avansı istenmesi yerinde olmadığından, yazılı şekilde dava şartı noksanlığından davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı-
Davanın açılmamış sayılması kararı usule ilişkin temyizi mümkün nihai bir karar olup, derdestlik yönünden kararın temyiz edilmeden veya temyiz edilmesi sonucu kesinleşmesi gerekmeyeceğinden davanın açıldığı tarihte derdest bir dava bulunmadığından, işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği-
Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın, bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı(TTK. mad. 4)- Davacıya sigortalı M. Lojistik Ulus. Taş. Depo Dağ. Ve Tic. A.Ş.'ye ait işyerindeki emtianın çalınması nedeniyle davacı tarafından sigortalıya ödenen teminat bedelinin, zarara neden olduğu iddia edilen davalılardan rücuan tahsilinin talep edildiği, bu itibarla davacının halef olduğu gözetilerek davanın nitelendirmesi yapılırken sigortalı ile zarara neden olduğu iddia edilen arasındaki hukuki ilişkiye bakılması gerektiği, bu ilişkinin sözleşmesel bir ilişki olduğu, sözleşmenin her iki tarafının da tacir olduğu, dolayısı ile davanın ticari bir dava olduğu, haksız fiile dayalı tazminat davası olmadığı anlaşıldığından davanın Asliye Ticaret Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği-