Kiralananın kullanıma elverişsiz hale gelmesi veya kullanımının önemli ölçüde azalması kiracının kasıtlı olmayan bir eylemi ile meydana gelmiş olsa dahi, kiraya verenin kiralananın kullanıma elverişli halde bulundurulması yükümlüğünden kurtulamayacağı- Kiraya verenin kasıtlı olarak kiralanan alandaki elektriği kesme eylemi nedeniyle kiracının abonelerine belirli bir süre kaliteli iletişim hizmeti veremediğinin ve bu hali ile zarar görmüş olduğunun kabulü gerektiği-
Kâr paylı karma hayat sigortası sözleşmesinden kaynaklanan ve sigorta süresi sonunda ödenmesi gereken tazminatın uyarlama yapılarak tahsili istemine ilişkin davada; toplum nezdinde “güvenilir kişi” sıfatına haiz olan ve üzerine düşen koruma yükümlülüklerini yerine getirmeyen davalı ..., güven sorumluluğu kapsamında, davacının haklı güveninin boşa çıkarılması nedeniyle (davacının) uğradığı zararı gidermek zorunda olduğu- O hâlde somut olayda davacının güveninin boşa çıkması nedeniyle uğradığı zarar miktarının belirlenmesi noktasında ve hâkimin hukuk yaratması kapsamında davacının da talebi gözetilerek uyarlama yapılabileceği-
Elektrik tüketim bedeline esas faturaların uzun süre ödenmemesine rağmen kesilmesi gereken elektriğin kesilmediği somut olayda; ikametini değiştirmesine karşın abonelik sözleşmesini iptal ettirmeyen davalının, adına tahakkuk ettirilen borcun ne kadarından sorumlu olduğu- Abonman sözleşmesi feshedilmemekle ayakta olduğundan, öncelikle ilgili tesisata kullandırılan elektrik bedelinin karşılığı olan ödenmeyen fatura asıllarının tamamından davalı abonenin sorumlu olduğunun kabulü; bunun yanında yönetmelik hükümlerine göre abonenin elektriğinin kesilmesi gerekli olan tarih belirlenip bu tarihe kadar ki sarfiyatın gecikme zammı ile faizinden davalının sorumlu olduğu ancak daha sonraki süre yönünden ancak tazminat niteliği açıklanan gecikme zammı ve işleyecek faizden davacının müterafik kusuruna dayanılarak tenkisi gerektiği-
Davalı bankanın, hukuki dayanağı olmaksızın sırf eşinin zimmet iddiası nedeniyle davacı-çalışanının parasına el koymuş olması başlı başına kişilik haklarının zedelere mi?
Montreal Konvansiyonu’nun 19. maddesinde taşıyıcıların; yolcunun bagaj ve kargolarını taşırken meydana gelen gecikmeden doğan hasarlarından sorumlu olacakları söylenmiş ise de işbu sorumluluğun manevi yönünün bulunup bulunmadığı noktasında açıklık olmadığı- Ancak uğranılan manevi zararların TBK.m.58'e dayanılarak talep edilebileceği- Davacıların 4 gün sürecek yurt dışı turu için tercih ettikleri hava yolu firmasının, davacıların bagajını uçakla birlikte değil de 3 gün sonra getirmesi halinde ve davacıların bagajlar getirilene kadar hava yolu firması ile iletişimde olmaya çabaladıkları, kronik hastalıkları için kullandıkları ilaçların ve seyahat için gerekli diğer kişisel eşyalarının bagajlarda bulunduğu, planlanan 4 günlük seyahatinin ilk 3 gününün valizlere ulaşamamanın verdiği stres ve sıkıntıyla geçtiği anlaşılıyorsa manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği-
Davacının, davalı bankadaki mevduatının ona ait nüfus ve hesap cüzdanı kullanılmak suretiyle aynı evde kaldığı arkadaşı tarafından çekilmesine ilişkin somut olayda; davalı banka tarafından davacının, dava dışı (ev arkadaşı) ile birlikte bankayı dolandırmak amacıyla el ve iş birliği içerisinde olduğu iddia ve ispat edilebilmediğinden; itimat kurumu olan bankaların aldıkları mevduatları özenle korumak zorunda olmaları ve bu konuda objektif özen borcunun gereği olarak hafif kusurlarından dahi sorumlu bulunmaları karşısında davacının zararından davalı bankanın sorumlu olduğu ve zarar görenin ortak kusurunun da bulunmadığından tazminatta indirim yapılamayacağı-
Hakkaniyet elverdiği takdirde tam ehliyetsiz olan kişinin, diğer tarafın batıl hukuki işlemin hüküm ifade ettiğine olan güveni nedeniyle oluşan zararından sorumlu olacağı- Kendisini ehil bir kişi gibi gösterip hukuki işlem yapan ve bu suretle karşı tarafı zarara uğratan ehliyetsiz kişinin bu zarardan sorumlu olacağının kabulü gerektiği- Tam ehliyetsiz kişinin kendisini ehil bir kişi gibi gösterip hukuki işlem yapması ve bu suretle karşı tarafı zarara uğratması, normal bir insanla eşdeğer tarzda hareket etmesi halinde hukuki muamelenin hükümsüzlüğünü ileri sürmenin hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olacağı-
Vekilin özen borcuna aykırılık halinde tazminat istenebilmesinin; vekilin davranışıyla oluşan zarar arasında illiyet bağı olması gerektiği-
Eser sözleşmesinin ayıplı ve eksik ifası nedeniyle tazminat istemi-
3. HD. 18.09.2018 T. E: 1743, K: 8628-