İcra müdürlüğünce; ipotekli alacak miktarı alacaklı bankadan sorulup tesbit edilmeden, satış bedelinin rüçhanlı alacakları karşılayıp karşılamadığı araştırılmadan ihale yapılamayacağı– Taşınmaza kıymet takdir edilmesine dair istem ve işlemlerin “satışa hazırlık” niteliğindeki birer işlem olup, açıkça “satış talebi” olmadıkça, İİK.’nun 106. maddesindeki süreyi kesmeyeceği-
Ortaklığın giderilmesi yoluyla yapılan satışlarda, satış bedelinin rüçhanlı alacakları karşılamasının gerekmediği (çünkü; bu tür satışlarda “satış isteyen alacaklı” bulunmadığı)-
İcra mahkemesinde süresi içinde açılmış olan ihalenin feshi davasında şikayetçi tarafından “fesih sebebi” olarak şikayet dilekçesinde ileri sürülmemiş olsa dahi -ihalenin, İİK.’nun emredici 129. maddesine aykırı olarak, asgari tutarın altında yapılmış olması, satış ve paraya çevirme masraflarını karşılamadığı halde ihalenin yapılmış olması, kıymet takdirinin üzerinden iki yıl geçtikten sonra ihalenin yapılmış olması, ihale tarihi ve ihalenin başlama ve bitiş saatlerinin ihale tutanağında belirtilmemiş olması, iki ihale günü arasında on gün süre bulunmaması, borçlunun ehliyetsiz olması, satış ilanlarının satış kararına uygun olarak yapılmamış olması, satış talebinden iki ay sonra ihalenin yapılmış olması, icra takibi yapılmadan ihale yapılmış olması, gerek gazetede ve gerekse belediyede yapılan ilanın tarihi ile ihale tarihi arasında bir aydan az bir süre bulunması vb. gibi– kamu düzenine ilişkin yasa hükümlerine aykırılık halinde, icra mahkemesince doğrudan doğruya, “ihalenin feshine”
5520 Sayılı Kanunun 5/1-f maddesi gereğince; "Bankalara borçları nedeniyle kanunî takibe alınmış veya Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna borçlu durumda olan kurumlar ile bunların kefillerinin ve ipotek verenlerin sahip oldukları taşınmazlar, iştirak hisseleri, kurucu senetleri ve intifa senetleri ile rüçhan haklarının, bu borçlara karşılık bankalara veya bu Fona devri....", istisna kapsamında sayıldığına göre, bankaların yalnızca kredi sözleşmesinden kaynaklanan değil, her türlü alacaklarının tahsili için yaptıkları icra takibi nedeniyle yapılan ihale sonucu taşınmazı alacaklarına mahsuben almaları halinde, anılan işlemin damga vergisinden müstesna olduğunun kabulü gerekeceği-
Toplu rehin durumunda ipotek alacaklısının üzerinde toplu rehin kurulmuş taşınmazların tamamının aynı zamanda satılmasını talep etme zorunda olduğu– Satış bedelinin, ihalenin yapıldığı icra takibine konu edilen ipotekli alacaklının alacağını karşılaması gerekmediği (ipotekli taşınmazın ipotekli alacaklının kendisi tarafından satışının istenmeyip, başka bir ipotekli ya da haciz koydurmuş olan alacaklı tarafından yapılan takip sonucunda satışının istenmesi halinde, satış bedelinin ipotekli alacaklının alacağını da karşılaması gerekeceği)-
Alacaklı-alıcının “yaptığı takip masraflarının kendisine ödenmesini istememesi (bu masrafları talep hakkından feragat etmesi) halinde, borçlunun satış masraflarını karşılamayan ihalenin feshini” istemekte hukuki yararının bulunmayacağı-
Davacı, ihale sırasında tellaliye hizmeti yürütmüş olup, bu hizmetin gereği olarak da tellaliye ücretine hak kazanacağı; ihalenin feshedilmiş olmasının bu hizmetin yapılmadığı sonucunu doğurmayacağı-