İtiraz Hakem Heyetince dava konusu trafik kazasına ilişkin varsa ceza soruşturma dosyası ve mobese kayıtları da dosya arasına alınarak tüm deliller değerlendirilmek suretiyle tarafların olaydaki kusur oranlarının tespiti için üniversite öğretim üyelerinden veya Karayolları Genel Müdürlüğünde görevli fen heyetinden seçilecek uzman bilirkişilerden denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiği-
Mahkemece hükme dayanak kılınan bilirkişi kusur raporunda ceza davasında asli kusurlu kabul edilen kişininn kusurunun %5, davalı şirketin kusurunun ise %75 olarak değerlendirilmesi karşısında raporlar arasında kusur değerlendirmesine yönelik çelişki oluştuğu ve bilirkişi kusur raporunda, kusurla ilgili değerlendirmeler yönünden oluşan çelişki açık ve net olarak değerlendirilerek giderilmediği anlaşıldığından işçi sağlığı ve iş güvenliği ile iş kazasının meydana geldiği iş kolunda uzman bilirkişi heyetinden kusur oranı ve aidiyet konusunda yeniden rapor alınarak ortaya çıkan çelişki de giderilmek suretiyle davalıların kusur oranına göre sorumluluğu belirlenerek davalılar yönünden kusura ilişkin davacı Kurum lehine oluşan usuli kazanılmış hak gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği- "Ceza davasında kabul edilen kusur oranının hukuk hakimini bağlamayacağı ancak delil niteliğinde olduğu, ceza davasında tüzel kişinin kusurunun gerçek kişiye atfedildiği, Özel Dairece aynı gerekçeyle iki kez bozma yapıldığı, sözü edilen bilirkişi raporları arasında çelişki bulunmadığı" görüşünün benimsenmediği-
Dosya kapsamında yer alan ceza mahkemesi kararına dayanak olan Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Dairesince tanzim edilen raporda, ''maktulde tespit edilen yaralanmaların yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı, etkisinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilir olduğu, ölümün travmanın etkisi ile sinir uçlarının aşırı uyarılmasına bağlı ani solunum ve dolaşım durması sonucu meydana geldiği, ölüm ile travma arasında illiyet bağı olduğunun'' bildirilmesine göre, eldeki davada davalılardan ...'ın haksız fiil hükümlerine göre sorumlu olacağı, davacıların bu davalıya yönelik maddi ve manevi tazminat taleplerinin açıklattırılması ve oluşacak sonuca göre hüküm tesisi yoluna gidilmesi gerektiği- Mahkemece, davalılardan baba ... yönünden gözetim yükümlülüğünü ihlal ettiği kanaatine ulaşılamadığı, disiplinli, terbiye görevini yerine getiren ebeveyn olduğu, davalıların çocuğunun tamamen serbest bir ortama bırakılmadığı, olayın okulun açık olduğu saatler içerisinde meydana geldiği, çocukların kavga etmesinin yaş aralığı da dikkate alındığında olağan olduğu, davalı baba ...'ın olay tarihinde çocuğun başında olması halinde dahi böyle bir durumun gerçekleşebileceği, davaya konu eylemin maktulün haksız tahrik içeren eylemleri akabinde gerçekleştiği gerekçeleriyle bu davalı yönünden de davanın reddine kararı verilmiş ise de; davalı baba ...'ın okul içinde ya da dışında çevresine ve arkadaşlarına yönelik zarar verici fiil ve davranışlarda bulunmaması gerektiği yönünde oğlu olan davalı ...'ı eğitip uyarılarda bulunduğunu, bu yönde gerekli bakım ve özen yükümlülüğünü yerine getirdiğini ispat edemediği, olay tarihi itibariyle davalı baba ... ile oğlu olan davalı ... arasındaki bağımlılık ilişkisinin kesilmediği de nazara alındığında, yanılgılı değerlendirmeyle davalı baba ... yönünden de davanın tümden reddine karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğu- Davacılardan ...'nin destekten yoksun kalma tazminatı dışında manevi tazminat talebinde de bulunduğu anlaşılmakla, öncelikle bu davacının manevi tazminat talebi açıklığa kavuşturulmak suretiyle, üvey anne olan ...'nin manevi tazminat isteyebilmesi için olayın özelliği ve durumun koşulları araştırılması, bu koşul ve özellikler eylemli ve duygusal bir yakınlığı belirtiyorsa manevi tazminat isteyebileceği değerlendirilerek istem hakkında bir karar verilmesi gerektiği-  Ana ve babanın velayetleri çerçevesinde üçüncü kişilere karşı çocuklarının yasal temsilcisi olduklarından, küçüğün başkalarına verdiği zarardan dolayı yine aynı Kanunun 369. maddesi gereğince ev başkanı olarak sorumlu oldukları, davalılardan ... yönünden kural olarak ev başkanının sorumluluğuna ilişkin davalarda ev başkanının baba olduğu değerlendirilerek bu davalı yönünden pasif husumet yokluğundan ret kararı verilmesinin hatalı olduğu- Ana ve babanın evlilik devam ettiği sürece velayet hakkını birlikte kullanacaklarından, ana ve baba velayetleri çerçevesinde üçüncü kişilere karşı çocuklarının yasal temsilcisi olduklarından, küçüğün başkalarına verdiği zarardan ev başkanı olarak sorumlu olacakları-
4. HD. 17.03.2025 T. E: 2022/492, K: 4422
Ceza Mahkemesi kararının gerekçesinin, hukuk hakimini bağlayıcı nitelikte olduğu-
Ceza dosyasında alınan kusur raporlarında müteveffa sigortalının İzmir Havalimanı İç Hatlar Terminali inşaatında emniyet kemerini can halatına takmadan ve uygun bir yere sağlam bir şekilde bağlamadan çatıda çalıştığı sırada dengesini kaybederek 20 metre yükseklikten düşerek vefat ettiği, bu nedenle asli kusurlu olduğu belirtilmesine rağmen eldeki davada İlk Derece Mahkemesindeki yargılama sırasında alınan bilirkişi raporlarında müteveffa sigortalının %30 oranında kusurlu olduğu yönündeki raporlara göre karar verildiği dikkate alındığında raporlar arasında çelişki oluştuğu-
Davalının, davacı kurumda genel müdür olarak görev yaptığı dönemde davalı kurumu zarara uğrattığı gerekçesiyle kurum zararının tahsili istemi-
Haksız fiilden kaynaklanan tazminat istemi- TBK’nın 74 üncü madde hükmü gereği hukuk hakimi kusur belirlemesinde, ceza yargılaması sonucunda verilen beraat hükmü ile bağlı değilse de verilen ceza kararında somut olaya ilişkin tespitleri ile bağlı olacağı- Somut olayda ise davalılar ile ilgili kurulan ceza mahkemesi hükmünün delil yetersizliği gerekçesinde dayandırıldığı anlaşıldığından, davalıların hesaplarına geçen paralara ilişkin sebepsiz zenginleşip zenginleşmediklerine ilişkin hukuk mahkemelerince ayrıca değerlendirme yapılması gerekeceği, bunun ise davalıların hesaplarına geçen paraların akıbetinin ne olduğuna ilişkin denetime elverişli bir bilirkişi raporu ile tespiti gerekirken mahkemece davalıların hesaplarına geçen paraların kimler tarafından ve ne yöntemlerle hesaplardan alındığı konusunda bir değerlendirme yapılmadığı gibi davacı vekilinin bu konuya ilişkin sunduğu ciddi itirazları da değerlendirilmediği- Davacı dışında diğer davalılar bakımından hesaplarına geçen paraların ne şekilde ve kimler tarafından çekildiği veya nereye aktarıldığı konusunda takibatını içerir denetime elverişli bilirkişi raporu alınmak suretiyle varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekeceği-
TBK. m. 19 gereğince muvazaa hukuksal nedenine dayalı iptal ve tescil istemine ilişkin davada, davaya konu uyuşmazlıkla ilgili olarak davalının dolandırıcılık suçundan sanık olarak yargılandığı ceza dava dosyasının kesinleşmesinin beklenilmesi, kesinleşmiş ceza kararı da değerlendirilerek varılacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerektiği-
Somut olayla ilgili düzenlenen kaza tespit tutanağında ise sadece destek yayanın kusurlu olduğu belirtilmiş , ayrıca desteğin annesinin ................ Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ............... E. sayılı dosya ile açtığı takipsizlik nedeniyle açılmamış sayılmasına karar verilen destekten yoksun kalma tazminatı davasında trafik bilirkişiden alınan raporda destek yayanın asli kusurlu, sürücünün kusursuz olduğunun belirtildiği, bu durumda İtiraz Hakem Heyetince, ceza dosyası getirtilerek ceza dosyasında alınan kusur raporları, kaza tespit tutanağı ve ................ Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ............. E. sayılı dosyasında alınan kusur raporu da irdelenerek, tüm dosya kapsamı ile oluş şekline göre tarafların olaydaki kusur oranlarının duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespiti ve meydana gelebilecek çelişkilerin giderilmesi yönünden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınması için İTÜ veya Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyetinden seçilecek bilirkişi heyetinden kusur raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekeceği-