Ana yanında kalmasının çocuğun bedeni, ahlaki gelişmesine engel olacağı yönünde ciddi ve inandırıcı deliller bulunmadığı ve hemen meydana gelecek tehlikelerin varlığı da ispat edilmediği halde ana bakım, şefkatine muhtaç 1998 doğumlu K.’nın Türk Medeni Kanununun 182., 336/2. maddeleri uyarınca babanın velayetine bırakılmasının usul ve kanuna aykırı olacağı–
Velayet hakkı davacı annesine verilen küçük için her hafta C.rtesi ve Pazar günleri davalı babaya verilmesi suretiyle şahsi ilişki kurulması, anneyi sürekli eve bağımlı kılacağı gibi hafta sonları annenin çocukla ilgilenmesi imkanını ortadan kaldıracağından, daha uygun sürelerle şahsi ilişki kurulmasına karar verilmesinin gerekeceği–
Velayet düzenlenirken analık, babalık duygularından önce küçüklerin bedeni ve fikri gelişimlerinin dikkate alınmasının gerekeceği–
Yaklaşık üç yaşındaki müşterek çocuğun baba ile yalnız dini bayramların birinci günü üç saat kişisel ilişki kurulmasının yetersiz olacağı, bu kişinin anne yanında kurulmasının da doğru olmayacağı–
Velayet hakkının düzenlenmesinde aslolanın küçüklerin sağlık, eğitim ve ahlak bakımından yararları olduğu, davalı annenin belirli bir yerleşim yeri olmaması ve toplum kurallarına uymayan yaşantısı nedeniyle küçüklerin velayetinin halen yanlarında bulunduğu babalarına verilmesinin uygun olacağı-
Ana yanında kalmasının çocuğun bedeni, fikri, ahlaki gelişmesine engel olacağı yönünden ciddi ve inandırıcı deliller bulunmadığı ve hemen meydana gelecek tehlikelerin varlığı da ispat edilmediği halde ana bakım ve şefkatine muhtaç 12.01.1999 doğumlu küçüğün TMK’nun 182, 336/2. maddeleri uyarınca babanın velayetine bırakılmasının usul ve kanuna aykırı olacağı–
İştirak nafakasının, yasa gereği, çocuğun ergin olması ile kendiliğinden son bulacağı–
Kişisel ilişki kurulurken analık, babalık duygularından önce çocukların yararının dikkate alınmasının gerekeceği–
Kişisel ilişki düzenlenmesinde, ana ve babadan herbirinin, diğerinin çocuk ile kişisel ilişkisini zedelemeden, çocuğun eğitilmesini ve yetiştirilmesini engellemekten kaçınmakla yükümlü olacağı–
Nafaka alacağı hükümle miktarı belirlenen ve muacceliyet kazanan bir alacak olduğundan, takdir olunan iştirak nafakasına dava tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesinin doğru olmayacağı–
