TÜRK MEDENİ KANUNU > - Aile Hukuku > - EVLİLİK HUKUKU > - BOŞANMA > - C. Karar > - VIII. Çocuklar bakımından ana ve babanın hakları > Madde 182 - 1. Hâkimin takdir yetkisi
2009 doğumlu müşterek çocuğun velayetinin davacı anneye bırakıldığı ve müşterek çocuk için aylık 100 TL iştirak nafakasına hükmedildiği,bu davanın açıldığı tarih itibariyle aradan yaklaşık dört yıllık süre geçtiği, davacının Migrosta yönetici olduğu, aylık 11.000 TL geliri olduğu, müşterek çocuğun Kolej İlkokul 1. sınıfına gittiği, yıllık eğitimi ücretinin 17.503 TL olduğu, davalının ise daha önceki işinden 2011de ayrıldığı ve şu an adliyede arabuluculuk ve bilirkişilik yaptığı anlaşıldığından, tarafların tespit edilen sosyal ekonomik durumları, nafakanın niteliği, nafakanın hükmedildiği tarih ile eldeki dava arasında geçen süre, müşterek çocuğun yaşı, eğitim durumu, ihtiyaçları, ekonomik göstergelerdeki değişim dikkate alındığında, mahkemece 200 TL'ye artırılan nafaka miktarı az olduğu-
Davacı dava tarihinde daha önce çalıştığı işten elde ettiği gelirden daha düşük gelir elde ediyorsa da, davacının boşanma kararı kesinleşmeden evvel söz konusu işten çıkartıldığı, davacının bu hususu temyiz konusu yapmadığı, bu duruma karşın davacının sırf boşanmayı sağlayabilmek için imzaladığı protokol gereğince iştirak nafakası ödemeyi kabul etmesi ve boşanma kararının kesinleşmesi sonrasında, eldeki dava tarihi arasında geçen kısa sürede müşterek çocuk lehine olan iştirak nafakasının kaldırılması-indirilmesi talebinin, nafakanın niteliği, müşterek çocuğun ihtiyaçları karşısında, iyiniyet, sözleşmeye bağlılık ve sözleşmenin devamlılığı ilkeleri ile bağdaşmayacağı- Davacının önceki işindeki konumu ve mesleği itibariyle iş bulma imkanı değerlendirildiğinde, mahkemece, "nafakanın indirilmesi" talebinin reddine karar verilmesi gerektiği-
Müşterek çocuğun velayetinin davacı anneye bırakıldığı ve çocuk için aylık 200 TL iştirak nafakasına hükmedildiği, müşterek çocuğun %98 oranında engelli olduğu, davacının çalışmadığı, çocuğu ile birlikte 250 TL karşılığında kirada oturduğu, engelli çocuğu için aldığı 780 TL maaş ile geçimini sağladığı; davalının ise, babasına ait evde eşi ve bir çocuğu ile birlikte oturduğu, kuruyemiş işyeri olduğu, işyeri kirasının 1.200 TL olduğu, aylık gelirinin 1.000 TL olduğu, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Başkanlığından gelen yazı cevabına göre, davacının üç ayda engelli yakını aylığı olarak 849,39 TL, ayrıca engelli yardımı adı altında 769 TL evde bakım aylığı aldığı görülmüş olup, tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumları, nafakanın niteliği, müşterek çocuğun yaşı, eğitim durumu, ihtiyaçları, çocuk için alınan aylık yardım maaşları, ekonomik göstergelerdeki değişim ve nafaka yükümlüsünün (davalı babanın) gelir durumu nazara alındığında; aylık 500 TLye artırılan iştirak nafakası miktarı fazla olduğu-
İştirak nafakasına ilişkin davaya Aile Mahkemesi sıfatıyla bakılarak karar verilmesi gerekirken, Asliye Hukuk Mahkemesi olarak genel mahkeme sıfatıyla hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu- Yargılamanın yenilenmesi talebinin kararı veren mahkemece inceleneceği-
Davacının bankada çalıştığı, 2.700 TL maaş aldığı, 1.000 TL kira ve aidat ödediği, evli olduğu; davalının teknisyen olarak çalıştığı, 2.395 TL maaş aldığı, 400 TL kira ödediği, müşterek çocuğun ise 2003 doğumlu olduğu, özel okula gittiği tespit edildiğinden, mahkemece, tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumları, nafakanın niteliği, müşterek çocuğun yaşı, eğitim durumu, ihtiyaçları, ekonomik göstergelerdeki değişim ve nafaka yükümlüsünün (davalı babanın) gelir durumu nazara alınarak iştirak nafakasının TMK.4. maddesinde vurgulanan hakkaniyet ilkesine gereğince değerlendirilmesi gerekirken, "nafakanın protokolde ve mahkeme ilamında hüküm altına alınan orandan fazla miktarda arttırılmasını gerektirir bir durum olmadığı" gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğu-