Muvazaa nedeniyle açılan tasarrufun iptali davasında, inceleme konusu talebin nev-i ve niteliği ile dosya kapsamı gözetildiğinde, ihtiyati haciz verilmemesi halinde hakkın elde edilmesinin talep eden açısından önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkansız hale geleceği- TBK.19. maddesine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkin davada, kıyasen İİK m. 281/2'nin uygulanması gerektiği- Davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin İİK m. 281/2 maddesi gereğince KABULÜ ile; ileride gerçek dava değeri belirlendiğinde yerel mahkemece artırılıp eksiltilmesi mümkün olmak kaydıyla takdiren 10.000,00 TL nakdi teminat tutarı yerel mahkeme veznesine yatırıldığında veya muteber bir bankanın kesin veya süresiz nitelikteki teminat mektubu yerel mahkemeye ibraz edildiğinde davalılar adına kayıtlı olması durumunda ... 711 Parsel sayılı taşınmazın 1/2 payı üzerine,.. Parsel sayılı taşınmazın 1/8 payı üzerine, ... Parsel sayılı taşınmazın 3/8 payı üzerine, ... taşınmazın 3/16 payı üzerine dava değeri olarak gösterilen 10.000,00 TL üzerinden İHTİYATİ HACİZ KONULMASINA karar verilmesi gerektiği- "Dava değeri olarak gösterilen 10.000,00-TL'nin her zaman tahsil edilebilir bulunması, hacizde ölçülü olma kuralı da gözetildiğinde, ayrıca tasarruf tarihinden dava tarihine kadar geçen uzun sürede davalının taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa yönelik bir delil de sunulmadığı anlaşılmakla, davacının alacağı bakımından yaklaşık ispat ile İİK m. 281/2 uyarınca ihtiyati haciz koşulları gerçekleşmediğinden talebin reddine" karar verilmesinin hatalı olduğu-
Tasarrufun iptali istemine ilişkin olan davada, harcın dava değeri tasarrufa konu taşınmazın tasarruf tarihindeki değeri ile takip çıkışı alacak miktarından hangisi düşük ise düşük olan tutardan ibaret olduğu- Mahkemece davacı yandan başvuru harcı ve nisbi peşin harç alınmadan davanın bitirilmesinin doğru olmadığı- Davacının yargı harçlarını ödeme yükümü altında olduğu anlaşıldığına göre, eksik peşin nispi karar ve ilam harcı tamamlanmadıkça eldeki davaya devam etme olanağı bulunmadığı- Aksi halin kabulünde, harç kaybı yanında, istinaf ve temyiz sınırlarına göre tarafların kanun yoluna başvuru hakkının elinden alınmasına neden olacağından hukuki dinlenilme hakkının ihlali sonucunu doğuracağı-
Davaya konu alacağın tahsil edilerek infazen dosya borcunun kapatıldığı anlaşıldığından tasarrufun iptali davasının konusuz kaldığı-
Tek başına taşınmaz hissesinin bedelinin tapuda düşük gösterilmesinin muvazaa olgusunu ispata elverişli olmadığı- Muvazaa nedeni ile tasarrufun iptali istemine konu taşınmazlarda davalı borçlu ve üçüncü kişi olan davalının babalarında intikal eden taşınmazda öncesinde iştirak halinde (elbirliği mülkiyeti) miras yolu ile 1/8 oranında miras mayına sahip oldukları, davalıların ortak murisleri olan babalarının vefatından sonra, kardeşlerce yapılan miras taksim sözleşmesi kapsamında 07.08.2014 tarihinde davalı borçlunun taşınmazdaki miras payını davalı kardeşine devretmiş olduğu, 07.08.2015 tarihli miras taksim sözleşmesi kapsamında tüm taşınmazlardaki hisseler 7 pay kabul edilerek: mirasçılar arasında satış sureti ile pay devri ve birleştirme işlemlerinin yapılmış olduğu, davalı tasarrufta bulunan 3.kişi konumundaki kardeşin, devraldığı taşınmaz hissesini de miras taksim sözleşmesine konu ettiği göz önünde bulundurulduğunda; bu durumun muvazaa iddiası ile açıklanmasının olanaklı olmadığı-
Davada, muvazaanın nasıl gerçekleştiğinin açıklanıp gerekçelendirilmediği, kooperatif eski başkanı olan davalı hakkında suç duyurusunda bulunulduğu, soruşturma dosyasının dosya içine alınıp incelenmediği, Özel Daire bozma kararında davalılar arasındaki muvazaanın nasıl gerçekleştiği, davalılar ile dava dışı arasındaki hukuki ilişkinin de irdelenip davalının hangi nedenler ve deliller ışığında iyiniyetli kabul edilmediğinin açıklanıp gerekçelendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi istenildiği hâlde; mahkemece bozma kararında yer alan bu hususlar hakkında hiçbir değerlendirme yapılmaksızın, sadece bölgede araştırma yapan davalının davacı kooperatif tarafından açılan ve kooperatif lehine sonuçlanan davaları duymamasının mümkün olmadığı ve taşınmazın dava ve satış tarihindeki değerleri arasındaki fark nedeniyle satışın muvazaalı olarak yapıldığı-
Uyuşmazlık, inançlı işleme dayalı araç mülkiyetinin miras payları oranında tescili istemine ilişkindir...
Kamu düzenine aykırılık hallerinin re'sen gözetildiği, istinaf nedenleriyle sınırlı ve usulüne uygun olarak istinaf inceleme ve denetiminin yapıldığı; dosya içeriği, kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yine; davacı vekilinin faktoring sözleşmesinin önceki tarihli olduğu, yüksek tutarlı sözleşmenin adi yazılı yapılmasının muvazaayı işaret ettiği, taraflar arasındaki havalenin de muvazaa amaçlı yapıldığı yönündeki temyiz itirazlarının yerinde görülmediği-
Varlık yönetim şirketinin, harçtan muaf olmadığı- Tasarrufun iptali istemine ilişkin olan davada, harcın dava değeri tasarrufa konu taşınmazın tasarruf tarihindeki değeri ile takip çıkışı alacak miktarından hangisi düşük ise düşük olan tutardan ibaret olduğu- Mahkemece davacı yandan başvuru harcı ve nisbi peşin harç alınmadan davanın bitirilmesinin doğru olmadığı- Davacının yargı harçlarını ödeme yükümü altında olduğu anlaşıldığına göre, eksik peşin nispi karar ve ilam harcı tamamlanmadıkça eldeki davaya devam etme olanağı bulunmadığı- Aksi halin kabulünde, harç kaybı yanında, istinaf ve temyiz sınırlarına göre tarafların kanun yoluna başvuru hakkının elinden alınmasına neden olacağından hukuki dinlenilme hakkının ihlali sonucunu doğuracağı-
Mahkemece murisin muvazaaya ilişkin iradesini belirlemek adına ilgili dava dosyalarının dayanaklarının işbu dosya kapsamı ile bütün olarak değerlendirilmeksizin; yine ilgili yıllara ilişkin bilançolarda dava dışı şirket gerçek değerinin farklı gösterilip gösterilmediği, gösterilmiş ise şirketin devir tarihlerindeki gerçek değeri üzerinden hesaplanacak hisse bedelleri tespit edilerek işbu devirlerde bedelde muvazaa olup olmadığı denetlenmeksizin eksik inceleme ve değerlendirme ile hüküm kurulmasının doğru olmadığı-
