Uyuşmazlık, talep eden iki şirket bakımından konkordato geçiçi mühleti verilmesi ve akabinde projelerinin tasdiki istemine ilişkindir.
Rehinli alacaklılar bakımından kabul edenler ile kabul etmeyen alacaklılar arasında ayrım yaratacak şekilde proje hazırlamak suretiyle yine konkordatoda temel ilke olan eşitlik ilkesine aykırı davranılmasının yerinde olmayacağı-
Konkordatonun tasdikine ilişkin davada çekişmeli hale gelmiş alacakların istinaf sebebi yapılmasına ve bu tutarların bölge adliye mahkemesince belirlenmesine yasal olanak bulunmadığı-
6. HD. 27.12.2022 T. E: 3678, K: 6086
6. HD. 22.12.2022 T. E: 3698, K: 5991
Davacı şirketin sunulan projesinde, faaliyet gelirlerini arttırmak amacıyla yurtdışı piyasalara yöneldiğinin bildirildiği, ancak yurtdışı piyasaya ilk kez yönelen davacı şirketin, planlanan miktarda fiili satış yapıp yapmayacağı, yapsa dahi satışlardan elde edilecek faaliyet kârının öngörülen miktarda olup olmayacağı konusunda belirsizlik bulunduğu, davacı şirketin bu miktar faaliyet gelirini elde edememesi halinde oluşacak nakit açığını ne suretle karşılayacağına dair sermaye taahhüdü ve benzeri bir nakit kaynağı da bildirilmediği görülmüş, açıklanan nedenlerle projenin bu hali ile borçlu kaynakları ile orantılı olmadığı- Tasdik sonrası tanzim edilen rapor içeriklerinin de bu kanaati destekler nitelikte oldukları-
Alacaklıların iflas halinde alacaklarına kavuşma oranının %38.25 olduğu, halbuki alınan en son raporda ve dairenin kabulüne göre konkordato talep eden şirketin konkordato projesindeki alacakların borçları karşılama oranını %48 olduğu bu durumda dahi iflasa nazaran alacaklıların daha iyi durumda olacağı- Şirketin ticari faaliyetine devam ettiği dikkate alındığında bilirkişi tarafından da doğrulanan ve komiserler kurulu raporunda belirtilen hakedişlerden kaynaklanan alacak tutarının alacaklıların alacaklarına kavuşmasını sağlayacak nitelikte devam eden işler nedeniyle şirket malvarlığına girmesi mümkün ve muhtemel bir alacak kalemi olduğu- İİK’nun 305. maddesi gereğince teklif edilen konkordatonun borçlunun kaynakları ile orantılı olduğu, iflasa nazaran alacaklıların daha yüksek oranda tatmin edileceği ve konkordatonun %78.30 oranında alacaklı ve %56.06 oranında alacak tutarı bakımından kabul edilmiş olduğu kısmen çelişkili olmakla birlikte sonuç olarak raporların konkordato tasdik koşullarının bulunduğu bakımından birbirini doğruladığı dikkate alınmaksızın borçlu şirketin iflasına karar verilmesinin hatalı olduğu- Borçlunun duruşmaya davet edilmeden iflasına karar verilmiş olmasının hatalı olduğu-
Mahkemece gerek kayyımlardan gerekse bilirkişi marifetiyle denetime elverişli rapor alınıp davacının gerçek durumu tesbit edilip raporlar arasındaki çelişkilerde giderilerek konkordatoya layık olup olmadığı değerlendirilmeli; malvarlığı ilk raporlarda belirlendiği üzere borçlarından önemli miktarda fazla ise tenzilat talebi değerlendirilerek İİK305/son maddesi de göz önünde bulundurulup bir karar verilmesi gerektiği-
Konkordato talebinde bulunan grup şirketler ve gerçek kişilerin ayrı ayrı projelerini sunmalarından ve malvarlıkları ayrı ayrı değerlendirilmesinden sonra alacaklılar toplantısında her bir grup şirket ve gerçek kişi alacaklıları için ayrı alacaklılar listesi oluşturularak, projeler için ayrı toplantı yapılıp ayrı tutanaklar tutulmak suretiyle ve her bir konkordato talep eden için İİK 302'deki çoğunluk koşulunun ve İİK 305'deki koşulların varlığının mevcut olup olmadığının ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği- Konkordatonun tasdiki için imtiyazlı alacakların tam olarak ödenmesi ve mühlet içinde komiserin izni ile akdedilmiş borçların ifasının alacaklı bundan açıkça vazgeçmedikçe yeterli teminata bağlanmış olması gerektiği, İİK 206. maddenin birinci sırasında yazılı olan işçilik alacakları imtiyazlı alacaklardan olduğu-
Komiser raporunda konkordato talep eden şirketin kötü niyetine dair bir tespit yapılmadığı gibi talep eden şirketin proje kapsamında tüm taksitleri düzenli olarak ödediği, dava dışı şirkete ait taşınmazın satılmasının konkordato talep eden şirketin kötü niyetli olduğunun kabulü için yeterli olmadığı dikkate alınarak konkordato talep eden şirketin talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiği-
