Süresinden sonra yapılan temyiz isteminin reddi gerektiği- Tavzih ile "hükmün değiştirilmesi" mahiyetinde davacının manevi tazminat alacağının daraltılamayacağı-
Tavzih kararıyla tarafların hak ve borçlarında değişikliğe gidilebilmesi mümkün olmadığı, tavzih dilekçesi kabul edilerek alacağın değiştirilmesinin bozma nedeni olduğu-
Haksız eylem nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin davada, tavzih yolu ile hükümde unutulan talepler hakkında karar verilip bunun hükme eklenemeyeceği gibi hüküm verilirken unutulan vekalet ücreti veya faiz hakkında tavzih yolu ile bir karar verilemeyip kısa kararla gerekçeli karar arasındaki çelişkinin de tavzih yolu ile giderilemeyeceği-
Tavzih kararı ile karar başlığındaki ''Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla'' ibaresinin çıkarılamayacağı-
Mahkemece gerekçeli kararın hüküm kısmında mahsup tarihinden itibaren şeklinde faize hükmedildiği halde faizin başlangıç tarihinin açık bir şekilde yazılmadığı, zira bu tarihin kararın gerekçe kısmında da yazılı olmadığı anlaşılmakla, kararın bu hali ile infaz kabiliyeti taşımadığı, bu eksikliğin tavzihle de giderilemeyeceği-
Tavzih yoluyla önceki hükmü değiştirecek ve tarafların sorumluluklarını artıran ya da eksiltecek şekilde vekalet ücretine hükmedilerek yeni hüküm kurulamayacağı-
Gerekçeli kararda yalnızca "davanın kabulüne" ibaresi yer almakta iken, tavzih kararı ile "ve 2.184,00 TL. nin dava tarihi olan 31.07,2014 tarihinden itibaren avans faiziyle davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine' şeklinde ibaresinin eklenemeyeceği-
30/07/2012 tarihinde davalıdan satın aldığı aracın motorunda ortaya çıkan arızaların giderilmesi için yaptığı 7.212.00 TL masrafın tahsili için başlatılan takibin davalının itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek itirazı iptaline alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine-
Tavzih kararı ile bir kısım davalılar vekili yararına vekalet ücretine hükmedilmesi HMK 305/2 maddesine aykırı olduğundan kararın bozulması gerektiği-
Muvazaa, namı müstear ve tüzel kişilik perdesinin aralanması yoluyla tasarrufun iptaline ilişkin davanın, tipik tasarrufun iptali davası olmadığı, muvazaanın bir türü olan namı müstear tüzel kişilik perdesinin aralanması yoluyla tasarrufun iptali ve 2004 Sayılı İİK 283. maddesinin kıyasen uygulanarak asıl borçlu ve kefil yanında diğer davalılar için de haciz ve satış yetkisinin uygulanmasına ilişkin bir dava olduğu- Üçüncü kişilerin borçlulardan bağımsız edindikleri mal ve haklar, muvazaa nedeniyle tasarrufun iptali davasının konusunu teşkil etmeyeceği gibi değişik tarihlerdeki şirket sermaye artırımına gidilmiş olması, tek başına yeterli bulunmadığı- Bilirkişilerin raporlarındaki tüzel kişilik perdesini kaldırması ilkesi uyarınca ortakların sorumluluğuna gidebilecek hallerden olmasına ilişkin mütalaaların hakim için bağlayıcı olmayacağı- Taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçların, tavzih yolu ile genişletilmiş ve değiştirilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu-