Tavzih talebine karşı verilen kararlara karşı istinaf kanun yoluna gelinmesine engel bir düzenleme bulunmadığı, burada irdelenmesi gereken konunun, talebin tavzihe konu olup olamayacağı ve mahkemece verilen ek kararın yerinde olduğu-
HMK'nın 305/2. maddesi uyarınca hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar, borçlar ve yükümlülüklerin tavzih yoluyla sınırlandırılamayıp ve değiştirilemeyeceği- HMK'nın 305/A maddesindeki şartlar da oluşmadığından talebin reddine karar verilmesi gerekeceği-
Hakimin, tavzih yoluyla hükümde unutmuş olduğu talepler hakkında karar verip bunu hükmüne ekleyemeyeceği- Bunun gibi hüküm verirken unutmuş olduğu vekalet ücreti veya faiz hakkında tavzih yoluyla bir karar verip bunu hükmüne dahil edemeyeceği- Aynı şekilde kısa kararla gerekçeli karar arasındaki çelişkinin de tavzih yoluyla giderilemeyeceği-
Tavzih yolu ile olduğu gibi hükmün tamamlanması yolu ile de hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçların sınırlandırılamayacağı, genişletilemeyeceği ve değiştirilemeyeceği-
Davanın, tapu iptali ve tescil davasında verilen kararın kesinleşmesinden sonra davacı Orman İdaresi vekili tarafından hükmün tavzihinin / tashihinin talep edilmesine ilişkin olduğu-
Her ne kadar hükümde yargılama gideri ve vekâlet ücretine davalılar aleyhine hükmedilmişse de, hangi davalının hangi oranda sorumlu olacağına veya müteselsilen mi sorumlu olduklarına ilişkin bir açıklama bulunmadığından infazda tereddüt oluşturacak nitelikte olup icra kabiliyeti olmadığı ve bu nedenle davacının tavzih talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiği-
Davanın, hükmün tavzihine ilişkin olduğu-
Alacaklının İİK’nin 99. maddesine dayalı istihkak iddiasının reddi talebi (Asıl-birleşen dava)- Somut uyuşmazlıkta, hükmüne uyulan bozma ilamında, asıl ve birleşen dava ile ilgili ayrı ayrı karar verilmesi gerektiği belirtilmiş, ancak mahkemece tefhim edilen kısa kararda birleşen dava ile ilgili sehven hüküm kurulmadığı belirtilerek HMK‘nin 305. maddesine atıf yapılarak sadece asıl dava hakkında karar vermekle yetinilmiş ve hüküm muğlak bırakılmış olduğundan, hükmün bu hali ile infaza uygun olmadığı, mahkemece asıl ve birleşen davalar hakkında ayrı ayrı hüküm kurulması gerektiği, HMK'nin 297/2. maddesi gereğince sadece asıl davaya ilişkin hüküm kurulmasının isabetsiz olduğu-
1. HD. 14.11.2024 T. E: 2023/4083, K: 6281
Tavzih yoluyla bir tarafa tanınan hakların genişletilemeyeceği, değiştirilemeyeceği-
