Mahallinde konusunda uzman bilirkişiler aracılığıyla keşif yapılarak davalının kullandığı saptanan alan dışındaki alanlarda davalının kullanımının olup olmadığının kuşkuya yer bırakmayacak şekilde saptanması, kullanımının olduğunun belirlenmesi halinde davacı payına isabet eden alanın uyuşmazlığa konu döneme ait ecrimisilin hesaplanması gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olmasının doğru olmadığı-
Haksız işgal tazminatının, Taşınmazın niteliğine uygun bilirkişi marifetiyle keşif ve inceleme yapılarak ve taleple bağlı kalınarak belirlenmesi gerektiği- Kira geliri üzerinden ecrimisil belirlenmesinde, taşınmazın dava konusu ilk dönemde mevcut haliyle serbest şartlarda getirebileceği kira parasının, emsal kira sözleşmeleri ile karşılaştırılarak, taşınmazın büyüklüğü, niteliği ve çevre özellikleri de nazara alınarak yöredeki rayiçe göre belirleneceği, sonraki dönemler için ecrimisil değerinin ise, ilk dönem için belirlenen miktara ÜFE artış oranının tamamının yansıtılması suretiyle bulunacak miktardan az olmamak üzere takdir edileceği-
Taraflar arasında boşanma davası devam ederken ecrimisil istemli davanın açıldığı bilinerek, boşanma kararı yargılama aşamasında kesinleştiğinden dava tarihi itibariyle evliliğin devam ettiği, taşınmazın aile konutu olup davalı eş tarafından kullanılmasının haksız ve kötüniyetli sayılamayacağının tartışmasız olduğu; davanın reddi gerektiği-
Kira geliri üzerinden ecrimisil belirlenmesinde;öncelikle taraflardan emsal göstermeleri istenmek suretiyle benzer yerlerin kira sözleşmeleri getirtilmesi, sonrasında bilirkişi kurulu ile birlikte davaya konu taşınmaz ve emsaller incelenmesi, taşınmazın büyüklüğü ve çevre özellikleri de nazara alınarak dava konusu ilk dönemde arsa olarak serbest koşullarda getirebileceği kira parası rayice göre belirlenmesi, sonraki dönemler için ise, ilk dönem için belirlenen miktara TÜİK tarafından yayımlanan ÜFE artış oranının tamamının yansıtılması suretiyle bulunacak miktardan az olmamak koşuluyla ecrimisil hesabı yapılması gerektiği- Kısmi dava açılması halinde, alacağın yalnız dava konusu edilen kısmı için zamanaşımının kesileceği- Ecrimisil hesabının uzmanlık gerektiren bir husus olduğu, taşınmazın niteliğine uygun bilirkişi marifetiyle keşif ve inceleme yapılarak ve taleple bağlı kalınarak haksız işgal tazminatı miktarı belirlenmesi gerektiği- Alınan bilirkişi raporunun somut bilgi ve belgeye dayanması, tarafların ve hakimin denetimine açık olması, değerlendirmenin gerekçelerinin bilimsel verilere ve HMK. mad. 266 hükmüne uygun olarak açıklanması gerektiği ve dolayısıyla eğer arsa ve binalarda kira esasına göre talep varsa, taraflardan emsal kira sözleşmeleri istenmesi, gerekirse benzer nitelikli yerlerin işgal tarihindeki kira bedelleri araştırılıp, varsa emsal kira sözleşmeleri de getirtilmesi, dava konusu taşınmaz ile emsalin somut karşılaştırması yapılması, üstün veya eksik tarafları belirlenmesi gerektiği- Kira geliri üzerinden ecrimisil belirlenmesinin taşınmazın dava konusu ilk dönemde mevcut haliyle serbest şartlarda getirebileceği kira parası, emsal kira sözleşmeleri ile karşılaştırılarak, taşınmazın büyüklüğü, niteliği ve çevre özellikleri de nazara alınarak yöredeki rayiçe göre belirleneceği ve sonraki dönemler için ecrimisil değeri ise ilk dönem için belirlenen miktara ÜFE artış oranının tamamının yansıtılması suretiyle bulunacak miktardan az olmamak üzere takdir edileceği-
Fuzuli işgalin tarafların karşılıklı ve birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, haksız bir eylem sayılması gerekeceği- Bozmadan sonra keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmasının ıslah hakkını ortadan kaldırmayacağı- Kişinin kendisine tahsis edildiğini düşündüğü dairede oturması kötüniyetli kabul edilemeyeceğinden ecrimisile hükmedilmemesi gerekeceği-
Paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaşın, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan her zaman payına vaki elatmanın önlenilmesini ve/veya ecrimisil istiyebileceği- Tarafların çekişmeli 140 ada 36 ( yeni 869 ada 18 ) parsel sayılı taşınmazda paydaş olduğu, davalının çekişmeli taşınmazı kullandığının kabulünde olduğu ve taraflar arasında adı geçen parsel için görülen ortaklığın giderilmesi davası ile davalının intifadan men edildiği; el atmanın önlenmesi isteği yönünden davacının payı oranında davanın kabulüne, ecrimisil isteği yönünden taraflarca usulüne uygun olarak sunulan tüm deliller eksiksiz bir biçimde toplandıktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği- 
Satış vaadi sözleşmesiyle taşınmazı alan kişiden ecrimisil istenemeyeceği- Satış vaadinin iptaliyle taşınmazın boşaltılması saptanan tarihten itibaren ecrimisil ödeme sorumluluğunun başlayacağı- Ecrimisilin en az kira geliri kadar olması gereken bir zarar olduğu- Ecrimisilde zamanaşımının beş yıl olduğu- Ecrimisilin, emsal kira sözleşmeleri ve yöredeki rayiçler dikkate alınarak hesaplanması gerektiği- Ecrimisil hesabının uzmanlık gerektiren bir husus olmasından dolayı taşınmazın niteliğine uygun bilirkişi marifetiyle keşif ve inceleme yapılması gerektiği-
Paydaşlar arasında yapılan kullanım anlaşması sonucu her paydaşın yararlanacağı ortak taşınmaz veya bölümlerinin belli bulunması durumunda, davacı paydaş tarafından davalı paydaş aleyhine bu taşınmaza ilişkin elatmanın önlenmesi, ortaklığın giderilmesi, ecrimisil ve benzeri dava açılması hallerinde yine intifadan men koşulu aranmayacağından, davaya konu taşınmazlar yönünden istisnalar dışında intifadan men koşulunun gerçekleşmesi aranacak ve intifadan men koşulunun gerçekleştiği iddiasının, her türlü delille kanıtlanabileceği- 03.07.2009 tarihinde noterde düzenlenen ihtarname ile davacının dava konusu taşınmazlardaki payını kullanmamalarını davalılara ihtar ettiği, ancak anılan ihtarnamenin tebliğ tarihinin dosyaya ibraz edilen belgelerden tespit edilemediği görüldüğünden, davacının ibraz ettiği 03.07.2009 tarihli ihtarnamenin davalılara tebliğ edilip edilmediğinin araştırılması, tebliğ tarihi veya ihtarda tanınan süre varsa öngörülen tarihten itibaren ecrimisil hesabı yapılması gerektiği- 
Kira sözleşmesinin bitimi sonrası davalı ...’in çekişme konusu 8 no’lu bağımsız bölüme herhangi bir müdahalesi olmadığı gözetilerek davalı ...’e yönelik davanın reddine karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesinin isabetsiz olduğu- Davanın taşınmaz malın aynına ilişkin olduğu ve konusunu oluşturan hakkın para ile değerlendirilmesinin mümkün bulunduğu; böyle bir davada, HUMK'nun 413. ve 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 16. maddesi uyarınca dava değerinin ve buna göre alınacak harcın, el atılan yerin değeri ile talep edilen ecrimisil toplamından (4.3.1953 tarih 10/2 sayılı İBK.) ibaret olacağı- Davanın, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istekleri üzerinden harç ödenmek suretiyle açıldığı, ancak yargılama sırasında el atmanın önlenmesi isteği yönünden çekişmeli bağımsız bölümün keşfen değeri saptanarak harç ikmali yaptırılmadığı gibi hükümde de sadece kabul edilen ecrimisil isteği yönünden karar ve ilam harcına hükmedildiği- 492 sayılı Harçlar Yasasının, harcın alınmasını veya tamamlanmasını tarafların isteklerine bırakmayıp, anılan hususun mahkemece kendiliğinden gözetileceğini düzenlemiş ve buyurucu nitelikteki 32. maddesinde yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemlerin yapılamayacağını belirttiği- Öncelikle davada ileri sürülen isteklerden el atmanın önlenmesi isteği ile ilgili olarak keşfen saptanan dava değeri üzerinden peşin harcın alınması, bu zorunluluk yerine getirildiği takdirde davaya devam edilmesi, diğer taraftan davalı ...’in çekişmeli bağımsız bölüme haksız müdahalede bulunmadığı gözetilerek, davalı ...'e yönelik açılan elatmanın önlenmesi ve ecrimisil davasının reddine karar verilmesi gerektiği- Kabule göre de, davalıların çekişmeli bağımsız bölüme el atmalarının önlenmesine karar verilmesi ile yetinilmesi gerekir iken el atmalarına son vermek üzere davalılara 30 günlük süre tanınması hatalı ise de davacı tarafın temyizi olmadığından bu hususun bozma nedeni yapılamayacağı- 
Ecrimisil davaları beş yıllık zamanaşımına tabi olup bu beş yıllık sürenin dava tarihinden geriye doğru işlemeye başlayacağı- Çekişme konusu taşınmazlardan 124 ada 37 sayılı parselin bahçeli kargir ev, 274 ada 1 sayılı parselin bir dükkan ve üstü bir daire, 274 ada 2 sayılı parselin ise kargir dükkan niteliğinde olduğu ve kiraya verilerek hukuksal semere elde edilen yerlerden olması dikkate alınmadan intifadan men koşulunun aranmasının hatalı olduğu; ne var ki, adı geçen taşınmazların tapu kayıtlarındaki eksiklikler nedeniyle davacılar ile tapu kayıt malikleri arasında bağlantı kurulamadığından, çekişmeli 124 ada 37, 274 ada 1 ve 2 sayılı parseller yönünden tapu kayıt malikleri ile davacılar arasında bağlantı kurdurulması halinde taşınmazların niteliği ve 124 ada 37 sayılı parselde davalının kendisinin ikamet ettiği de dikkate alınarak intifadan men koşulunun aranmadığı gözetilmeksizin yanılgılı değerlendirme ile davalının intifadan men edilmediği gerekçesiyle adı geçen taşınmazlar yönünden davanın reddedilmesinin hatalı olduğu-