Uyuşmazlık, 3308 sayılı Kanun'un 25 inci maddesine dayalı ödenmeyen staj eğitim ücretinin tahsili istemine ilişkindir...
Kesinleşen mahkeme kararıyla feshine karar verilen kat karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında dava dışı yüklenici şirkete avans olarak devri yapılan tapu payını yükleniciden satın alan dava dışı 3. kişiden satın alan kişi olup, davayla talep edilen bağımsız bölümü davacı arsa sahibine iade etmekle yükümlü olduğu-
Uyuşmazlık, 3308 sayılı Kanun'un 25 inci maddesine dayalı ödenmeyen staj eğitim ücretinin tahsili istemine ilişkindir...
Uyuşmazlık, kira bedelinin uyarlanması istemine ilişkindir...
Aidat yükümlülüğü bulunan bir kooperatife ortağın uzun süre uğramaması, aidat borcu bulunup bulunmadığını takip etmemesi halinde üyelik haklarından zımnen vazgeçtiğinin benimseneceği-
Hastalık ile ölüm arasında doğrudan illiyet bağı bulunduğu hususu ispatlanamadığından, poliçe tanzimi sırasındaki beyan yükümlülüğünün kasten ihlal edilmemiş olduğu- Sigortalının kasıtlı olarak sağlık durumunu gizlemesi haricinde eğer sigortacının sorumluluğunu ağırlaştıran ve daha fazla prim almasını gerektiren bir halin varlığında teminatın indirilmesi gerektiği- Murisin bu hastalığının belirtilmesi halinde ödenmesi gereken prime göre proporsiyon hesabı yapıldığı, sigortalı muris tarafından bildirilmeyen mevcut hastalık ve rahatsızlıkların, sigorta şirketi tarafından bilinmesi halinde %100 ilave sürprim talep ve tahsil edilebileceği-
Kooperatif genel kurul kararının iptali davasında, davacı ortağa kaybedilen ortak olma nitelik ve şartları anlaşılabilir bir şekilde açıklanarak, eksikliğin giderilmesi için öncelikle uygun süreyi içerir bir ihtar yapılması, bu süreye rağmen eksikliklerin tamamlanmaması halinde ihraç karar verilmesi gerektiği, somut olayda başlangıçta üyelik koşullarına sahip olan davacının üyelik şartlarını yitirdiği iddiası ile ihracına karar verildiğinin anlaşıldığı, bu yönde bir ihtar yapılmaksızın ihraç kararı verilmesinin TMK'nın 2. maddesindeki dürüstlük kuralına aykırı olduğu, kooperatif genel kurulunca davacının ihracına yönelik verilen kararın iptali gerektiği-
Uyuşmazlık, davalının tescil ettirmiş olduğu markayı tescildeki hali ile kullanıp kullanmadığı, tescilli marka kullanımının davacı markasına tecavüz oluşturup oluşturmadığı ve buradan varılacak sonuca göre markaya tecavüz ve haksız rekabetin oluşup oluşmadığı ile tazminat gerekip gerekmediği noktalarında toplanmaktadır...
Tapuda kayıtlı bir taşınmazın mülkiyetini devir borcu doğuran ve ancak yasanın öngördüğü biçim koşullarına uygun olarak yapılmadığından geçersiz bulunan sözleşmeye dayanarak açılan bir cebri tescil davası kural olarak kabul edilemeyeceği, bununla beraber kat mülkiyetine tabi olmak üzere yapımına başlanılan taşınmazdan bağımsız bölüm satımına ilişkin geçerli bir sözleşme olmadan tarafların bağımsız bölüm satımında anlaşarak, alıcının tüm borçlarını eda etmesi ve satıcının da bağımsız bölümü teslim ederek alıcının onu malik gibi kullanmasına rağmen, satıcının tapuda mülkiyetin devrine yanaşmaması hallerinde, olayın özelliğine göre hakimin Medeni Kanunun 2. maddesini gözeterek açılan tescil davasını kabul edebileceği dikkate alındığında dava konusu bağımsız bölüm teslim edilmediğinden ve tüm bedel ödenmediğinden tapu iptal tescile hükmedilemeyeceği, sözleşme geçersiz olduğundan tarafların sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanarak, birbirlerine verdiklerini talep edebileceği, ödemelerin davalı ..................Ltd. Şti.'ye yapıldığı bu nedenle diğer davalılar hakkında verilen ret kararında bir hata olmadığı- Mahkemece yapılacak işin; gerekirse bilirkişi raporu da alınıp davacının talebi de dikkate alınarak ve talep de aşılmamak üzere davacının sunduğu tüm ödeme belgelerinin değerlendirilip ödeme USD olarak gerçekleşmiş ise ödendiği ispat olunan USD'nin dava tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca Amerikan Doları para biriminin 1 yıl vadeli mevduat hesabına kamu bankalarınca uygulanacak en yüksek faizi ile, ödendiği ispat edilen TL'nin ise dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ............ Tic. Ltd. Şti.'den tahsiline karar verilmesinden ibaret olduğu-
Uyuşmazlığın taraflar arasında görülen kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptali mümkün olmaması halinde çıkma payı alacağının tahsiline ilişkin olduğu - Davanın 26.09.2008 tarihinde açıldığı, davalı kooperatifin 19.10.2003 tarihinde yaptığı olağanüstü genel kurul toplantısında davacının 7.587,00 TL çıkma payı alacağının bulunduğu, bu bedelin kendisine Aralık 2004 tarihinde ödeneceğinin kararlaştırıldığı, nitekim kooperatifin mevcudiyetinin tehlikeye düşeceği hallerde bu ertelemeyi yapmaya hakkının olduğunu, bu durumda zamanaşımının bu tarihte işlemeye başladığı, bu tarihten itibaren dava tarihine kadar zamanaşımı süresi dolmadığından bilirkişinin belirlediği bedel kadar çıkma payı alacağı talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiği-