Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca mali haklara dair sözleşme ve tasarrufların yazılı olması ve konuları olan hakların ayrı ayrı gösterilmesinin şart olduğu- Bu doğrultuda eser sahibinden bir mali hakkı kullanma yetkisini iktisap etmek isteyen kimselerin, hangi haklar üzerinde kullanma yetkisini devralmak istiyorlarsa mutlaka o hakları kapsayan yazılı bir sözleşme yapmaları gerektiği - Dava konusu eserin bestecisi tarafından davacı şirkete dava konusu eserden kaynaklanan "her türlü kullanım hakkı"nın devrini içeren belgede; dava konusu esere yönelik her türlü kullanım hakkı denildikten sonra tırnak içerisinde Kanun'da tanımı verilen mali haklar kapsamında fiilen uygulanan bazı türlerin tek tek sayılmak suretiyle belirtildiği - Dayanılan belgede belirtilen "konserler, CD, kaset yapımı ve yayını, TV çekimi ve yayını, CD Room yapımı" ibareleri, dava konusu esere yönelik işlemlerin amaç ve konusu dahilinde kalan mali haklar olup anılan belgenin içeriğinde sayılan haklar yönünden sözleşmenin geçerli olduğunun kabulünün gerektiği - Çünkü sözleşmede sayılan CD ve kaset yapımı, TV çekimi ve CD Room yapımının çoğaltma hakkı , bunların TV, CD ve CD Room ile yayımının umuma iletme hakkı , konserlerin temsil hakkı kapsamında olduğu - Bu durumda mahkemece, beste sahibinin eserin her türlü kullanım hakkını davacı şirkete devrettiği 25.12.1998 tarihli belgede belirtilen haklar yönünden belgenin geçerli olduğu-
Sözleşme konusu cihazın, teknik şartnamede belirtilen koşullarda tesliminin mümkün olmadığı, zira bu özelliklere sahip bir cihazın dünya çapında bulunmadığı, dolayısıyla konusu imkansız olan sözleşmenin kesin hükümsüz olduğu, davacının ticaret şirketi olduğu ve bu nedenle ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etme yükümlülüğü altında olduğu, davalı idarenin ise uzmanlık gerektiren bir alanda kamu adına faaliyet yürüttüğü, bu yüzden taraflardan her ikisinin de sözleşmenin geçerliliğine etki edebilecek ve faaliyet alanlarını ilgilendiren hususlarda öngörü sahibi olmaları gerektiği- Bu itibarla, her ne kadar ortada kesin hükümsüz bir sözleşme olsa da tarafların sözleşme görüşmeleri kapsamında oluşan zarardan sorumluluklarının tespiti için yapılan değerlendirmede; sözleşmenin imzalanması ve teknik şartnamenin düzenlenmesi sırasında tarafların hava ve su soğutmalı cihazın üretiminin bulunup bulunmadığı hususunda gerekli özeni göstermediği, davalı idare tarafından sözleşme hükümlerine uygun davranılmadığı, davacının imkansızlığa rağmen bunu ileri sürmeyerek işe devam ettiği ve bilirkişi raporu ile birlikte tüm bu hususlar değerlendirildiğinde, tarafların eşit kusurlu olduklarına göre kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmesi gerektiği-
Yerleşik içtihatları ile; "bankadan kullanılan kredi borcunun, sözleşme şartlarına uygun olarak ödenmesinin zorunlu olduğu, taksitlerin maaşından ödenmesinin ihtirazı kayıtsız kabul edilip daha sonra dava açarak kesinti bedelinin geri istenmesinin hakkın kötüye kullanılması olduğu ve iyiniyet kurallarıyla bağdaşmadığı" kabul edilmekteyse de, usulî kazanılmış hak sebebiyle bozma kararına uyularak verilen aksi doğrultudaki kararın onanması gerektiği-
Uyuşmazlık, 3308 sayılı Kanun'un 25 inci maddesine dayalı ödenmeyen staj eğitim ücretinin tahsili istemine ilişkindir...
Uyuşmazlık, şirket yönetim kurulu kararının batıl olduğunun tespiti istemine ilişkindir...
Uyuşmazlık, 3308 sayılı Kanun'un 25 inci maddesine dayalı ödenmeyen staj eğitim ücretinin tahsili istemine ilişkindir...
Uyuşmazlık, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men'i, ref'i, maddi-manevi tazminat ile davalının ticaret unvanından “kent” ibaresinin terkini istemine ilişkindir...
6. HD. 29.04.2024 T. E: 2023/3160, K: 1127
Dava, harici satım sözleşmesine dayalı araç satış sözleşmesi nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir...
Uyuşmazlık, 3308 sayılı Kanun'un 25 inci maddesine dayalı ödenmeyen staj eğitim ücretinin tahsili istemine ilişkindir...