İtirazın iptali davasında, mahkemenin yetkisine itiraz edilmiş olsun veya olmasın, mahkemenin öncelikle, icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı inceleyerek kesin olarak sonuçlandırması gerektiği- İlâmsız icra takibi yalnız para alacakları için geçerli olacağından, davanın dayanağı icra takibinin de para alacağına ilişkin olduğuna kuşku bulunmadığı, taraflar arasındaki akdi ilişkinin inkâr edilmediği, dosya kapsamına göre sözleşmenin ifa edileceği yer de açıkça belirlenmediğinden davacının yerleşim yeri olan icra dairesinde de takip yapabileceği- İlâmsız icrada genel yetkili icra dairesi borçlunun yerleşim yerindeki icra dairesi iken, sözleşmeden doğan para borçlarının takibi için başlatılan takipte sözleşmenin ifa edileceği yer icra dairesinin de yetkili kılındığı-
İcra takip konusu faturaların "kapalı fatura" olduğu gerekçesiyle itirazın iptali davası reddedilmişse de, faturaların kapalı fatura olmadığı, "açık fatura" şeklinde düzenlendiği görüldüğünden, mahkemece takip tarihi itibarıyla taraf belge ve kayıtları üzerinde de inceleme yaptırılmak suretiyle varsa davacı alacağı ve buna ilişkin belgelendirilmiş davalı ödemeleri nazara alınarak rapor alınarak karar verilmesi gerektiği-
Cari hesap, ticari ilişki ve faturalardan kaynaklanan alacağın talep ediliği icra takibinde, borç ve akdi ilişki borçlu tarafından kabul edilmediğinden, akdi ilişkiye dayalı alacak söz konusu olamayacağı mahkemece, HMK. mad. 6 gereğince takibin, borçlunun ticaret sicil adresindeki icra müdürlüğünde yapılması gerektiği gerekçesi ile yetkiye itirazın kaldırılması isteminin reddine karar verilmesi gerektiği-
Para alacağına dayalı olarak genel haciz yolu ile yapılan ilamsız icra takibinde, borçlu yetki itirazı ile birlikte faiz ve faiz oranına (yani borca kısmen) itiraz etmiş olup alacaklı ile arasındaki hukuki ilişkiyi inkar etmemiş olduğundan, TBK. mad. 89. uyarınca, alacaklının kendi ikametgahında icra takibi başlatabileceği-
İpoteğin paraya çevrilmesinin amacı davacının bir miktar para alacağının tahsili olduğundan davacının ikametgahında yapılan takip bakımından icra müdürlüğünün yetkili olduğu-  Davacı alacaklının takibi yaparken davacı borçluyu sırf kendi yerleşim yerindeki icra müdürlüğünden ayırmak için davrandığının söylenemeyeceğinden icra müdürlüğünün İİK 50. maddesi yollamasıyla HMK 7.maddesi gereğince yetkili olduğu-
İtirazın iptali davası-
Fatruaya dayalı olarak genel haciz yolu ile yapılan ilamsız icra takibinde, borçlu yetki itirazında bulunmakla birlikte, temerrüde düşürülmediği için takip tarihine kadar işlemiş faiz miktarına itiraz ettiğinden,  ve alacaklı ile arasındaki hukuki ilişkiyi inkar etmemiş olduğundan, TBK. mad. 89. uyarınca, alacaklının kendi ikametgahında icra takibi başlatabileceği-
Davalının da ticari defterinde kayıtlı faturaya dayalı alacağın tahsiline yönelik icra takibinin TBK. mad. 89 uyarınca, alacaklının ikametgahının bulunduğu yer icra dairesinde yapılabileceği-