Genel kredi sözleşmesi kapsamında tahsil edilen ipotek fek ücretinin iadesi istemi-
Taraflar arasında kredi sözleşmesinin imzalandığı tarih itibari ile 6098 sayılı TBK'nın hükümlerine tabi olduğu- Sözleşme hükmünün genel işlem koşulu sayılması için, o sözleşmenin çok sayıda benzer sözleşmelerde de kullanımı için düzenleyen tarafından önceden hazırlanmış olmasının gerektiği- Sözleşme metninde kullanılan ifadelerin özdeş olmamasının, o sözleşme hükümlerinin genel işlem koşulu sayılmasına engel olmadığı- Taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin genel işlem koşulu taşıdığının kabulü halinde genel işlem koşulları bakımından yürürlük (kapsam), yorum ve içerik denetimine tabi tutulması gerektiği- Yürürlük denetiminde, genel işlem koşulunu içeren hükümlerin karşı tarafın bilgisi ve aydınlatılması sonucu sözleşmeye konulup konulmadığına bakılması, müşterinin sözleşmeye genel işlem koşulu konulduğunu açıkça biliyor olması halinde diğer denetim aşamalarına geçilmesi gerektiği aksi halde diğer aşamalara geçilmeksizin genel işlem koşulu niteliğindeki hükmün sözleşmeden çıkarılması gerektiği- Bir müşterinin önceden sözleşmedeki genel işlem koşulundan açıkça haberdar edilmesi, tek başına o hükmün geçerli hale geldiğini göstermeyeceği- Önceden müşteriye bildirilmemiş ve müzakere imkanı sağlanmamış olan hükümlerin, diğer denetim aşamalarına gerek kalmaksızın, yazılmamış sayılması gerektiği- Sözleşme, niteliğine ve işin özelliğine yabancı bir genel işlem koşulu taşıyorsa, yani şaşırtıcı hüküm içeriyorsa, bu nitelikteki hükümler yönünden, müşterinin önceden ve açıkça bilgilendirilmiş olup olmadığı, bu hükmün müzakere edilip edilmediği önem taşımaksızın, o sözleşme hükmünün yazılmamış sayılması gerektiği- Yürürlük denetiminin aşılması halinde yapılması gerekli denetim aşamasının “yorum” denetimi olduğu- Belirsizlik ilkesi de denilen bu denetim modelinde, sözleşmede yer alan genel işlem koşulu niteliğindeki hüküm içeriğinin ne olduğu konusunda bir anlaşmazlık bulunuyorsa, bu hükmün düzenleyen taraf aleyhine yorumlanması gerektiği- Sözleşmede, yürürlük denetiminden sonra, sözleşmenin bir de “içerik” denetimine tabi tutulması gerektiği- İçerik denetimi yapılırken, genel işlem koşulu olduğu ileri sürülen hükmün “dürüstlük kuralı” na aykırı olup olmadığı, karşı tarafın aleyhine ve onun şartlarını ağırlaştırıcı nitelikte olup olmadığına bakılacağı- Hangi tür sözleşme hükümlerinin dürüstlük kuralına aykırı ve diğer tarafın şartlarını ağırlaştırıcı nitelikte olduğu hususu Kanunda düzenlenmediğinden, mahkemece her somut olayda bu durumun tartışılması ve değerlendirilmesi gerektiği- İçerik denetimi aşamasında, sözleşme hükmünün dürüstlük kuralına aykırı olduğu ve karşı tarafın şartlarını ağırlaştırdığının tespiti halinde, genel işlem koşulu niteliğindeki bu hükmün, yürürlük denetiminden farklı olarak, Kanunun emredici hükmüne açık aykırılık sebebiyle kesin hükümsüz sayılması gerektiği- Genel işlem koşulu nedeniyle yazılmamış veya kesin hükümsüz sayılan sözleşme hükmünün, sözleşmenin uygulanmasında boşluk doğurması halinde, ortaya çıkan sözleşme içi boşluğun, hakim tarafından öncelikle yedek hukuk, bu yoksa örf ve adet hukukuyla, bu da yoksa hakimin hukuk yaratması yöntemiyle doldurulması gerektiği- Somut olayda gelindiğinde, mahkemece taraflar arasındaki sözleşmede öngörülen erken kapama komisyonu alınacağına dair hükmün yazılmamış sayılmasına karar verilmesine rağmen tüm hususlar tam olarak değerlendirilmeden eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesinin doğru olmadığı-
11. HD. 04.06.2018 T. E: 2016/12126, K: 4237-
Davacının davalı bankadan değişik tarihlerde kullandığı ticari krediler sebebiyle kredi istihbarat ücreti adı altında yapılan haksız kesintilerin istirdadı istemi-
Taraflar arasında akdedilen ticari kredi sözleşmesi nedeniyle farklı adlar altında yapılan kesintilerin iadesi istemi-
TBK'nın yürürlüğe girdiği 01/07/2012 tarihinden önce imzalanmış kredi sözleşmelerinde yer alan hükümlerin, TBK 20 vd. uyarınca genel işlem koşulu mahiyetinde olduğu gerekçesiyle kredi komisyon kesintilerine ilişkin davanın kabulüne karar verilemeyeceği- Taraflar arasında akdedilen kredi sözleşmelerinde davalı banka tarafından kullandırılan kredi dolayısıyla "komisyon alınabileceği"ne dair hüküm olmakla birlikte, miktar ya da oran belirtilmediğinden, mahkemece kredi sözleşmesi hükümleri, sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Borçlar Kanunu ve 5411 s. Bankacılık Kanununun 144. maddesi ile Merkez Bankasının 2006/1 sayılı Tebliği'nin 4. maddesi nazara alınarak anılan yasal düzenleme gereğince ilan ve yayım yapılıp yapılmadığı, yapılmışsa bankaların bu oranlar üzerinden masraf vb. alabileceğinin kabulü, yapılmamışsa davalı banka ile diğer bankaların uygulamasına göre, bu tür işlemlere kredi grupları bakımından uygulanan, dosya masrafı vb. ad altında kesilen masraf miktar ya da oranları sorulup, karşılaştırılarak, bankanın çeşitli isimler altında kesinti yapmakta haklı olup olmadığı, yapılan kesintilerin sebebi, kesinti miktarının uygun olup olmadığı veya ne miktarda olduğu, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı hususlarında değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerektiği-
Genel kredi sözleşmesi kapsamında dosya masrafı adı altında yapılan kesintilerin iadesi istemi-
Genel Kredi Sözleşmesine istinaden davacıdan alınan erken ödeme ücreti, dosya masrafı, hesap işletim ücretinin iadesi istemi-
Davalı bankadan kullanılan 17.08.2007 tarihli kredi kapsamında kredi komisyonu adı altında yapılan kesintilerin iadesi istemi-
Ticari kredi sözleşmesinden doğan ve tahsil edilen komisyonun iadesi talebine-