Haciz tarihinde, haczin yapıldığı yerde borçlu ile birlikte oturan kimselerin -borçlunun; eşinin, annesinin, babasının, kardeşinin, gelininin, iş ortağının- haczi hayatın olağan akışına göre haczin yapıldığı gün öğrenmiş sayılacakları (haczi öğrenmede fiili karine)–
Eşyaların haczedildiğine ilişkin bir kayıt bulunmadığından, istihkak davasının dava koşulu bulunmaması nedeniyle reddi gerekeceği-
İstihkak davasının yargılaması sırasında icra dosyasının feragat sebebiyle işlemden kaldırılmış olması halinde mahkemece «konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına» şeklinde karar verilmesi gerekeceği–
Üçüncü kişinin huzurunda yapılan hacizden sonra veya yokluğunda yapılan haciz işlemini öğrendikten sonra yedi gün içinde icra müdürlüğüne başvurarak önce «istihkak iddiası»nda bulunmadan, doğrudan doğruya icra mahkemesinde istihkak davası açabileceği–
İstihkak davasının süresinden sonra açılması halinde icra mahkemesince «davanın süre yönünden reddine» karar verilmesi gerekeceği–
Kiracının istihkak davası açamayacağı–
Prim borcundan dolayı 6183 sayılı Kanuna göre yapılan icra takibi nedeniyle açılan istihkak davalarının iş mahkemelerinde görüleceği–
Borçlunun istihkak davası açma hakkının bulunmadığı–
Borçlu ile üçüncü kişinin birlikte bulunduğu yerdeki taşınırlara haciz konulması üzerine istihkak davasının, taşınırlara ilişkin adına fatura düzenlenmiş olan kişi tarafından açılabileceği–
İstihkak davasının «davalı»sının takip alacaklısı olduğu, ancak dava dilekçesinde hataen alacaklının yanlış gösterilmiş olmasının davanın reddine neden olmayacağı, HUMK. 80 (şimdi; HMK. 183) uyarınca, maddi hataya dayalı yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün olduğundan davanın gerçek alacaklı huzurunda görülmesi gerekeceği, bu durumda davacıya gerçek alacaklıyı davaya katılması için süre verilmesi gerekeceği–
