Haciz işleminin İİK.'nın 99. maddesi yerine 96-97. maddesine göre yapılması yönündeki icra memur muamelesini şikayet- Bozma sonrası Bölge Adliye Mahkemesi hukuk dairesince bozmaya uyularak davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmişse de, davacı vekilinin istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince ilk verilen kararla, İlk Derece Mahkemesi kararı tamamen kaldırılmış, yeniden hüküm kurulması sonucu verilen karar Dairemizce de bozulmuş olduğundan, ortada hukuki varlık kazanmış bir karar bulunmadığı- Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesince yeniden hüküm tesis edilmesi gerekirken, bu husus gözetilmeden yazılı şekilde “davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine” dair karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu-
Alacaklı yana istihkak davası açmak için süre verilmesi yani haczin yapılış şekline ilişkin şikayet, terditli olarak da üçüncü kişinin istihkak iddiasının reddi istemi- Şikayetin kısmen kabulüne karar verilmesine rağmen terditli talep olan istihkak iddiasının reddi davası ile ilgili inceleme yapılıp olumlu-olumsuz bir karar verilmeksizin sonuca gidilmesinin hatalı olduğu-
Dava, dava dilekçesinin kaydedildiği tarihte açılmış sayılacağından, temyiz dilekçesinin kaydedildiği tarihte de temyiz yoluna başvurulmuş sayılacağı-
Mahkemelerin kararlarını somut ve açık bir şekilde gerekçelendirmek zorunda oldukları, eksik, şeklî ve görünüşte gerekçe yazılmasının adil yargılanma hakkının (hukukî dinlenilme hakkının) ihlâli olduğu, mahkemenin kararlarında hükmün nasıl oluşturulacağının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297. maddesinde detaylıca açıklandığı, somut olayda, Bölge Adliye Mahkemesince alacaklının istihkak davasına ilişkin dosyadaki deliller tartışılmadan, istinaf nedenleri irdelenmeden soyut ibarelerle karar verildiğinden hükmün bozulması gerekeceği-
Dava konusu haciz borçlu .....................’ın huzurunda yapılmamış ise de, aksi sabit oluncaya kadar geçerli haciz tutanağında haciz mahalline gelen komşu tarafından "burayı borçlunun diye biliyoruz ama resmiyeti bilemem, arada uğruyor" şeklinde beyanı yer almış, yine haciz mahallinde duvarda borçlunun soyadı ile uyumlu olacak şekilde .............. Besicilik yazdığı, davacı üçüncü kişi ile borçlu karı-koca iken 4.3.2020 tarihinde anlaşmalı olarak boşandıkları, davacı üçüncü kişi, haczedilen hayvanların kendisine ait olduğunu iddia etmekte olup, delil olarak ise hayvanların kulak küpe numaralarına ve İlçe Tarım Müdürlüğü kayıtlarına dayandığı, haczin yapıldığı işletmenin 17.9.2012 tarihli işletme tescil belgesine göre davacı üçüncü kişiye ait olduğu ileri sürülmüş ise de, davalı borçlunun da 17.01.2008 tarihinde tescil edilen işletmesinin bulunduğu ve işletme kapsamında küçükbaş hayvanların yer aldığı, ayrıca hacze konu hayvanların bir kısmının kulak küpe numaraları İlçe Tarım Müdürlüğü yazısı uyarınca davacı adına kayıtlı ise de anılan belgeler ilgilinin beyanına dayalı olarak düzenlendiklerinden, istihkak davalarında güçlü delil teşkil etmeyecekleri, öte yandan, dosya kapsamında yer alan kolluk araştırmasında, davalı borçlunun 2015 tarihinden itibaren hayvancılıkla uğraşmadığı, nakliye ve şoförlük işi yaptığı tespit edilmiş, bununla birlikte dosya kapsamında yer alan 10.3.2021 tarihli vergi dairesi kayıtlarına göre davacı üçüncü kişinin de 17.09.2020 tarihi itibari ile şehir içi yük taşımacılığı alanında mükellefiyet kaydı oluşturduğu hususları dikkate alındığında borçlu ile üçüncü kişinin eylem ve fikir birliği içinde hareket ettiğinin, mal kaçırmak amacıyla danışıklı işlemler yaptığının anlaşıldığı-
Ticaret sicil kayıtları, vergi dairesi kayıtları, Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtları ve haciz tutanaklarına göre mülkiyet karinesi alacaklı yararına olup, borçlu ve davacı üçüncü kişinin ortak ve yetkilileri, iş kolları arasında sıkı bir organik bağın mevcut olduğu, o halde davacının davasının reddi gerekeceği-
Alacaklının şikayet dilekçesinde şikayete konu mahcuzlar hakkında istihkak iddiasında bulunulduğu ve yargılamasının da devam ettiği iddia edilmiş olmakla davanın üçüncü şahıs lehine sonuçlanması durumunda alacaklının bu taşınırların haczinden istifade edemeyeceği-
Haczin davacı üçüncü kişinin ticaret sicil adresinde yapıldığı, bu adresin ödeme emri tebliğ adresi olmadığı, ancak İİK'nın 8. maddesi uyarınca aksi sabit oluncaya kadar geçerli haciz tutanağına göre; hazirun ............tarafından, ...........'ın şirket çalışanı olduğunu, üçüncü kişi şirket tarafından sunulan imza sirküsünde ................'ın şirketi temsile yetkili olduğunun görüldüğü, borçlulara ait çok sayıda evrak bulunduğu, mahkeme dosyasına alınan ticaret sicil kayıtlarına göre, borçlu şirketin son yetkilisinin ........ olduğu, bu kişinin aynı zamanda haciz tarihinde davacı şirketin de yetkilisi olduğu, bu kapsamda haczin İİK 97. madde kapsamında yapıldığı kabul edilip, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekeceği-
Davacı, borçlu şirketin hacze konu halı tezgahını 26.09.2022 tarihinde dava dışı ..............San. Tic. Ltd. Şti isimli şirkete sattığını, 16.12.2022 tarihinde ise söz konusu halı tezgahını kendisinin dava dışı .......... isimli şirketten satın aldığını iddia ettiği, bu doğrultuda, borçlu, üçüncü kişi ve dava dışı .............. San. Tic. Ltd. Şti’nin tutması zorunlu 2022-2023 yılına ait ticari defterlerinin getirtilerek makine mühendisi ve mali müşavir bilirkişilerden oluşacak bilirkişi heyetine inceleme yaptırılmak sureti ile; borçlu ile dava dışı şirket ve dava dışı şirket ile davacı üçüncü kişi şirket arasında iddia edilen satış işlemlerine ilişkin faturaların ve ödemelerin defterlerde kayıtlı olup olmadığı, haczedilen makinaların davacının dayandığı faturalarda belirtilen makine olup olmadığı, taraflar arasında ticari ilişki olup olmadığı hususlarının açıklığa kavuşturulması, bu sırada ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin yapılıp yapılmadığı ve davacının dayandığı faturanın alt kısmında yer alan bilgilerin hacze konu menkulün ayırt edici özelliği olup olmadığının da değerlendirilmesi ayrıca davacının delil olarak sunduğu noter belgelerin de değerlendirilerek uyuşmazlık hakkında bir karar verilmesi gerekeceği-
Davalı alacaklı vekilinin 09.10.2024 tarihli celsede "İcra dosyası tahsil edildiğinden dava konusuz kalmıştır." şeklinde beyanda bulunduğu,13.09.2024 tarihli ödemeye ilişkin tahsilat makbuzunun dosyaya sunulduğu anlaşıldığından, bunun yanında UYAP sisteminden yapılan kontrolde; dayanak ............... İcra Müdürlüğünün ................ Esas sayılı dosya borcunun tahsil edildiği, 17.09.2024 tarihinde dosyanın infaz ile kapatılmasına karar verildiği görüldüğünden, mahkemece bu bilgilere göre; istihkak davasının konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, 6100 sayılı HMK'nin 331. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerinin takdirine karar verilmesi gerekeceği-