Tazminat davası-
Nakliyat emtia sigorta poliçesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkin davada, mahkemece verilen, 6100 sayılı HMK'nın 166. maddesi gereğince davalar arasında ne gibi bir bağlantı bulunduğu açıklanmaksızın ve davalının birleştirme talep ettiği 2014/301 esas sayılı dosyası dahi incelenmeksizin, sadece davalının beyanı esas alınarak farklı yargı çevresinde açılan ve konusu akdî taşıyan ile fiilî taşıyan arasındaki navlun alacağına ilişkin olan dosya ile işbu dava hakkında birleştirme kararının isabetsiz olduğu, hükmün bozulması gerektiği-
Kıdem, ihbar tazminatı, yıllık izin, ulusal bayram ve genel tatil ile fazla mesai ücreti alacaklarının ödetilmesine-
Asıl davada davacı, davalıya banka havalesi ile 200.000,00 TL ödünç verdiğini ileri sürerek eldeki davayı açmış, davalı ise gönderilen paranın dava dışı D. AŞ ile davacı arasındaki taşınmaz satışına ilişkin ön ödeme olduğunu savunarak davanın reddini istediği, davalı şirketin bu savunmasının, gerekçeli inkâr (vasıflı ikrar) niteliğinde olduğu, vasıflı ikrar (gerekçeli inkâr), bölünemeyen ikrarlardan olduğundan bu durumda ispat yükünün davacıda olduğu ve davacının dayandığı 8.3.2012 ve 15.5.2012 tarihli 100.000’er TL’lik iki ayrı banka dekontlarda “benden talep edilen ödünç para” ibaresi yazılı oluduğu anlaşıldığından davacının karz akdi iddiasını doğruladığını kabulü gerekeceğinden mahkemece, dava konusu 8.3.2012 ve 15.5.2012 havalelere ilişkin asıl davacının davasının kabulüne karar verilmesi gerektiği- Asıl davanın ödünç (karz) akdine, birleşen davanın ise satış sözleşmesine dayanmış olup, sözleşmenin nispiliği ilkesi gereği dayandıkları sözleşmelere ilişkin her türlü iddia ve savunmayı ancak sözleşmenin tarafları, birbirine karşı ileri sürebilecekleri, her iki dosyanın da tarafları da, konuları da birbirinden farklı olduğu anlaşıldığından birleşen davaların asıl davadan tefrik edilmesi ve hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerektiği- Birleşen davalara yönelik temyiz itirazlarına ilişkin birleşen dava dosyalarının  takip edilmemesi sonucu HMK'nın 150. maddesi gereğince işlemden kaldırıldığı, ancak süresinde yenileme dilekçesi vermek suretiyle yenilendiği hususu göz ardı edilerek yazılı gerekçe ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirdiği-
Hukuki ve fiili irtibat nedeniyle açılmış olan önalım davalarının HMK. mad. 166 gereğince birleştirilmesi gerektiği-
506 sayılı Kanun kapsamında hizmetin tespiti, yaşlılık aylığı bağlanması; birleşen dava; 1479 sayılı Kanun kapsamında çıkarılan prim borcunun iptali istemi-
Kira gecikme faizi alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin davada; mükerrer olduğu iddia edilen Bakırköy 15. İcra Müdürlüğü'nün 2012/5203 E sayılı icra dosyasında, davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali istemiyle,Bakırköy 7. Sulh Hukuk Mahkemesinde 2013/235 Esas sayılı dosya ile açılan davada, 11.03.2014 tarihinde, işbu dava dosyası ile birleştirme kararı verildiği; bu itibarla; hakkında birleştirme kararı verilen davaya ilişkin de bir karar verilmesi gerekmekte olup hükmün bu nedenle bozulmasına karar verildiği-
Tazminat davası-
Trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin davada, mahkemece birleşen dava yönünden tefrik kararı verilmiş ise de birleşen davanın konusu asıl davanın konusu ile aynı olup aynı kaza nedeni ile açıldığı; birleşen dava yönünden de mahkeme davaya bakmaya görevli olup bu açıdan da tefriğin usul ekonomisine aykırı olduğu-
Menfi tespit itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda, mahkemece aynı kazaya ilişkin açılan dosya ile birleştirilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu-