Alacaklı tarafından borçlu aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile başlatılan ilamlı icra takibine karşı borçlunun asıl dosyada, "icra takibinin mükerrer olduğunu, ayrıca, takipte fahiş faiz oranı ve miktarının talep edildiğini" ileri sürdüğü, bilahare, adı geçen borçlunun alacaklıya karşı aynı takibe ilişkin icranın geri bırakılması istemiyle yaptığı başvuruyla ilgili eldeki asıl dosya ile birleştirme kararı verildiği, ancak mahkemece, sadece asıl dosya yönünden inceleme yapılarak şikayetin reddine karar verildiği görülmüş olup mahkemece, HMK. mad. 166 ve 297/2 uyarınca birleşen dosya hakkında da hüküm tesis edilmesi gerektiği-
Tapu işlemleri, kadastro tespiti işlemlerinden başlayarak birbirini takip eden sıralı işlemler olduğundan ve tapu kütüğünün oluşumu aşamasındaki kadastro işlemleri ile tapu işlemleri bir bütün teşkil ettiğinden, bu kayıtlarda yapılan hatalardan TMK. mad. 1007 anlamında Devletin sorumlu olduğu- TMK. mad. 1007 gereğince, davacının zararından davalı Hazine sorumlu olduğundan, Orman Yönetimi hakkında açılan davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği- Tazminat istemine konu taşınmaz hakkında Orman Yönetimi tarafından açılan tapu iptali ve tescil istemli davasının, HMK. mad. 166 gereğince birlikte görülmesi gerektiği- 8 gerçek kişiden oluşan davacılardan sadece birinin karar başlığında gösterilmesi, vekalet ücretinde; nisbi vekalet ücreti yerine maktu vekalet ücreti takdir edilmesinin hatalı olduğu, ıslah harcı eksik yatırıldığından; ıslah harcını tamamlamak üzere davacılara süre verilip harç tamamlanırsa ıslah edilen miktar üzerinden aksi halde dava dilekçesinde gösterilen miktar üzerinden hüküm kurulması gerektiği-
Haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında görevli mahkeme, genel hukuk mahkemesi olan asliye hukuk mahkemesi ise de; dava, gerçek kişiler ile birlikte karşı tarafın ZMMS yaptırdığı sigorta şirketine karşı da açıldığından, davalı sigorta şirketi, sigorta poliçesi nedeniyle sorumlu tutulmuş olup, zorunlu sigortalar, TTK'nın 1483 vd. maddelerinde düzenlenmiş olduğundan, TTK'nın 4/1-(a) ve 5. maddeleri gereğince mutlak ticari nitelikteki bu davada asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğu- Aynı davada, bir kısım davalılar hakkında genel mahkemenin, diğer davalılar hakkında ise uzman olan özel mahkemenin görevli bulunması halinde, uyuşmazlık aynı olaydan kaynaklanıyor ve zarar tek ise ya da taleplerden birisi yönünden verilecek karar diğerini doğrudan ilgilendirecek nitelikte bulunuyorsa; sözkonusu özel mahkeme ile genel mahkeme arasında "Yargılama usûlüne" ilişkin esaslı farklılıklar bulunmaması kaydıyla, bütün taraflar ve talepler yönünden uzman olan özel yetkili mahkemece yargılama yaparak uyuşmazlığın çözülmesi gerektiği- Gerek davalı araç sürücüsü ve gerekse de davalı sigorta şirketinin sorumluluğu aynı maddî olaydan kaynaklanmış ve zarar tek olmakla, davaların birlikte görülmesi zorunlu olduğundan, bütün talepler yönünden ihtilafın özel mahkeme olan "asliye ticaret mahkemesince" çözüme kavuşturulması gerektiği-
Asıl ve birleşen dosyalar yönünden taleplerin ayrı ayrı karara bağlanıp değerlendirilmesi gerektiği-
Trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemi, birleştirilen dava ise sadece destekten yoksun kalma tazminatına-
Marka hükümsüzlüğü ile tazminat istemi-
Davalının banka hesabında bulunan mevduatın, davacı tarafından yatırıldığının tespiti ve istirdatı istemi-
Davalının banka hesabında bulunan mevduatın, davacı tarafından yatırıldığının tespiti ve istirdatı istemi-
Aralarında bağlantı olması nedeniyle davalar birleştirilse dahi, her davanın ayrı olma özelliğini yitirmeyeceği ve birleşen her dosya hüküm başlığında ayrı ayrı gösterilerek her bir dava yönünden ayrı ayrı infaza elverişli hüküm kurulması gerekeceği-
Taraflar arasındaki sözleşme gereğince davacı arsa sahibine düşen bağımsız bölümlerin tapu malikinin davacı olmadığı, bir bağımsız bölümün üçüncü kişiye satıldığı ve taraflar arasında derdest bir tapu iptali ve tescil davasının olduğu anlaşıldığından, davacının maliki olmadığı taşınmazların eksik metrekareli olduğu iddiası ile tazminat davası açmasının mümkün olmadığı ve bu dava ile derdest tapu iptali ve tescil davasının sonuçlarının birbirini etkileyeceği dikkate alınarak her iki davanın HMK. mad. 166. maddesi uyarınca birleştirilerek görülmesi gerektiği- Davacı inşaat süresinin tamamını kapsayacak şekilde kira yardımı talep etmiş ve mahkemece "talebin kabulüne" karar verilmişse de, yapılan araştırmanın yeterli olmadığı, davalı "bu bedelin ödendiğini" iddia ettiği, davacının ise "davalı tarafa gönderdiği ihtarnamede Temmuz ayı öncesi kira yardımının alındığı" izlenimi oluşturacak şekilde ifadeler kullandığı anlaşıldığından, davalının bu konudaki tüm delilleri toplanıp, ihtarname ile birlikte değerlendirilerek bir karar verilmesi gerektiği- Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlığın, 6102 s. TTK'nın 4. maddesinde sayılan işlerden olmadığı ve uyuşmazlıkta asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu, ticaret mahkemesi sıfatı ile davanın görülmesinin isabetsiz olduğu-
