Trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemi-
Davacının aynı dilekçe ile iki farklı işverene karşı hizmet tespit davası açtığı somut olayda, ayrı ayrı iş yerlerine sahip olan bu davalılar arasında zorunlu dava arkadaşlığının bulunduğunun kabulü olanaksız olduğundan, HMK'NIN 167.maddesi uyarınca davaların ayrılmasına karar verilmesi gerektiği-
Mirasın hükmen reddine ilişkin dava ile görülmekte olan davanın sonucunu eldeki menfi tespit davasının sonucunu etkileyeceğinden, bu dava dosyasının eldeki menfi tespit davası bakımından "bekletici sorun" olarak kabul edilmesi veya birleştirilmesi gerektiği-
Dava birden fazla alacaklı tarafından açılır ve kabul edilirse; davacı alacaklılar sıra cetveline göre davalı alacaklıya isabet eden paydan alacaklarını temin edecekleri, bu tutarın davacı alacaklıların sıra cetveline göre istifade edebilecekleri alacak tutarı ile yargılama giderlerinden ibaret olduğu- Kanun sıra gözetmeksizin bütün alacaklıların sıra cetveline itiraz davası açabileceğini öngördüğüne göre, burada davalının alacak ve miktarına karşı koymanın, yanı itiraz eden davacı alacaklı olmanın, dava hasılatından pay almak için gerekli ve yeterli olacağı, kanun davacıların sırası konusunda bir ayırım ve yollama yapmadığına göre, davacıların eşit haklara sahip olduğunun kabul edilmesi ve bu eşitliğin "aynı sırada" oldukları şeklinde anlaşılması gerektiği- Aynı sıra cetveli için muhtelif alacaklılar tarafından farklı tarihlerde, aynı alacaklılara husumet yöneltilerek davalar açılmış olması halinde, açılan tüm davaların birlikte incelenerek varılacak uygun sonuç çerçevesinde tek bir kararla sonuçlandırılması, davaların birleştirilerek yargılama yapılması gerektiği- Bir yargı çevresinde aynı düzeyde bulunan birden fazla mahkemenin, davaların birleştirilmesi açısından aynı mahkeme sayılacağı, bu durumda mahkemece, aynı sıra cetvellerine karşı, aynı yer sayılan mahkemelerde açılmış başka davalar da olup olmadığı araştırılıp, varsa HMK'nın 166/4. maddesi uyarınca birbiriyle bağlantılı olduğunun kabulü ile önce esas kaydı yapılan dosya üzerinde 166/1. maddesi uyarınca işbu davanın birleştirilmesi, önce açılan davanın bu dava olduğunun tespiti halinde diğer davaların bu dava ile birleşmesinin beklenmesi, mahkemelerince birleştirme kararı verilmemesi halinde davaların sonuçlarının beklenmesi, aynı yer sayılmayan mahkemelerde açılmış başka davalar olması halinde ise, yine o davaların da sonuçlarının beklenmesi gerektiği-
Kısa kararla gerekçeli karar arasında çelişki oluşturulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu- Birleştirilmesine karar verilen davalarda ayrı ayrı hüküm kurulmadan, tek bir dava varmış gibi hüküm kurulmasının hatalı olduğu-  Eldeki davanın sonucunu etkileyeceği açık olan diğer dava dosyasının eldeki dava bakımından bekletici sorun olarak kabul edilmesi gerektiği-
Men-i müdahale ve ecrimisil davasının TBK'nun 19.maddesine dayalı olarak açılan dava ile birleştirilerek görülmesinin hatalı olduğu- İİK'nun 277 vd. veya TBK'nun 19. maddesine göre açılmış muvazaaalı işlemin iptali istemine ilişkin davalarda, davacının davalılardan bir alacağı olmaması halinde, mahkemece, davanın ön koşul yokluğundan reddine karar verilmesi gerekeceği-
Asıl dava davalısı birleşen dosya davacısı tarafından talep edilen 8.000 $ depozito bedelinin iadesine ilişkin dava konusunda ayrı bir hüküm ve yargılama gideri ve vekalet ücretine karar verilmediğinin görüldüğü, verilen karar HMK.nun 297/2. maddesine uygun olmadığından hükmün bu sebeple bozulması gerektiği- Birleştirme kararı verilebilmesi için açılan davaların aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış olmasının şart koşulduğu, bu durumda görev kurallarının yargılamanın her aşamasında dikkate alınacağı, görevli mahkemenin de sulh hukuk mahkemesi olduğu gözetilerek sonradan birleşen ............ Sulh Hukuk Mahkemesinin ......... esas dosyanın tefrik edilip görevsizlik kararı verilmesi gerekeceği-
Aynı işverene karşı üç çalışan birlikte dava açmış olmasına karşın, aralarında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmayıp her birinin hizmet süresi, ücreti, yaptığı iş farklı olabileceğinden davaların tefrik edilerek ayrı ayrı sürdürülüp sonuçlandırılması gerektiği-
Mahkemeye verilen feragat isteğinin temyiz isteği kabul edilerek Yargıtaya sevkinin sağlanması, Yargıtay tarafından verilecek bozma ilamından sonra dosyanın ele alınıp feragat sebebiyle gerekli kararın verilmesinin mümkün olacağı- Asıl ve birleştirilen davalar için sanki tek bir dava imiş gibi düşünülerek hüküm kurulduğu, ayrı ayrı hükmün oluşturulmadığı, bu durumda mahkemece, asıl ve birleşen davalar için ayrı ayrı hüküm kurulması, vekalet ücreti v.s.'nin asıl ve birleşen davalar yönünden ayrı ayrı belirlenip hüküm altına alınması gerekeceği- Kısa karar ile gerekçeli karar arasındaki çelişkinin giderildiği bir hüküm kurulmak üzere kararın bozulmasına karar vermek gerektiği-