Mahkeme ilamına karşı sadece "Vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin dağıtımı yönünden" temyiz kanun yoluna başvurulması halinde, ilamda tapu iptal ve tescile yönelik kurulan hükmün temyiz edilmediğinden kesinleşmiş olduğu ve bu durumda ilamın esasına ilişkin hükmün kesinleşmesinden sonra bahse konu ilamda hükmedilen yargılama gideri ve vekalet ücretine yönelik alacak kalemleri için icra takibi başlatılmasında yasaya aykırı bir durum bulunmadığı-
Takip alacaklısı ve dava dışı alacaklılar tarafından, dava dışı borçlu sigorta şirket ve diğer dava dışı borçlular aleyhine başlatılan tazminat alacağı konulu ilama dayalı takipte, alacaklı vekilinin talebi ile şikayetçi aleyhine borç muhtırası tebliğ edilmiş olup, şikayetçi, takibin tarafı olmasa da dava dışı Sigorta şirketinin tüm branşlardaki ruhsatlarının 5684 s. K. m. 20'ye istinaden 25.03.2015 tarihinde iptal edildiği ve yönetiminin Güvence Hesabına devredildiği ve dolayısıyla hukuki sorumluluğu olduğu anlaşılmakla, şikayetçiye icra müdürlüğünce muhtıra gönderilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı-
Muris muvazaası nedeni ile tapu iptal ve tescile ilişkin davanın taşınmazın aynına ilişkin olduğu, yargılama sonucunda bedele hükmedilmesinin sonucu değiştirmeyeceği, ilk derece mahkemesinin şikayetin kabulü ile takibin iptaline ilişkin kararının yerinde olduğu-
04/11/1983 tarih ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununa eklenen Geçici 14. Maddesinin birinci cümlesinde yer alan "...mahkeme kararları kesinleşmedikçe icraya konulamaz" ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu-
Kamulaştırmasız elatmadan kaynaklanan tazminat ilamlarının infazı
2942 sayılı Kamulaştırma Kanununa eklenen Geçici 14. Maddesinin birinci cümlesinde yer alan "...mahkeme kararları kesinleşmedikçe icraya konulamaz" ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu-
Borçluya gönderilen icra emri, ilama veya takip talebine aykırı ise, borçlunun icra emrinin veya ilamlı icra takibinin iptali veya düzeltilmesi için icra mahkemesine şikayet yoluna başvurabileceği-
Uluslararası Yatırım İhtilaflarının Çözüm Merkezi (ICSID) tarafından verilen hakem kararının, milli otorite tarafından denetlenmeksizin ilamlı icra takibine konu edilemeyeceği-
İlamların infaz edilecek kısmının hüküm kısmı olduğu, icra mahkemesince hüküm kısmının yorumlanması veya değiştirilmesinin mümkün olmadığı, her ne kadar borçlular tarafından mahkeme kararı kesinleşmeden ayrılma akçesinin muaccel hale gelmeyeceği iddia edilmiş ise de bu hususun dar yetkili icra mahkemesince incelenemeyeceği, takibin iptaline ilişkin şikayetin reddine karar verilmesi gerektiği-