Yasada öngörülen ve dayanağını Medeni Kanunun 3. maddesinden alan iyiniyetin aynı zamanda bu iddiada bulunana bir özen ve itina borcu yüklediği, ancak, bu özenin ve dikkatin sicile olmaması gerektiği, sicile güvenen kişinin, sicilin dayanağını oluşturan kayıt ve belgeleri inceleme yükümlülüğünün olmadığı, bu sebeple davalı kooperatife akit tablosunu inceleme mükellefiyetinin yüklenemeyeceği-
Davacı, köy tüzel kişiliği olarak zilyetliğinde bulunan taşınmazlarla ilgili Hazine aleyhine mülkiyetin tespiti davası açmış; davaya hakem sıfatıyla bakılarak taşınmazların davacı kasaba belediyesi köy tüzel kişiliğine ait olduğuna karar verilmiş ve bu karar kesinleşmiş olduğundan taşınmazların Hazine adına olan kayıtlarının iptali ile belediye adına tescili için açılan sonraki davada maddi anlamda kesin hüküm olan hakem sıfatıyla verilen kararın içine girilerek bu dava ile birlikte ele alınıp sanki hakem kararı temyiz edilmiş gibi incelenmesinin hatalı olacağı-
Davacıya nizalı daireyi satan yüklenicilerin % 65 oranında binanın inşaatını bırakarak, inşaat sözleşmesinden doğan edimlerini getirmemeleri nedeniyle, arsa sahibine karşı kendilerine düşen dairelerin devrini isteyebilecek şahsi hak kazanmadıklarından, yüklenicinin halefi sıfatıyla nizalı dairenin mülkiyetinin kendisine nakli konusunda ondan daire satın almış olan davacının talepte bulunamayacağı -
İhtiyari açık artırmada mülkiyetin ihale ile değil, tescil ile gerekeceği, bu nedenle davacının tescilden önce malikin sahip olduğu hakları kullanamayacağı -
Harici satın almaya dayalı tapu iptali ve tescil isteklerinde, 30.9.1988 tarih ve 2/2 sayılı İçt. Bir. K.’nun hangi koşulların gerçekleşmesi halinde uygulanabileceği (30.9.1988 tarih ve 2/2 sayılı İçt. Bir. K.’nun kapsamı) -
Nizalı yerin devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden oldu-ğu gerekçesiyle, Hazine tarafından gerçek kişi aleyhine açılan tapu iptali tescil davasında, her ne kadar taşınmazın DSİ tarafından kamulaştırıl- dığı ve bu işlemin kesinleştiği saptanmışsa da; kamulaştırma öncesindeki gerçek malikin belirlenmesine ilişkin olarak, Hazinenin eldeki davayı açmakta -«kamulaştırma bedelinin kime ait olacağı» konusunda- ya-rarının bulunduğu-
Yüklenicinin sözleşme uyarınca kendisine isabet eden bağımsız bölümlerin adına tescilini isteyebilmesi için, imar mevzuatına ve söz-leşmeye uygun şekilde binayı tamamlaması gerektiği, mahkemece gerek- li yıkım veya tadilatın yapılabilmesi için yükleniciye icrada infazı kâbil nitelikte izin ve yetki verilip, inşaatın iskan raporu alınmaya hazır hale getirilmesinden sonra yüklenici adına tescile karar verilmesi gerekeceği -
Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinin muayyen bir arsa payının yükleniciye geçirilmesini öngörmesi nedeniyle noterde re’sen düzenlemeleri gerekeceği, haricen düzenlenip notere onaylatılan sözleşmelere dayanarak tescil isteminde bulunulamayacağı -
Mülkiyetin de geçirilmesi vaadini içeren devre tatil sözleşmesinin, resmi şekilde yapılmadıkça geçerli olmayacağı -
Medeni Kanunun 706. Borçlar Kanununun 213 ve 238. maddeleri gereğince tapulu taşınmazların temlikinin genel kural gereği resmî şekil-de yapılması zorunlu ise de; 3402 sayılı Kadastro Kanununun 13/B-b. maddesinin bu kuralın istisnasını oluşturduğu (Kural olarak tapu dışı satımlar geçersiz (MK.705) ise de, ancak 3402 sayılı Kadastro Kanununun 13/B-b maddesinde öngörülen koşulların gerçekleşmesi halinde tapu dışı satıma geçerlilik tanınabileceği) -