İmar parsellerinin kadastral mülkiyet ve geometrik duruma döndürülmesi isteği-
Çekişmeli yerle ilgili bir kadastro işlemi yapılmadığına göre taşınmaz halen tapulu olduğundan, tapulu yer hakkında da tescil davası açılamayacağı-
İhtiyari ihale sonunda alınan gayrimenkul mülkiyetinin tapu siciline kaydedilerek intikal edeceği-
Sağlık Bakanlığı’nca Hazine’ye devredilen hastanenin lojman olan kısmının davacı adına tescili mümkün ise ifraz yolu ile, mümkün değil ise davacı idarenin taşınmazda paydaş kılınarak gerçekleşeceği-
3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 27/1 ve 25/1 c hükümleri gereğince, kadastroya başlanılan bölgedeki sulh veya asliye hukuk mahkemelerinde görülmekte olan kadastro ile ilgili ve henüz kesinleşmemiş bulunan taşınmaz mala ilişkin davalar hakkında, o taşınmaz mal için kadastro tutanağı düzenlendiği tarihte, bu mahkemelerin görevi sona ereceği ve bu davalara ait dosyalar re'sen kadastro mahkemesine devrolunacağı, yasadan kaynaklanan böyle bir gönderme nedeniyle, davalı yararına vekâlet ücretine hükmedilemeyeceği-
Tapulu taşınmazın haricen satışı, elbirliği mülkiyetinde bir kısım mirasçıların davayı kabulleri hukuken geçerli sonuç doğurmasa da, tapulu taşınmazın harici satışa dayanarak 20 yıldan fazla kullanılmış olması tapu kaydının hukuki değerini yitirmesi sonucunu doğuracağı-
Kat mülkiyetinin kurulmasını isteme hakkı, taşın­mazın malikine veya paydaşına ya da yasal temsilcilerine ait olduğundan, paydaş olmayan davacının taşınmazda paydaş kılınmak suretiyle uyuşmazlığın çözüme kavuşturulmasının gerekeceği-
Kadastro mahkemesinin davayı görebilmesi için dava konusu taşınmaz hakkında tespit tutanağı düzenlenmesi ve yasal süre içerisinde dava açılmış olmasının gerektiği-
İ.lı işleme dayalı olup dinlenilirliği kabul edilen iddiaların isbatının, şekle bağlı olmayan yazılı delil olduğu, inanç sözleşmesi olarak adlandırılan bu belgenin sözleşmeye taraf olanların imzasını içermesi ve en geç sözleşme konusu işlem tarihinde düzenlenmiş olmasının gerektiği, bunun dışındaki bir kabulün, hem İçtihadı Birleştirme kararının kapsamının genişletilmesi, hem de taşınmazların tapu dışı satışlarına olanak sağlamak anlamını taşıyacağı-
5393 sayılı Belediye Kanununa göre, Belediyeye ait taşınmaz mal satış yetkisinin Belediye Encümenine değil Belediye Meclisine ait olduğu, Belediye Meclisi’nin bu yetkisini sınırsız olarak devredemeyeceği, Belediye Encümeninin ihale sonucu yapmış olduğu satışın yok hükmünde olduğu, yok hükmünde olan bir satışın iptalinin gerekmediği, bu satışa dayanılarak tescil isteminde de bulunulamayacağı-